Rüyada Deniz Görmek Ne Demek? hatalı bir davranışta bulunmaya ve nimete nankörlük etmeye, Denizi geçmek mal ve mülke, Deniz suyunun azalması yahut çekilmesi devlet hazinesinin durumuna ve ekonomik zorluklara, Denizin üzerinde suya batmadan durmak devletten gelecek bir iyiliğe, Bulanık deniz suyunu tiksinerek içmek hüzün ve kedere,
Rüyadadenizin üstünde batmadan yürümek şeklinde rüya görmüşseniz:Aksi takdirde, beklemeniz daha doğru olacaktır,Parasal işler üzerinde de düşünmek gerekebilir. rüyada suyun üstünde yürüyen birini görmek hayır işleri ile uğraşmaya ve gönüllü olarak görev almaya, insanların canını yakmaya ve kötü durumların yaşanmasına tekabül etmektedir.
KuranDünyan›n yuvarlakl›¤›ndan, Güneflin ve Dünyan›n hareketlerine, ceninin oluflumundan, denizin alt›ndaki sular›n kar›flmamas›na kadar birçok konudaki izahlar›yla, bin dörtyüz y›l öncesinden, günümüzün biliminin son as›rda farketti¤i gerçekleri en güzel flekilde anlatarak mucizelerini sergiler.
Rüyada denizden yüzerek çıktığını görmek, zorluğu yenmek, sıkıntıdan kurtulmak ve sınavdan başarılı olmak manasına gelir. Aynı şekilde denizi yüzerek geçmek, denizin üstünde batmadan durmak, denizin üstünde yürümek de yardım alacağınıza ve sıkıntılardan kurtulacağınıza işarettir.
RüyanınGeniş Tabiri. Rüyada denizin üstünde köprüde yürümek huzursuzluğundan ve korkularından kurtulacağına, kafasındaki kuşkulardan arınmak için hareket geçeceğine, uzaktaki bir akrabadan çok güzel ve hayırlı bir haber alınacağına, üzüntülerinin ve sıkıntılarının en kısa sürede sona ereceğine ve her zaman mutlu bir kişi olacağına, yaşadığı tatsız
E4TzS. Halvetiyiz biz erenler Nişansızlık nişanımız Soyumuz İbrâhim soyu Muhammed pirimiz bizim Ey aşıklar ey garipler Bu diyar hangi diyar Kerbeladir gam yüklüdür Kan gölüdür bu diyar Cemal yolu bulunur Allahı zikretmekle Resulullah bilinir Daim tevhit etmekle Aşık olan söz eylemez Aslına yalan söylemez Söz veripte geri dönmez Muhammede bak ibret al Söyledin özünde ara kendini Özünde gizlidir senin Muhammed Sözünde anlattın bize tevhidi Özünde gizlidir senin Muhammed Açılınca güller dalda Bülbüller ötüyor onda Hasan Hüseyinim gonca Kokulmuyor Muhammedsiz Cemalini seyredince Resulullah kim bilince Ehlibeyit söylenince Yanıyorum cemaline Güzel aşık cevrimizi Çekemezsin demedim mi Bu bir rıza lokmasıdır Yiyemezsin demedim mi Gel aşıklar gel arifler Gel Muhammedi bulalım Ey dost yolunda sadıklar Gel Muhammedi bulalım Previous Next Rüyada Denizin Üstünde Batmadan Yürümek Rüyada denizin üstünde batmadan yürümek dünyaya küsmek yerine koşulların elverdiği şekilde yaşayacağına, bolluk içine olacağına, kendisine rızık ve kazanç getiren kapıların hiç kapanmayacağına, kişinin hedeflediği işi alacağına, bir sebeple sorunlarla direkt muhatap olmak zorunda kalınacağına, elindeki imkanları en iyi şekilde değerlendirmesi sayesinde çok iyi yerlere geleceğine, yokluk çeken bir kişiye elden geldiği kadar yardım edileceğine ve çok ağır geçen bir hastalığın atlatılacağına, tabir edilir. Ayrıca rüyada denizin üstünde batmadan yürümek mubah olan kavramlardan ve gerçeklerden uzaklaşacağına, çalışmalarının ve projelerinin yakın bir zaman içinde büyük kazanç elde edeceğine, esenliği bulacağına, işlerinde arklı bir aşamaya geçeceğine, kısa süre içinde çok büyük maddi kazanç elde edileceğine, bu sayede iş sahibi olunacağına, yorumlanır. akıl yolu ile çok sayıda problemi kısa sürede hallederek rahat bir nefes alacağına tabir edilir. kötü ve canını sıkacak bazı olaylar yaşayacağına delalet eder. daha sık alışveriş yapmaya alamet eder. stres içinde günler geçireceğine yorulur. Dini olarak Rüyada denizin üstünde batmadan yürümek tabiri Dini olarak rüyada denizin üstünde batmadan yürümek karlı ortaklıklara gireceğine, kendisini kıskanan insanları yapacakları ile şaşırtacağına, yeni bir eğitim kurumuna kayıt yaptırılacağına ve rahata erileceğine, hem tecrübe hem de sermaye kazanacağına, borçlarını azar azar da olsa ödeyeceğine, hayal ettiği şeylere