0Mbe. Ümmetin selameti Necip Milletimizin bekası Görklü devletimizin selameti İçin İlay-ı Kelimetullah uğruna Kıyam’a Kalkan, Ümmetin Okçular Tepesi mehmetçiklerimizin şehadet şerbeti içmeleri; Türk Dünyasını, Gönül Coğrafyamızı, yüreğinde zerre kadar merhamet olan, insanlıktan zerre kadar nasip almış olan herkesi Allah’ü Ekber diyerek Kıyam’a kaldırdığı gibi bu gece gökyüzü, meleklerle birlikte gözyaşları dökerek Kıyam’a kalktı..... Ol deyince olduran gönüllerimizi imanla dolduran Allah’a, sancağa, pusata yemin gaza yolunda yoldaşımız, Hz. Ali pirimiz, Zulfikar pusatımız, Oğuzhan atımız, bizler adaleti tüm dünyaya yayan bir neslin torunları olarak diyoruz ki vakit durma ya da bekleme vakti değildir. Kimin ne yapmak istediği, neyi hedeflediği bizim nazarımızda belli olmuştur. Kahraman Mehmetçiğimiz bir kez daha tarihi bir sorumluluk üstlenerek sefere çıkmıştır. Sefer bizim, zafer Allah´ındır. Hedef ise Kızıl Elma´dır. Gök kubbe çadırımız, güneş tuğumuzdur. Ay kalkanımız, dağlar süngümüzdür. Ayaklarımızı sağlam tuttuğumuz sürece hiç bir zaman kaybedenlerden olmayacağız, daima galip gelenlerden Allah bizi düşündüklerimizle değil, yaptıklarımızla mükâfatlandıracaktır.’Bir çiçekle bahar olmaz ama her bahar bir çiçekle başlar. Zafer inananların olacaktır.’’Türkiye olarak geçmişten günümüze çok ağır tecrübeler Türk’ün Türk’ten başka dostu olmadığını net bir şekilde bugün açıkça düvel hain bir olmuş, ülkemizi parçalama gayretine girişmişken. Bize düşen bütün bu gerçekleri görerek yedi düvel düşmana verilecek tek bir cevap vardır. Bir daha ocaklar sönmesin diye, Yurdumda ezanlar dinmesin diye, Al bayrak göklerden inmesin diye, Milli bekamıza yönelik tüm tehditler ortadan kaldırılmalıdır. Güçlü olmak, ayakta durmak ve bu topraklardaki tarihimizin hakkını vermek, kardeşliğimize halel getirmeye yönelik girişimlere karşı birliğimizi güçlendirmek zorundayız. Türkiye’nin sosyal ve demografik yapısına dönük operasyona karşı çıkmak, ülkemizin güvenliğine yönelik tehditlere göz yummaktır. Bu kritik kavşakta içerideki politik yaklaşım ve görüşlerimiz ne olursa olsun Devletimizin ve Ordumuzun yanında olmak, millî bir görevdir. Unutmayalım ki, tarih ve coğrafya bizim için kaderdir. Bu topraklar gafleti, aymazlığı, ihmali kaldırmaz. Yüz yıl önce Türk’ü bu topraklardan geldiği yere sürme emeliyle bize saldıran zihniyet, bu gün de bizim için hayırhah düşünceler beslemiyor elbette. Amma velakin işin sorumluluğu bizdedir. Güçlü olmak, ayakta durmak ve bu topraklardaki tarihimizin hakkını vermek, kardeşliğimize halel getirmeye yönelik girişimlere karşı birliğimizi güçlendirmek zorundayız. Türk milleti bunu yapacak güçtedir. Cenab-ı Allah’tan, kahraman Mehmetçiğimize muzafferiyet temenni ediyoruz. Allah yâr ve yardımcıları olsun. "Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı´nda olduğu gibi bugün de Suriye İDLİB´TE vicdanı körelmiş, insafını ve insanlığını kaybetmiş güçlere, bizi tarih sahnesinden silmek isteyenlere karşı amansız bir mücadele veriyoruz. Yine dün olduğu gibi bugün de kadını erkeği, genci yaşlısı, hasılı milletimizin her bir ferdiyle bayrağımızı indirtmeyecek, ezanlarımızı dindirtmeyecek, vatanımızı çiğnetmeyeceğiz. Bizleri başarılı kılacak olan, Allah´a karşı sarsılmaz imanımızdır. Vatana, ezana, bayrağa ve bağımsızlığa