göstereceği azim sayesinde kısa sürede ulaşacağına, rahatsızlık vereceğine, yaşam felsefesini ve hayata karşı duruşunu değiştireceğine, her geçen gün daha bir ilerleyeceğine, çok uzun bir dönem bu rahatsızlıkla boğuşacağına, delalet eder. Psikolojik olarak Rüyada denizin üstünde batmadan yürümek yorumu Psikolojik olarak rüyada denizin üstünde batmadan yürümek hiçbir eksiğinin kalmayacağına, hayallere kavuşulacağına, kazancın gittikçe azalacağına, kafasının sakinleşeceğine, hareketli ve hoş günler geçireceğine, sıkıntılarını ve sorunlarını bu şekilde ortadan kaldıracağına, kendisine yeni bir hayat düzeni kuracağına, sıkan ve hasta eden tüm kötü olayların biteceğine, işaret KONULARDA RÜYA TABİRLERİ ESERLERİMİZ SON EKLENENLER GÜNÜN AYETİ Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah’tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.BAKARA- 153 ÖZLÜ SÖZLER Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir. Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun? Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır. Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. Hz. Ali Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur. Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir. En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır. Alem-i Berzah insanın kendisidir. Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır. Mutaşabih ayetler ledünidir. Ölüm ve cehennem korkusu Hak'ka dost olmayanlar içindir. Şartlanmalardan ve önyargılardan arınmadan kimse masum olamaz. Uzlaşmak için bahane arayan düşman zıtlaşmak için bahane arayan dosttan daha iyidir. Baki hakikatler fani merkezli inşa edilemez. Her zorluğun çözümü sevgidir. Allah var gayrı yok sevgi var dert yok. Allah de ötesini bırak. Sorunları erteleyen ve örten değil çözüm üretip sorunları çözen olmalıyız. Kişinin irfanı kemalatı nispetinde şeytanı da nefsinin şiddetinde olur. Kötü huylardan kurtulmanın en keskin yolu ilahi aşka yanmaktır. Mücevherden sarraf olan anlar, başkası bilemez. Ne fark eder kör için elmas da bir, cam da bir. Eğer sana bakan kör ise sakın sen kendini cam sanma.Mevlana Kendini oldum ve doğru zannedenler kendileri gibi düşünmeyenlerden rahatsız olurlar. Eflatun'a dediler ki "Ne kadar çok çalışıyorsun". O da dedi ki "hayır ben sevdiğim işi yapıyorum" Allah kuluna sevdirdiği her işi kuluna kolaylaştırır. Kurtuluş hidayete tabi olanlar içindir. Selam olsun hidayete tabi olanlara. Tevhid-i Ef-al meratibi ihvanın kendi gerçeğine seyir haritasıdır. Kişi ilk önce kendisinin arifi olacak ki Rabbinin arifi olabilsin. İnanmak başka şey, teslim ve tabii olmak başka şeydir. Kalıcı dostluklar edinin. İhvan gibi yaşa, gerisine karışma. Mutlu insan başkalarının mutluluğu için yaşayandır. İslam dini istişare esaslıdır. Allah için affet, Allah için paylaş. İhvanlığını işine göre değil, işini ihvanlığına göre ayarlayacaksın. Kul, iradesini Allah’a teslim edendir. Hakk'ı hatırladığımız unuttuğumuzdan fazla olsun. "Olacağım" diyene engel yok, "olmayacağım" diyene bahane çok. Ben merkezli değil, biz merkezli olun. Dervişçe yaşamak, tevhitçe yaşamaktır. Yaptığınızı azimle yapın, hırs ile yapmayın. Kullukta devamlılık esastır. Önce emin insan olmalıyız. Derviş, halinden belli olmalıdır. Beşeriyet kemalâtın hammaddesidir. Mükemmeliyet istikamette daim olmaktır. İnsanın cismi arza, ruhaniyeti semaya mensuptur. Yaradılış farziyetimiz hakkı bilmektir. Hakk'ı tanımanın ön şartı Resulûllah’ı tanımaktır. İnsanın sırrında Allah’ın sonsuzluğu vardır. Kulluğa bahane yok değer üreteceksiniz. Şikayet, Mevla’ya hürmetsizliktir. Kulluk adına yapmadıklarımıza hiçbir bahane geçerli olmayacak. Bu âleme kavga için gelmedik. Telkin öncelikle bizim nefsimize olmalıdır. İnsan, Allah’ın sırrı Allah da insanın sırrıdır. Varlığımızın sebebi zuhuru, Cenab-ı Resulûllah’tır. Kullukta teslimiyet “Rağmen” olmalıdır. Kazası olmayan tek şey hayatımızdır. Sevgi dışındaki bütün hallerde zorluk vardır. Nefsinde mevsimi hazan olanın, gönül