sevdamızdır. Yüreğimizdeki şehitlik ve gazilik arzusudur." Ya Rabbim o bölgede cümle İslam aleminin ahir ve akibetini hayreyle.! Sefer bizim.! Zafer Allah’ın inancı ile bi hakkın teslimi için operasyona giden ve Her daim İslamın mihmandarı ve sancaktarı olmuş Türk Milletini, Türk Devletini ve Türk Askerini Muzaffer eyle inşaallah.! Haydi yiğitler yürüyün ileri, Sefer bizimdir,zafer Allah´ ile inletelim gökleri,Sefer bizimdir,zafer Allah´ındır. Hak olan kelam için yürüyelim, Hak sözü selam için yürüyelim,Nizam-ı Alem için yürüyelim,Sefer bizimdir,zafer Allah´ındır. Bu dünyada Hakka şükür edelim, İşimizde Hak rızası Kızıl Elma´ya kadar gidelim,Sefer bizimdir,zafer Allah´ındır. Yolda yürürken hayallere dalma, Cihattan geri kalanlardan yol kutludur sakın geri kalma,Sefer bizimdir,zafer Allah´ındır. Yusuf yiğitler bayrakları alsın, Bizlerin gönlü imanla seferi mübarek olsun,Sefer bizimdir,zafer Allah´ındır. Ozan ;Yusuf Tuna "Ey Rabbimiz kafirler topluluğuna karşı bize yardım et."
Evet, bizler zaferden değil seferden sorumluyuz. Çünkü zaferi verecek olan Allah’tır. Ancak unutmamak gerekir ki her zafere ulaştıran bir sefer vardır. Hiçbir zafer yoktur ki iyi düşünülmüş, üzerinde çalışılmış ve detaylı hesaplanmış bir sefere sahip olmasın. İdarecilerin sorumluluğu işte o seferin yapılıp yapılmadığındadır. Dolayısıyla sorgulanması gereken nokta da seferin kendisidir. Son sıralarda, sefer’ sorumluluğunu yerine getiremeyen idareciler bir nevi mazeret olarak sık sık biz zaferden değil seferden sorumluyuz’ ifadesini anlam kaydırarak kullanır olmuşlardır. Taraftarlarına ya da bağlılarına şunu demeye çalışmaktadırlar Zaferi verecek olan Allah’tır. Siz Allah niçin zafer vermedi diye sorgularsanız hataya düşersiniz. Onun için dikkat edin!’. Bu tarz yöneticiler, kendilerini sorgulatmamak için de itaat’ kavramını istedikleri şekilde eğip bükerek kendilerine kalkan yapmaktadırlar. Halbuki, sefer’deki kusurlar yöneticilerindir itaat’in değil. Bir daha ki sefer için yapılması gereken gayet temel sorgulamalar vardır. Eğer seferde gizlenmek istenen hedefler, ihmaller ya da komple beceriksizlikler yok ise, tüm sefer baştan sonra sorgulanmalı ve her sefer bir öncesinden daha iyi hale getirilmelidir. Ancak genelde bu yapılmamaktadır. Genelde yaptığımız şunlardır. Seferimizi komple gözden geçirip kusur ve eksikliklerimizi gidereceğimize, tecessüm etmiş ya da etmemiş düşmanlarımızın hayali varlığına karşı kelime harbine girişmekteyiz. Her yerde perişan vaziyetteyiz. Bunun sebebi olarak da hep başkalarını, ötekilerini suçlamakla meşgulüz. Hiç başımıza gelenlerin, kendi ellerimiz ile işlediğimiz kusurlar yüzünden olabileceğini düşünmeyiz. Bu kusurların da neredeyse tamamının seferde yapıldığını görmek istemeyiz. Elbette düşmanlarımız var olacaktır. Fakat, düşmanların varlığı yenileceğimiz anlamına gelmez. Ancak hata ve kusurlarımız ve bu hatalarımızda ısrarlarımız yenileceğimizin teminatıdır. Tarihi süreçlerin önümüze getirdiği fırsatları kendi ilke ve müktesebatımız doğrultusunda değerlendiremez isek, bağırıp çağırmaya devam edip hep başkalarını suçlar isek, birbirimizle savaşmaya devam eder isek, bu halimiz bizim sadece mağlubiyetle değil aynı zamanda aptallık ve basiretsizlikle de karşı karşıya olduğumuzu gösterir. Bu çerçevede ikinci bir husus da şudur. Diyelim