mevsimi bahar, Ahireti bayram olur. Hayat yaşamak, yaşamaksa sevmektir. En güzel keramet istikamet üzere olmaktır. Kişinin Rabbini tanıması için kendini tanıması lazım. Hakk’ı ancak Mirat-ı Muhammet’ten görebiliriz. İnsanı Hakk’ta sonsuzlaştıran ve yaşatan, sevgidir. Sevgi bütün yaratılanların varoluş mayasıdır. Sevgisiz olan her mekân ve mahâl mundardır. Sevgi Allah için yanmak ve olmaktır. Allah’ın ve Resulullah’ın sevgisi ile yanmayan gönül hamdır, ahlâttır. Hakikat ehlinin sermayesi aşk-ı sübhandır. Talepte kararlılık, kararlılıkta da sabır esastır. Sabır, sadrın genişliği kadardır. Sadır genişliği ise; kabulümüz, sevgimiz kadardır. Kamil insan demek;Bütün duygularda,düşüncede ruhta olgunlaşmış insan demektir., Dervişân, Mürşidinin eşiğinde sadık olduğu sürece, farkında olsa da olmasa da tekamül halindedir. Kim ki Allah’ı ciddiye almaz ise; Allah o kimseyi ciddiye almaz. Hakkı görmeyen gözler amadır. Gayret olmadan kişinin ulaşacağı hiçbir âliyet olamaz. Kendi gerçeğimize yol bulmak için arz üzerinde var olan bütün mevcudiyetten istifade edeceğiz. Bu fırsat âleminin bir tekrarı daha yoktur. Hiçbir oluşum kendi halinde, kendi başına müstakil değildir. İhvan isek bir iddianın sahibiyiz demektir. İhvanın kemâlâtı, olgunluğu, karşılaşmış olduğu olumsuz tecellilere verdiği tepkilerle ölçülür. Kişi muhatabı ve müdahili olmadığı hiçbir meselenin şahidi olamaz. Herkes kazanımlarını kayıplarını tespit etsin ki şuurlu bir hayat yaşayabilsin. Birebir uyarılar insanı daha çok uyandırır. Bütün canlılara dostça yakın olmalıyız. Tekâmül için her anı yeniden yaşamak , her anın yeniden talibi olmak zorundayız. Gayret etmeyen kişiden Kâmil insan olmaz. Ehl-i talip bu Kâinatın özelidir, özetidir. Kul, hizmeti kadardır. Kul, sevgisi kadardır, Kul hoş görebildiği kadardır. Kul feragat edebildiği kadardır. Kul paylaşabildiği kadardır. Ehl-i ihvan’ın sevgisi Rabbi’nin sevgisi, meşguliyeti Rabbi’nin meşguliyeti olmalıdır. Her an Rabbi ile meşgul olanın, muhatabı Rabbi olur. Güzel bakmalı, güzel konuşmalı, güzel dinlemeliyiz. Hayırları geciktirdiğimiz zaman şerre dönüşür. Şerleri geciktirdiğimiz zaman hayra dönüşür. İhvanın irşad olmasının ön şartı teslimiyattır. İlmen yâkinlik; bilmek ve kabul etmektir. İhvan telkin edileni yaşadıktan sonra Hakkel yâkina ulaşır. Kul, Rabbini ne kadar ciddiye alırsa, Rabbi’de onu o kadar ciddiye alır. Rahman’ın sevgilisi olmak gönlü cenab-ı Resulullah’a yönetmek ve tabi olmakla orantılıdır. İhvan, kendi özünde kâmil duruşa ulaşırsa, onda bir değil de nice esmanın açılımı, nice sıfatın inkişaf ve izhariyeti yaşanacaktır. Dünkü gibi konuşan, dünkü gibi anlayan, dünkü gibi yaşayanın anı ve akibeti hüsrandır. Ehli gönül olan, ,Resulullah’a ve Ehli Beyt’egönül veren Ehl-i İhvan’ın seyr-i sülüğü nefis merkezli akıl ile değil gönül merkezli akıl iledir. İhvan, hayırda ve şerde damlayı derya mesafesinde görecek kadar Rabbini önemseyen olmalıdır. Hakka vuslat, ancak aşk- sübhân ile olur. Aşığın, sevgisinin sancısıyla uykularının kaçması lazım ki, orada aşktan söz edilebilsin. Hayatla zıtlaşan değil hayatla uzlaşan olmalıyız. Eğer kişi yarışacaksa hayırda yarışsın selâmda, yarışsın, paylaşmada hoş görüde affetmede yarışsın. Kişi tercihinin neticesini yaşar. İnsan, sevebildiği kadar, değer üretebildiği kadar insandır. İhvan, arif olmalı ve gönlünü bütün olumsuzluklardan arındırmalıdır. Herkes yaptıklarının neticesini yaşayacak. Biz kulluğumuzu her gün yeniden yenilemeliyiz. Üstünlük ancak takva ile sevgi iledir. Allah hiçbir zaman abes ile iştigal etmez. Her işte bizim için hikmet ve hayır vardır. Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır. Herkesin şeytanı, Cebrail’i, Mikail’i, İsrafil’i ve Azrail’i kendisiyle beraberdir. Ehl-i ihvan demek arif olan, Hakk'a eren demektir. Sevginin tezahürü ibadettir. Eğer inanıyor, iman ediyor, seviyorsanız, yap denileni yapacak ve aksatmayacaksınız. Sevenin ne gecesi ne gündüzü ne yorgunluğu ne bahanesi ne de mazereti olur. Karşılaştığımız zorlukların tamamı tekâmül için ikrarımızı ispat içindir. Bu âlem teşbih, tespit, tenzih, takdis ve şahadet âlemidir. İnsanın Hak katında kadri, kıymeti sevgisi kadardır. İnsan, yaşadığı zorluklar aşabildiği engeller kadar insandır. Hiç zorluk, acı çekmeden, uğraş ve çaba sarf etmeden kimsenin başarıya ulaştığı görülmemiştir. Hepimiz Allah’ın Resulûllah’ın ve Ehlibeyt’in aşkından muhabbetinden istifade edip Hakk’ta bakileşebilecek yetilere sahibiz. İnsan, asliyeti kendisine unutturulmuş varlıktır. Müsemmâ ehli olan için, isimler değişşe de asliyet değişmez. Hiçbir güzelliği kendimize mal etmeden, bütün güzellikleri Rabbimizden bilmeliyiz. Herkesin imtihanı iddiası kadar olur. Yani iddiası büyük olanın, imtihanı da büyük olur. Kâinat, insan için, insana hizmet için halk edilmiştir. Hayatın tamamı, kulluğun ve dostluğun talimidir. Kişi bilgisinde değil yaşantısında kâmil insan olur. Bizim yaşadıklarımız; tercihlerimizin, taleplerimizin ve dualarımızın neticesidir. Mezheplerin farklı olması, dünya iklimlerinin, ırkların ve kültürlerin farklı olmasındandır. İrfan mekteplerinin temelde aynı, detaylarda farklı farklı olması insanların, meşreplerinin farklı farklı olmasındandır. Kimi takva ile kimi zikrullah ile, kimi hizmet ile, kimi de ibadet ile Hak rızasına ulaşmak ve kâmil insan olmak arzusundadır. Din adına zıtlaşmalar, taraflaşmalar ve tefrikalar çıkarmak Rahman’ın ve Kuran’ın reddettiği duruşlardır. Elin eksiğiyle uğraşan, kendi eksiğini hiçbir zaman göremez. Biz bu âleme eksik tespit zabıtalığına gönderilmedik. Âşık; mâşûkunu hususiyetle geceleyin, en çok yalnızlık halindeyken düşünür. Geceleri ve seher vakti çok özeldir. Dostluğun ilk şartı sevmektir. Fakat çıkarsız beklentisiz sevmektir. Dost olmak, dostun her türlü yüküne katlanmaktır. Bizim için yaşamak bir gündür, o da bugündür. Kulluk adına yapmamız gereken ne varsa sabırla ve ihlâsla yapmalıyız. Hak katında gıdalanmanın birinci esası, âdab-ı Muhammediye ve hakıkati Mahmudiye ile kıyam durmaktır. Biz eyvallah tacını, sensin’ tacını başımızdan, hiçlik hırkasını da eğnimizden hiçbir zaman çıkartmayacağız. Bir damlanın hiçliğe ulaşması, onun deryaya düşmesiyle olur. Bize ulaşan her tecellinin, Mevlâ'dan olduğunun bilincinde olalım ve rıza gösterelim. Sakın tecellilerden kahreden, kederlenen olmayalım. Tecellilerden şikayetçi olmak, kulun Rabbine olan saygısızlığıdır. İhvan, hangi tecelli içinde olursa olsun, mutlaka güzel düşünmeli ve güzel değerlendirmelidir. Edep ve âdap dışında nefes almayalım. Biz, Cenâb-ı Resûlullah’ın vitrini olmalıyız. Bütün nimetler ve âliyetler, gayret ve hizmet iledir. Biz hangi hali yaşıyorsak bizim için hayırdır ve hikmetlidir. Hikmete tabi olanlar hikmet ehli olurlar. "Senin için Ya Rabbi" zevkiyle hayatı yaşayalım. Huzur, ancak tevhid ile aşk ile sevgi ile Allah’a ve Resûlun’e yönelmek iledir. Güzel ahlâk ve sevgi insanlığın omurgasıdır. Her gününü son gün, her namazını son namaz, her muhabbetini son muhabbet gibi kabul eden kişinin yaşantısı Ehl-i ihvanca olur. Büyük laf etmemeye sahibi olalım. Ehl-i Beyt olmak, hem nesebi hem de mezhebidir. Ehl-i Beyt, Kur’an’ın ete kemiğe bürünmüş halidir. Yaptığımız her şey kulluğumuzu ispat edercesine olmalıdır. Halkı memnun etmek için Hakk'ı incitmeyelim. Kemalat, hissedilen ilk nefesten son nefese kadar sadece Allah ve Resûl’u için say ve gayret etmektir. Tevhid-i Ef-al hakikatin zübdesi, tevhidin nüvesidir. Kullukta edebi olmayanın Hak’ta izzet bulması mümkün olamaz. Hikmetleri seyretmenin tek şartı, tecellilere karşı sabırlı olmaktır. Kişi yaşamış olduğu imtihanları aşabildiği kadar tekâmül etmiş olur. Aslında bize zor gelen tecelliler, bizim için ikramdır. Kulluğun esasında yap denileni yapıp sonucuna da razı olmak vardır. Bütün kâinat, kişinin kendi hakikatine misaldir. Öncelediğimiz Allah ve Resûl’u olmalı. Ertelediğimiz ise nefsimizin arzu ve istekleri olmalıdır.. Dervişi tekâmül ettirecek olan iştiyakı, kendine olan telkini, ve gayretindeki kararlılığıdır. Her günü yaşamak, her günü diğer günden farklı bir alana taşımak için biz bugünün talebesiyiz. Hatasını kabul edip hatasından dönen kul hayırlı kuldur. Hedefi olmayanın istikameti de olmaz. İhvan ne dünle ne de yarınla zaman kaybedecek sadece anını ve gününü değerlendirecek. İhvanlık, halde örnek olmaktır. Aile yaşantımızla, tecellilere olan tepkilerimizle, kişilerle olan ünsiyetimizle, her halimizle hele hele de ibadete olan düşkünlüğümüzle fark edilmeliyiz. Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, Hak katında şerefli olamaz. İbadet etmenin hoşnutluğunu yaşarken bu hoşnutluğu, ibadet etmeyenlere karşı bir üstünlük saymadan fail Allah'tır zevkiyle yaşamalıyız. Kıyas, şeytani sıfatlardandır. Karşımızda gördüğümüz eksikliği önce kendimizde tetkik etmeliyiz. Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrine mürşitsiz yol bulamaz. Baki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak Hak’ta ölüp Hak’ta dirilmektir. Hayata ders veren değil de hayattan ders alan talip olmalıyız. Anlayan ve öğrenen olmalıyız. Anladığını genişleten, hayatına uyarlayan olmalıyız. Tasavvuf önce şeriat-ı Muhammediye ile hakikat-ı Mahmûdiye ile hikmetler talim edilir. Bir meselenin görevlisi olmak ayrı şeydir, gönüllüsü olmak ayrı şeydir. Ehl-i ihvanla konuşularak halledilmeyecek hiçbir mesele olmamalıdır. Hak dostları bir araya geldikleri zaman bakışmaları bile muhabbettir. İhvanlığın dört ana esası vardır; ihlas, şecaat, cesaret ve cömertliktir. Hayatın tamamında, her adımda, her bir nefeste; bir tuzak, bir imtihan vardır. Gönül, Rahman ile coşarsa; kişi karşılaştığı her türlü tecelliye sabır ve tefekkür ile mukavemet gösterir. İhvan, ne Dünya ne de ahiret beklentisi olmaksızın kulluğunu fi-sebilillah yaşamalıdır. Kur’ân'ı öğrenmeye, okumaya, okutmaya, anlamaya ve yaşamaya çalışalım. İslam, yap denileni yapmak; yapma denilenden uzak durmaktır. Kulluğunu yarına erteleyenin Allah sevgisi yeterli değildir. Tekâmül etmek için sürekli gayret halinde olmalıyız. İnsana olan sevgisizlik Allah’a olan sevgisizliktir. Allah’a vuslat ancak Aşk-ı sübhan ile olur. Hak’ta bâki olabilmek için kayıtsız şartsız teslim olmalıyız. Dilimizde zikrullah ile gönlümüzde her daim muhabbetullah ile inşa olmaya çalışmalıyız. Şeriatın ihlâl olduğu yerde hakikat olmaz. Her türlü tecelliden istifade edecek kadar arif,hiçbir zorluktan yılmayacak kadar da dirayetli olalım. Arif olan baktığı her zerreden, karşılaştığı her tecelliden kendisine istikamet arar. Ehl-i ihvan hatasında ve günahında ısrar etmeyen ve tövbesinde aceleci davranandır. Âşık maşukundan gelen cefalardan haz duymazsa gerçek aşık olamaz. Kendisindeki gayrilikten arınan insan için dışarıda ve içeride gayri olan hiçbir şey kalmaz. Kişinin samimiyeti, sadakati ve sevgisi ona istikamet verir. Bizden istenilen öncelikle safiyet, samimiyet ve sadakattir. Ehl-i ihvan öyle bir kristalize olacak, safiyet kazanacak, kendi benliğinden öyle bir sıyrılıp latifleşecek, şeffaflaşacak, kendine ait bir renk zan düşünce ve duygu kalmayacak ki Allah’ın boyasıyla boyansın yani Resûlullah’ın haliyle hallenmiş olsun. Gayret, kulluğun esasıdır. Biz bildiklerimizle amel edelim. Bilmediklerimiz, bize bildirilecektir. Her Ehl-i ihvan bulunduğu cemiyette fark edilmelidir. Bizim sabrımıza, bize kötülük yapanların şahitlik etmesi lazım. Asli maksadımız, nefsimizi ve Rabbimizi tanımaktır. Gayret etmeyen kişiden kâmil insan olmaz. İhvan, kendi hakikatine seyri sülük ederken hem dünyasını hem de ukbâsını saadete erdirmiş olur. Muhabbetimiz Resûlullah’ın ve Ehl-i Beyt’in muhabbeti, davamız Hak davası olsun. Eğer insan Rahman’ın aynası olacaksa yansıtıcılığının çok net,arı ve duru olması lazımdır. Eğer bir olumsuzlukla, zorlukla karşılaşıyorsak, bu bizim olumsuzluluğumuzdandır. Arz ve semada her ne olursa insan ile ilişkilidir. Sözümüzün ilk müşterisi kendi kulağımız olmalıdır. İslâm şahitlik ile başlar, şuhut ile yaşanır. Ve yine şahitlik ile kemal bulur. Hangi başarı vardır