ki bir yönetici kadro, elde edilen sonuçları, biz sefer için elimizden geleni yaptık ve ancak bu kadar oluyor’ diye ifade ediyorsa, aslında bu ifade o kadronun kenara çekilmesi gerektiğinin ifadesidir. Böyle bir kadronun yapması gereken iş, hiçbir taktiğe başvurmadan kenara çekilmektir. Bu çekilme o kadroyu yüceltir. Aksi takdirde, o kadronun birikmiş her türlü ilke ve müktesebatı çiğneyerek çeşitli nahoş ittifaklara girmesi tehlikesi belirir. Bu durumdan da herkes etkilenir. Bütün bunlara rağmen, akan su kendi mecrasını bulur. Her zaman da bulmuştur. Çünkü her şey olacağına varır. Son söz, her zaferin bir seferi vardır. Marifet, o seferin yapılmasındadır. Selam sevgi ve saygılar… Prof. Dr. Mete Gündoğan
Bahçeli Kimin ne yapmak istediği, neyi hedeflediği bizim nazarımızda belli olmuştur. Felaket senaryoları güdenlere karşı kahraman Mehmetçiğimiz bir kez daha tarihi bir sorumluluk üstlenerek sefere çıkmıştır. Biliyor ve inanıyoruz ki sefer bizim, zafer Allah'ındır. Hedef ise Kızılelma'dır." Kaynak Anadolu Ajansı Eklenme 04 Şubat 2018 1758 - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Zeytin Dalı Harekatı'ndaki asıl gaye Suriye'de huzur ve barış ortamının sağlanması, Suriye topraklarının gerçek sahiplerine iadesidir. Afrin ile başlatılan sınır temizliğimiz mutlak suretle ve ilk etapta Menbiç olmak üzere, diğer alanları da kapsamalıdır ve inşallah da kapsayacaktır." dedi. Bahçeli, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından Cumhuriyet Alanı'nda düzenlenen "1923 Projenin Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni"nde yaptığı konuşmada, kentte bulunmaktan memnuniyet duyduğunu belirtti. Suriye'de iç savaşın başladığı 2011 yılından bu yana sözde müttefik olan ülkelerin PYD/ PKK terör örgütünü güçlendirecek ve meşru bir yapıya sokacak bir yol izlediklerini ifade eden Bahçeli, "Hala da izlemeye devam ediyorlar. Terör örgütü IŞID ile mücadele bahanesiyle bir başka terör örgütü olan PYD/PKK'ya binlerce tır dolusu silah yardımı yaptılar. Canileri sınırlarımızın dibine yerleştirdiler. Böylelikle kanlı hesaplarının sonraki adımlarına ülkemizi de dahil edebileceklerini sandılar. Böyle bir hata ve gaflete düştüler." diye konuştu. Küresel güçlerin 4 parçalı sözde Kürdistan'ı hayata geçirmeyi planladığını, Irak işgaliyle başlatılan sürecin Suriye'deki iç savaş ortamıyla ilerletmek, yaygınlaştırmak istendiğini anlatan Bahçeli, şunları söyledi"İnsanlığın yüz karaları bölgeye söz gelimi demokrasiyi getireceklerdi. Ortadoğu'yu özgürleştireceklerdi. Akıllarınca ve bir asırdır yaptıkları gibi uygarlık taşıyacaklardı. Hedefler sinsi ve zalimdi. Emeller alçak ve insanlık dışıydı. Irak, Suriye, İran ve Türkiye'nin bölünmesi amaçlanmıştı. Özellikle ABD sorumsuz ve saygısız bir şekilde terör örgütleriyle aynı kareye girdi, aynı hizada, aynı şer planın içinde yer aldı. ABD yönetimi IŞID ile mücadele gerekçesine sığınıp, PYD/PKK'yi desteklemekten, arkasında durmaktan en ufak rahatsızlık duymadı. Bölgesel istikrarı ve barış ortamını tehlikeye atan ABD'nin görünen amacı PYD/PKK'ya Irak'tan başlayarak, Akdeniz'e uzanacak terör koridoru açtırmaktır. Ardından da bir terör devleti inşa etmek ve ettirmektir. Bu maksatla sınır muhafız birliği adı altında PYD/PKK'lı teröristlere sözde ordu kurdurma teşebbüslerine tanık