ki uğraşsız gayretsiz ve gönülsüz zuhura gelsin. Aşığın ölümü Hakk’ta vuslat, sonsuzluğa uyanmak ve sonsuzluğu yaşamak olur. Artık etrafımızla ve kendimizle olan kavgamızı bitirip, sevgiyle nefes almanın gayretinde olmalıyız. Kişinin kararlılığı tecellilere gösterdiği mukavemeti kadardır. Aşık hep maşukundan söz etsinler, hep ondan konuşsunlar ister; zaten gayrı şeyler aşığı rahatsız eder. Kişi mutmain olmadıkça kulluğunda, dostluğunda hep hüsrandadır. Cemal aşıkları için gayri olan her şey haramdır. Zikrin esası namazdır, muhabbetullahdır. İhvan, hayatın tamamında Rahman’ın iradesi altında yaşamaya dikkat ve özen göstermelidir. Her şeye rağmen seveceğiz Her şeye rağmen hizmette gayretli olacağız Kulluk, içinde Rabbi'nden başkasını bulundurmayan, gayrilerden boşalmış hiçlik makamıdır. Hayatın ve kulluğun emanetçisi olduğumuzu, bu emaneti taşımamız ve ehline teslim etmemiz gerektiğini hatırdan çıkartmamalıyız. Hayatı hep Hakkça yaşamanın gayretinde olmalıyız. Hayat, bizi kullukta belirli bir kıvama taşımak içindir. Kendine gafil olan, Allah’a arif olamaz. Her varlık Hakk'tandır ve Hak ile kaimdir. Bütün masivalardan arınmak, “ölmezden önce ölmek” Hak’ta ebed olmak; olağanüstü bir azim ve gayret ister. Kişinin kararlılığı, cesareti, azmi ve sevgisi bir arada tekmil olursa; kişinin önünde aşamayacağı engel ve mâni olmaz. Talibin âli ve en yüce değerlere ulaşabilmesi, Allah ve Resûlu’ne olan muhabbeti, sevgisi ile orantılıdır. Hedefimiz ve gayemiz, bugün tevhid noktasında Allah’ı Resulullah’ı ve Ehl-i Beyt’i dünden daha farklı idrak etmek ve yaşamaktır. Tevhid adına bize yapılan teklifatın tamamını yaşamak, bizi kendimize döndürmek ve kendi hakikatimizle tanıştırmak içindir. Tevhid meratiplerindeki yaşam talimlerinin tamamı, bizi kendi ruh derinliğimizdeki iç potansiyelimizden istifade ettirmek adınadır. İhvanın bilip, yapmak isteyip de yapamamasının sebebi kendisinde yetersiz olan kararlılığı, gayreti ve talebidir. Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, mükerrem ve münevver olamaz. Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrinde mürşitsiz yol kat edemez. Kulluk adına yaşanılacak ne kadar âli değerler varsa, bunların tamamı ancak mürşid-i kâmilin nezaretinde ve refakatinde yaşanılabilir. Bâki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak, Hakk’ta ölüp Hakk’ta dirilmektir. Yaşadığımız ne tür olumsuzluk olursa olsun, bizim hedefimize olan iştiyâkımızı arttırmalıdır. Her türlü olumluluk ve olumsuzluktan istifade eden olalım. Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır. İhvan, kendisini yargılayan, kendisini öz eleştiriye açık tutan ve kendini kemâle taşıyan olmalıdır. İhvan, ancak telkin edilen hikmetli sözleri, hadisleri ve ayetleri yaşantısına uyarlayarak gayretinde istikamet bulabilir. Kim hidayeti dilerse hidayete ulaşacak; kim hidayete ulaşmak istemezse Rahmân da ona hidayet etmeyecek. İnancı olmayanın istikameti olmaz. İnsan-ı asli Allah’ın aynasıdır. Nurun olduğu yerde zulüm, dinin olduğu yerde kin, sevginin olduğu yerde nefret olmaz. Ehl-i ihvan demek arif olan gerçeklere eren demektir. Herkes tercihinden yönelişinden meyil ve rızasından sorumludur. Nimete ulaşmak için mutlaka hizmete talip olmalıyız. İhvan düşünmekle, keşfetmekle ve gayret ile kemâlat bulur. “Rabbim” diyen için zaten zorluk yoktur. Hedefi olmayanın istikameti de olmaz. İslam, aslen teslim olmak ve selamet bulmaktır. NAMAZ VAKİTLERİ
Rüyanızda denizde yürüdüğünüzü görmeniz, imanınızın artacağının müjdecisidir. Bu rüya dini dünyanızdaki tekamüle işaret eder. Dünya işlerinden çekileceğinize ve huzuru kendi içinizde bulacağınıza diğer rüya tabirine göre denizde yürümek sıkıntılardan kurtulmaya olarak, deniz üzerinde yürümek, ailenizden birinden veya yakın bir dostunuzdan yardım göreceğiniz şeklinde tabir bir rüya gören kimsenin dünyevi işleri de yolunda gider. Önü açılır ve girdiği işler üzerinde yürüyerek dolaşmak, bir yerden bir yere yolculuk yapacağınıza delalet üstünde yürümek ayrıca umut kestiği bir işin yoluna gireceğine yada rütbe sahibi olacağına yorulur. Benzer Tabirler Rüya Hakkında