olunmuştur. Bunun bir sonraki adımında ise siyasi meşrulaştırma gayretlerinin olacağı ise artık sır değildi. Ancak ABD suçüstü yakalanmıştır. Türkiye'nin bu çabalara müsaade etmesi doğal olarak aklın inkarıdır." - "Ok yaydan çıkmış, Türk'ün sabrı artık tükenmiştir" Bahçeli, Afrin'deki PYD/PKK ve DEAŞ terör örgütlerine yönelik olarak 20 Ocak'ta başlatılan Zeytin Dalı Harekatı'nın yerinde ve son derece büyük anlam ve öneme sahip olduğunu vurguladı. Fırat Kalkanı Harekatı'ndan sonra başlayan Afrin Harekatı'nı Türkiye'nin meşru müdafaa hakkının icrası olarak değerlendiren Bahçeli, bu operasyonun hukuki, insani ve haklı olduğunu, bölgesel istikrarın korunmasını amaç edindiğini belirtti. Harekatta Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunmasının esas olduğunu anlatan Devlet Bahçeli, konuşmasına şöyle devam etti"Zeytin Dalı Harekatı küresel zulmün terör örgütleri kanalıyla hayata geçirmeye çalıştığı kanlı hesaplara karşı Türkiye ve bölge ülkelerinin huzur ve istikrarını tesis etmek üzere planlanmış milli ve stratejik bir hamledir. Bundan kesinlikle geriye dönüş yoktur, olamayacaktır. Ok yaydan çıkmış, Türk'ün sabrı artık tükenmiştir. Yörüklerin ayranı kabarmıştır. Yalanlara karnımız toktur, oyalama girişimlerine artık tahammülümüz yoktur. Gün doğmuş, şafak sökmüş, siyah ve beyaz birbirinden ayrılmıştır. Kimin ne yapmak istediği, neyi hedeflediği bizim nazarımızda belli olmuştur. Felaket senaryoları güdenlere karşı kahraman Mehmetçiğimiz bir kez daha tarihi bir sorumluluk üstlenerek sefere çıkmıştır. Biliyor ve inanıyoruz ki sefer bizim, zafer Allah'ındır. Hedef ise Kızılelma'dır." Bahçeli, 15 Temmuz'da milletin tankını yine milletin üzerine süren FETÖ'cü alçakların dip bucak temizliğinin yapıldığını, bu defa da sınır ötesindeki hainlerin üstüne kahraman Türk askerlerinin Kızılelma şuuruyla tank sürdüğünü, top attığını ve jetlerle vurduğunu aktardı. "Beklenen Türk yola çıkmış, terör yuvalarını, terörist barınaklarını, kanlı sığınak ve mühimmat depolarını teker teker imha etmiş, etmeye de devam etmektedir." diyen Bahçeli, şöyle konuştu "Hainler saklandıkları deliklerde yok edilmektedir. Kurulan tuzaklar birer birer bozulmakta, yer altı terör tünelleri ateşe verilmektedir. Kahraman Mehmetlerimiz Hatay'da konuşlandığı sırada, Yörük çadırından çıkarak askerlerimizi duayla ziyaret eden, kurban kesip hepsini evladı gibi bağrına basan Yörük ana Türk milletinin eşsiz ferasetine tercümanlık yapmıştır. Bilinsin ki, istiklal ruhu Yörük analarının vicdanlarında mahfuzdur. Yeri gelmişken Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün şu sözünü gururla hatırlar ve hatırlatırım. 'Arkadaşlar, Gidip Toros Dağları'na bakınız, eğer orada bir tek Yörük çadırı görürseniz ve o çadırda bir duman tütüyorsa, şunu çok iyi biliniz ki bu dünyada hiçbir güç ve kuvvet asla bizi yenemez.' Nitekim Mersin oldukça bize hiçbir hasım unsur diş geçiremez. Türk milleti yaşadıkça hiçbir müstevli varlığımıza gölge düşüremez. Yörükler'in pencerelerinden ışık yayıldığı müddetçe karşımıza hiçbir güç çıkamayacak, çıksa bile yenilip yutulmaya mahkum olacaktır." - "Harekatın asıl gayesi Suriye'de huzur ve barış ortamının sağlanmasıdır"Bahçeli, insanlık onur ve haysiyetinin Afrin'de yeniden layık olduğu seviyeye ulaşacağını, bunu Türkiye Cumhuriyeti'nin