Rüyada donmuş denizin üstünde yürümek dertlerin ortadan kalkacağına, sevinçli ve hayırlı bir haber alınacağına, kısa süre içinde başarı getirecek bir işe girileceğine, kariyerini dilediği gibi sürdüreceğine, sahte arkadaşlıklardan kurtularak çok daha kalıcı dostluklar edineceğine, sağlığının yerine geleceğine, korkularının sona ereceğine ve mutlu olması için ihtiyacı olan çarelerin de karşısına çıkacağına, deyim yerindeyse sevdiği bir kişiye bir dokunup bin ah işiteceğine, eş, dost ya da akrabalardan biri ile birlikte kazançlı bir işe ortak olunacağına, aile bireyleri ile hiçbir şekilde konuşmayacağına ve neredeyse hasta olacak duruma geleceğine, yeni bir eve ve semte taşınılacağına işarettir. Daha sağlıklı bir hayat yaşamak için neler yapabileceğinize odaklanmalısınız. Rüyada donmuş denizin üstünde yürümek siyasi bir nedenle girilen bir hapishane ise de bazı kimselerden kötülüğe maruz kalınacağına, sevdiği kişiler ile çok hayırlı ve güzel işlere imza atacağına, eline geçen paranın ve malın kendisine çok hayır ve başarı getireceğine delalettir. Rüyada denizin üstünde batmadan yürümek dar gelirli olanların rahatlayacaklarına ve ellerine geçecek paranın bereketli olacağına, evlatlarının yüksek makamlara geleceğine delalet etmektedir. Rüyada deniz üstünde yürümek sıkıntılardan yakın zaman içinde kurtuluşa erileceğine, rahata kavuşacağına, eğlenceli günler yaşayacağına, gönlüne göre yaşamanın yollarını bulacağına, imkânları kendisine dilediği şekilde hareket etme ve adım atma fırsatı vereceğine delalet etmektedir. Rüyada denizde üstünde yürümek ancak üzüntülerin yakın bir zamanda sona ereceğine, rüya sahibinin istediği gibi bir işe kavuşacağına, ancak gereken aşamalar aşılmadığı için yer yer sıkıntı çekileceğine, zor zamanlar geçirileceğine ve yakın zaman içinde çeşitli zorluklar yaşanacağına işaret eder. Rüyada buz tutmuş denizin üstünde yürümek ancak bu kişi ile olan işin sona ermesi ile sorunların ortadan kalkacağına, hayatını gereksiz yere işgal eden, zamanını çalan ve moralini bozan kişilerden uzaklaşacağına, bunun yerine kafa dengi olan, kendisini anlayan, ona değer katan kimselerle bir araya geleceğine tabir olunur. Rüyada deniz üstünde yürüdüğünü görmek hayal kırıklığına uğramadan tüm isteklerini sonuna kadar tatmin edecek bir yaşama sahip olacağına, rüya sahibinin başının sıkışması ile ailesinden yardım alacağına delalettir. Rüyada denizin üstünden yürümek çok büyük sıkıntılar çekeceğine, hayatında görmediği kadar büyük zararlara uğrayacağına, blöf yapan bir kişi yüzünden iş hayatında çok kötü bir duruma düşüleceğine rivayet eder. Rüyada donmuş gölde yürümek bazen umutlarını yitireceğine bazen de yaşayacağı sürpriz ve müjdeli gelişmeler sayesinde yeniden hayal kuracağına, çok güzel ve hayırlı bir şekilde sorunun ortadan kaldırılması ile iş yerinde büyük bir ferahlık ve mutluluk yaşanacağına ve çok güzel ve huzurlu günlerin görüleceğine rivayet eder. Hayırlı Paylaş, Hayırlı Çıksın Bu web sitesi, size en iyi deneyimi sunabilmek için çerezler kullanır. Daha fazla bilgi için Gizlilik Politikası
Rüyada denizin üstünde batmadan yürümek iş hayatında ve aile hayatında çok sağlam işlere imza atacağına, sorunlarının ve sıkıntılarının bu kişi yüzünden gün geçtikçe daha artacağına, büyük maddi zararlara uğrayacağına ve sevdiği kişileri kaybetme pahasına da olsa bazı sorunlar yüzünden çeşitli tartışmalara gireceğine, başarısız, mutsuz ve hasta olacağına, kötü kimselerin şerrine uğrayacağına, kazadan ve beladan başının kurtulmayacağına, işlerinin bozulacağına, rızkının kesileceğine, kişinin başında dönen kara bulutların artık dağılmaya başlayacağına, hane içine ay doğacağına, aksiliklerin, şanssızlıkların ve kısmetsizliklerin yerini hayır olana bırakacağına, karanlığın biteceğine, beklentilerin boşa çıkmayacağına, sevdiği ve değer verdiği kişilerin vereceği destek ve edecekleri