başaracağını bildirdi. Teröristlerle beraber karanlık ve kanlı hesap yapanların da mutlaka bozguna uğrayacaklarını vurgulayan Bahçeli, dualar ve desteklerin sonuna kadar Mehmetçiklerle beraber olduğunu ifade etti. Şimdiye kadar 900'e yakın teröristin etkisiz hale getirilmesinin, çok sayıda yerleşim birimi ve kırsal kesimin terör unsurlarından arındırılmasının harekatın başarısını her yönüyle ortaya koyduğunu vurgulayan Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti "Burseya ve Darmık Dağı başta olmak üzere, teröristlerden temizlenen alanlarda artık Türk bayrağı dalgalanmaktadır. Bu vesileyle tüm şehitlerimize, sınır ötesinden fırlatılan füzeler sonucunda hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılara da şifa diliyorum. 16. güne giren Zeytin Dalı Harekatı'ndaki asıl gaye Suriye'de huzur ve barış ortamının sağlanması, Suriye topraklarının gerçek sahiplerine iadesidir. Afrin ile başlatılan sınır temizliğimiz mutlak suretle ve ilk etapta Menbiç olmak üzere, diğer alanları da kapsamalıdır ve inşallah da kapsayacaktır. Nerede bir terör unsuru varsa imha edilmeli, milli bekamıza yönelik tüm tehditler ortadan kaldırılmalıdır. Teröristler inlerine saklansalar da hendeklere girseler de fark etmeyecektir. Her nereye yuvalandılarsa orada başlarının ezilme zamanı gelmiştir. İster Fırat Nehri'nin doğusu olsun, isterse batısı; PKK/PYD nerde bulunursa bulunsun canidir, katildir, haindir, şiddetle cezalandırılmalıdır." MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Şimdilerde CHP, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sınır ötesi harekatını sulandırabilmek gayesiyle ÖSO'yu karalamaktadır. Bunların asıl rahatsızlığı Suriye'nin kuzeyindeki PYD/PKK'lı teröristlerin köşeye sıkışması, kapana kıstırılmasıdır. Kandil seviciliği, PYD/PKK yandaşlığı bunlar için adeta ana siyaset konusu haline gelmiştir." dedi. Bahçeli, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından Cumhuriyet Alanı'nda gerçekleştirilen "1923 Projenin Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni"nde yaptığı konuşmada, Özgür Suriye Ordusu'nun ÖSO Suriye'de Mehmetçik ile omuz omuza çarpışan, terör örgütlerine göz açtırmayan, varlık gayesi açık olan bir oluşum olduğunu belirterek, bu yapı içerisinde çok sayıda Türkmen'in bulunduğuna işaret etti. Fırat Kalkanı Harekatı başta olmak üzere ÖSO'nun, Mehmetçik ile omuz omuza mücadelesi sırasında çok sayıda kayıpları olduğunu aktaran Bahçeli, ÖSO'nun topraklarını ve Suriyelilerin varlıklarını koruma çabasını gösterdiklerini bildirdi. "Kim ne derse desin ÖSO, Suriyelilerin zulüm ve esaret karşısında oluşturdukları vatan savunmasının bayrağını taşımaktadır." diyen Bahçeli, şöyle konuştu "Türkiye'nin sağladığı imkanlar ve ÖSO'nun gösterdiği kararlılık sebebiyle ülkelerinden ayrılan çok sayıdaki Suriyeli, kendi vatanlarını müdafaa için muhkem bir tavır almışlardır. Halen Afrin'de çok sayıda ÖSO mensubu gönüllü olarak Zeytin Dalı Harekatı'na katılmakta, terörle mücadele etmektedir. TSK ve ÖSO arasındaki iş birliği ve koordinasyonun devamı elzemdir, yararlıdır. Fırat Kalkanı Harekatıyla teröristlerden arındırılan bölgede bu iş birliğinin olumlu sonuçları görülmüştür. Türkiye'nin çabaları sayesinde bugün Fırat Kalkanı Bölgesi'nde sayıları 100 bini aşan Suriyeli huzur ve güven içerisinde