yardım sayesinde işlerini çok daha büyüteceğine, kazancını günden güne daha da arttıracağına, sevdiği kişiler ile yeni işlere imza atacağına, bu sayede çok büyük başarı kazanacağına, kısa süre içinde yüksek bir mevkiye terfi edeceğine, sıkıntılarını ve sorunlarını yakında atlatacağına işaret eder. Maddi olarak değerli bir öneriyi değerlendirebilirsiniz. Rüyada denizin üstünde batmadan yürümek dileklerin gerçekleşeceğine, sıkıntıların ve musibetlerin biteceğine, güzel ve sevinçli bir haber alınacağına inanılır. Rüyada su üstünde batmadan yürümek kişinin zor beğenen biri olması yüzünden evlilik kararını geç alacağına, bunun hem meslek hem de özel hayatına darbe vuracağına inanılır. Rüyada denizin üstünde batmadan durmak asla dert yüzü görmeyeceğine, yapılan şeylerin karşılığının fazlası ile alınacağına yorulur. Rüyada denizde batmadan yürümek hayatındaki her şeyi kaybedeceğine, müjdeli bir haber alacağına rivayet eder. Rüyada denizde batmadan yürüdüğünü görmek sıkıntılarının ve endişelerinin biteceğine, ailesi içindeki tatsızlıkların yerini sevince ve mutluluğa bırakacağına, yokluk ve işsizlik içinde geçen zamanların unutulacağına delalet etmektedir. Rüyada denize batmadan yürümek karamsarlığından ve umutsuzluğundan da kurtulacağına, hikmetli, kudretli kişiler arasına gireceğine ve hidayete ermeyi başaracağına delalet etmektedir. Rüyada donmuş denizin üstünde yürümek başarıya giden yolların açılacağına, kısmetin artacağına ve şansın döneceğine, arzularına kavuşacağına, hayallerini gerçekleştireceğine işaret eder. Rüyada deniz üstünde yürümek maddi gücünü kaybedeceğine, fakirleşeceğine, kötü ve tatsız sözler işiteceğine, yaşamdan elini eteğini çekeceğine ve içine dönerek, kabuğuna çekilip evden çıkmaz ve insanlarla da konuşmaz olacağına, uzun soluklu bir ilişkinin sona ereceğine yorulur. Hayırlı Paylaş, Hayırlı Çıksın Bu web sitesi, size en iyi deneyimi sunabilmek için çerezler kullanır. Daha fazla bilgi için Gizlilik Politikası
Rüyada deniz üstünde yürüdüğünü görmek, uzun zamandır inancınızı yitirdiğiniz ve umutlarınızın köreldiği bir konuda yeniden umutlanmak ve hayalleri için savaşmaya yorumlanır. Durağan bir süreç geçirenler, maddi manevi zararda olan kişiler bunu telafi ederler. Tez zamanda verilen emekler karşılık vermeye başlar, hızla kazanç artar. Birikimleriniz ve mal mülkünüz çoğalabilir. Eğer içinizde bir şüphe varsa ve gerçekleşmemesinden korktuğunuz planlarınız varsa hepsi teker teker gerçek olur. İmkansız gibi görülmeye başlayan hedefleriniz, plan ve projelerinizde başarı yakalanır. Size inanıp güvenen insanların yüzü kara çıkmaz ve desteklerini esirgemezler. Rüyada denizin üzerinde yürümek, aynı zamanda sevince ve huzura, her geçen gün daha çok imkan sağlamaya yorumlanır. Kişi borçları varsa borçlarını kapatır, yakında refaha erişir. Kendi istek ve arzularınız gerçek olur. Rüyada denizin üstünde koştuğunu görmek, azmin sonunda zafere erişmek ve kendi hedeflerinde zirveye ulaşmak demektir. Kişi iş veya eğitim hayatında çok başarılıp olup çok para kazanabilir. Fakirlikten zenginliğe erişmek anlamına da gelir. Daha çok para kazanmanıza vesile olacak işler yapabilirsiniz. Eğer bekar iseniz kısa sürede evlenmek şeklinde de yorumlanır. Kişi sevdiği insan ile yıldırım nikahı kıyabilir, evlilik için doğru insan karşınıza çıkabilir ve onunla bir an önce evlenip mutlu olmak önceliğiniz olabilir. Rüyada Deniz Üstünde Yürümek Diyanet İslami rüya tabirlerine göre, önünüzde hiçbir engel kalmamasına ve artık sonuca ulaşmaya, borçlarınız varsa hepsini birden kapatmaya yorumlanır. Artık rahat edeceğiniz ve maddi endişeye kapılmayacağınız bir döneme girebilirsiniz. Elinize daha fazla para geçebilir ve maddi gücünüz her geçen gün artabilir. Aşağıda yer alan “yorum yapın” kısmından gördüğünüz rüyayı paylaşırsanız, editörlerimiz tarafından rüyalarınız en kısa sürede yorumlanarak yayınlanacaktır. Ayrıca sitemizin iletişim bölümünden de bize ulaşabilirsiniz.
rüyada denizin üstünde batmadan yürümek