yaşamaktadır. Her türlü insani hizmet ve yardım bu bölgede Türkiye'nin verdiği destekle mağdurlara ulaşmış, hayat normale dönmüştür. Aynı yerde çok sayıda okullar açılmıştır, hastaneler çalışır vaziyettedir, alt yapı yeniden imar edilmiştir ve sosyal hayatın devamı için gerekli olan diğer tüm hizmetler faal durumdadır. Ancak bugün kimi çevreler bu durumdan memnuniyetsizdir. Karanlık odaklar korku ve kaygıya kapılmışlardır. Bunun yanında CHP'nin bu odaklarla yan yana gelmesi, Türkiye hasımlarıyla yanak yanağa vermesi utanç vesikasıdır." "Mehmetçik ve ÖSO arasındaki uyumu bozarak Suriye'de, Türkiye'nin azim ve iradesini kırmaya çalışanlara sözcülük görevi belli ki CHP'ye düşmüştür." ifadesini kullanan Bahçeli, şunları söyledi "Şimdilerde CHP, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sınır ötesi harekatını sulandırabilmek gayesiyle ÖSO'yu karalamaktadır. Bunların asıl rahatsızlığı Suriye'nin kuzeyindeki PYD/PKK'lı teröristlerin köşeye sıkışması, kapana kıstırılmasıdır. Kandil seviciliği, PYD/PKK yandaşlığı bunlar için adeta ana siyaset konusu haline gelmiştir." Bahçeli, Türk milleti askerinin yanında dualarla yer alırken CHP'nin HDP ile eş güdüm halinde askerlerin mücadele azmini sekteye uğratma çabası içerisinde olduğunu savundu. - "CHP milletvekili utanmadan PYD'yi aklamaya çabalamıştır" Mehmetçik'e doğrudan söz söylemeye korkanların ÖSO üzerinden sinsi bir oyun tezgahladığını anlatan Bahçeli, şöyle devam etti "Asıl niyet Zeytin Dalı Harekatı'nın zayıflatılmasıdır. Bu hainliği yapacak kadar gözü dönenler ne yazık ki kendilerine CHP'de yer bulmuşlardır. ÖSO'ya terörist yakıştırması yapan CHP zihniyeti, yakın geçmişte PKK'nın Suriye'deki uzantısı PYD/YPG'nin terör örgütü olmadığını iddia ediyordu. Hatta eli kanlı bu hain teröristleri vatanlarını kurtarmak için örgütlenmiş bir oluşum olarak değerlendiriyorlardı. Şimdi de bir CHP milletvekili kalkmış, utanmadan, yüzü kızarmadan PYD'yi aklamaya çabalamıştır. Neymiş, PYD'nin terör örgütü olup olmadığına dair değerlendirme yapacak istihbarı bir bilgiye ve kurumsal yapıya sahip değillermiş. Mesela dün Afrin, Çukurca ve Kilis hudut bölgesinde kahramanlarımızı şehit eden hainlerin kimler ve hangi örgütün tetikçiliğini yapanlar olduğunu bu iş birlikçi kafa demek ki hala anlayamamış, hala görememiş. HDP'liler PYD'ye, YPG'ye sırtını dayamışlardı, CHP'liler de yakasını kaptırmış, iradelerini kiraya vermişlerdir. PYD'ye terör örgütü diyemeyen bizim nazarımızda maskeli PYD'li, mazbatalı YPG'lidir. CHP gerçeği işte budur. Bunlar bir türlü Türkiye'nin menfaatlerinin yanında durmayı beceremeyip, Türkiye hasımlarına aradıkları fırsatı vermeye gönüllülerdir. Nerede bir Türklük ve Türkiye hasmı varsa onların yanında saf tutmayı marifet sayan HDP, İP, FETÖ, PKK, PYD ile düşüp kalkan sefillerdir." - "Tabipler Birliği'nin vatansever ellere geçmesi konusunda gereken yapılmalı" MHP Genel Başkanı Bahçeli, sözde aydın, gazeteci ve eski siyasetçi sıfatını taşıyan bazı kişilerin de "savaş istemiyoruz" çağrılarıyla öne çıktıklarını belirtti. Afrin'e yönelik düzenlenen meşru harekata leke düşürebileceklerini zannedenlerin bulunduğunu kaydeden Bahçeli, "Be hey ahmaklar. Allah'tan korkmaz, kuldan utanmazlar. PKK'lı caniler askerimize, polisimize, öğretmenimize, cami imamlarımıza, masum vatandaşlarımıza ve hatta kundaktaki bebeklere kurşun sıkarken niye sesiniz çıkmıyordu? Siz kimsiniz, neye hizmet ediyorsunuz? Nedir derdiniz? Nereye varmayı ümit ediyorsunuz? Hele bir de Tabipler Birliği adıyla bilinen bir yapı vardır ki hıyanetin bir ucunda da bunlar tutmuştur. Savaşın bir halk sağlığı olduğu iddiasıyla Afrin'deki meşru harekatı zedelemeye yeltenen bir kötürüm birlik, şimdiye kadar terörizmin aşağılık eylemlerine sessiz kalmıştır." diye konuştu. Tabipler Birliği'nin doktorları temsil etmeyen, onlar adına konuşma hakkı bulunmayan mesleki bir örgütlenme olduğunu ileri süren Bahçeli, "Bu kokuşmuş birlik hukuken gözden geçirilmeli, tertemiz vicdanlı Türk hekimlerini zan ve töhmet altında bırakmalarının önüne geçilmelidir." dedi. Bahçeli değerlendirmelerine şöyle devam etti "Tabipler Birliği'nin vatansever ellere geçmesi konusunda gereken neyse yapılmalı, işgalden kurtarılması sağlanmalıdır. MHP konuyla ilgili yapılacak veya yapılması düşünülen her girişime, her yasal düzenlemeye sonuna kadar destek verecektir. Bunlar sadece Türkiye'nin değil, insanlığın da defolu yüzleridir. Kim hangi isim, hangi oluşum, hangi sözde yapılanma adı altında bulunursa bulunsun, milli kahramanlık ve kararlılığımıza zarar veremeyeceklerdir. Terörist cenazelerinde tabut omuzlayanların, ülkemizin meşru çabalarını sulandırma hevesleri beyhudedir. Hiç kimsenin şüphesi olmasın, Türkiye bu melun zihniyetlere rağmen varlık mücadelesinden taviz vermeyecek, kesin sonuç alıncaya kadar tarihi yürüyüşünden sapmayacaktır. Vatanımıza yönelen terör tehdidi tamamıyla engellenecektir. Türklük ve Türkiye hasımları kudursa da yolumuzdan dönmeyeceğiz, devletin, yiğit Mehmetlerimizin sonuna kadar yanında duracağız. Devlet ve milletin el ele verdiği bu dönemde Türkiye hasımlarının yanında yer arayanlara bizzat Türk milleti elbette hak ettikleri ders ve cevabı verecektir." - MHP'nin belediyecilik anlayışı Bahçeli, Mersin'in projelerle geleceğe taşındığını belirterek, toplu açılış ve temel atma töreninde emeği geçen başta Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkanı Burhanettin Kocamaz olmak üzere herkese şükranlarını sundu. Kentteki projelerin, aynı zamanda cumhuriyete sahip çıkma kararlılığının icraat ve hizmete dönüşmüş şekli olduğunu vurgulayan Bahçeli, "Biliyoruz ki su uyusa da düşman uyumuyor. Taşeron terör örgütleri durmuyor, hıyanet vazgeçmiyor. Buna karşılık Türkiye sevdalıları, bin yıllık kardeşlik hukukunu gelecek bin yıllara taşımanın heyecan ve hevesiyle dolup taşıyor." diye konuştu. Bahçeli, partisinin belediyecilik vizyonunun hizmetle yoğrulduğunu ifade ederek, belediyecilik anlayışlarında ötekileştirmenin bulunmadığını, temel hedeflerinin eşit ve adil bir hizmet sunmak olduğunu aktardı. Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin engelleri aşmak için var gücüyle çalıştığına işaret eden Bahçeli, şöyle devam etti "Bu tablo bizleri mutlu ederken elbette birilerini de rahatsız ediyor. Varsın rahatsız olsunlar, çekemesinler, kıvrım kıvrım kıvransınlar. Onlara diyecek tek bir sözümüz vardır, herkes gider Mersin'e, bunlar gider tersine. Dünya dönse tersine, Mersin gitmez tersine. Mersin doğru yoldan şaşmaz, şaşırmaz; şaşıranlara, şımaranlara asla pabuç bırakmaz. MHP de 2019 Mahalli İdareler Seçimlerinde destan yazacak, Mersin'e şaşı bakanları, yoldan çıkanları, yolunu şaşıranları bir kez daha mağlup edecektir. Partimizin yükselişini gölgelemeye çalışanların kafalarını kuma sokmaları nafiledir. Gelecek ay-yıldızlı al bayrağın altındadır. Geleceğin huzur, adalet ve istikrarı üç hilalin çizdiği fikri ve ahlaki güzergahtadır." Kendisini dinleyenlere "2019'a hazır mısınız", "Milli ittifaka, milli bekaya evet mi?" diye soran Bahçeli, Mersin'in kendilerini hiç mahcup etmediğini, yine etmeyeceğini ifade etti. Bahçeli, konuşmasının ardından protokol üyeleriyle 1923 Proje'nin toplu açılışını gerçekleştirerek, temelini attı. Facebook'tan takip etmek için tıklayınız Bu Habere Tepkiniz
“El ile gelen bela düğün, bayramdır” demiş atalarımız. Her birimiz çok acılar yaşadık, kayıplar verdik. Canımızdan kanımızdan olan insanların aramızdan zamansız ayrılışı canımızı yaktı. Fakat biz “Olsun, veren de Allah`tır, Alan da Allah. Rabbimden gelen başımızın üstüne” dedik. Bu kadar acının içinde Yüce Allah bize öyle sevinçli, mutlu günler yaşatıyor ki bu sevinci kelimelerle ifade etmek mümkün başımızı dik tutamamışdık. Millet olarak onurumuz ve gururumuz ayaklar altına alınmıştı. Dedelerimizin ruhu tedirgindi, onların bize emanet ettiği Vatanımızın topraklarına sahip çıkamamışdık. Bu topraklar için canlarını feda eden Şehitlerimizin ruhu bize küskündü. Bayramlarda boynumuz bükük, kalbimiz kırık, sevincimiz buruktu ve millet olarak her gün namert düşmanımız Ermenistan ve onun hamileri tarafından hakarete uğruyorduk. Umutlarımızı ve hayellerimizi onurumuzla birlikte kalbimize gömerek 30 yıl sabrettik. Gözümüz yoldaydı. “Bir gece ansızın gelebiliriz” diyenleri mi bekledik, bilmiyorum. Ama…Geldi hesap sormanın zamanı! 1918`den beri kimse bunun hesabını sormamıştı, kaybettiğimiz toprakların hesabı görülmemişti. O gün bugünmüş! 40 Alp`ı ile Çin sarayını bir gece ansızın basan Kürşad`ın ruhu dirilmiş ve Başkomutan İlham Aliyev`de can bulmuştu. O, bu millete yeniden kahramanlık ruhunu, onurunu, gururunu geri vermişti! Düşmanın başına indirdiği Osmanlı tokadı onlara dünyayı dar etmişti, saklanmaya delik arıyordular. Gah Fransa, gah Rusya, gah da Amerika yolunda saklanmaya delik arayan Ermenistan ve Paşinyan. Bir tarafta karanlığı savunanlar, onların karşısında ise haktan ve hukuktan yana olan Azerbaycan ve onun Milli Kahramanı İlham Aliyev! Mukayeseyi bırakalım tarih yapsın!Ama bugün Azerbaycan ve Türk dünyası tarihinin en şerefli, onurlu sayfalarını yazmaktadır. Başımız dikeliyor. Millet, milli liderinin yanında! Azerbaycan bütünleşiyor! KarabağAzerbaycandır diyerek biziz Türk milleti! Küllerinden doğan Zümrüdüanka gibi yeniden doğuyoruz, tarihi yeniden yazmak için! Yolun açık olsun Azerbaycan!Sefer bizim, Zafer Allah`ındır!
İsimler belki başka başka ama kutlu aslında kutlu Peygamberden gelir ismimiz biz Mehmetiz. Dilde vatan yürekte vatan çıktım bir şanlı sefaya. Seyit onbaşı gibi ağır bir emaneti sırtlanıp bakmadan arkama. Tek bildiğim kurşun değmezdi şehit olacağım diye yola çıkana. Kurşun değmezdi bedenimi toprağa ruhumu Allah'a teslim edeceğim diyene. Düşmana değil Allah'a teslim olmak için ölmek için değil şehit olmak için kalpleri vatan diye atan arkadaşlarımın şerefli destanı. Sefer bizim zafer Allah'ındır. İşte A Haber'in hazırladığı özel klip.
sefer bizim zafer allah ındır kimin sözü