r3HbQIz. Merhaba🎈Bu gorsel yemekle ilgili degil ama az önce bununla uğraşırken paylaşmanın doğru olacağını Barış doğduğu günden beri duzenli olarak burnuna serum fizyolojik kullandık. Ancak kullananlar bilirler, her bir tüp açıldığı andan itibaren tek kullanımlıktır ve bir kutu serum fizyolojikte ekonomik olarak epey yaklaşık 5 aylık olduğunda, kullandığımız serum fizyolojik tüplerini kapaklarıyla birlikte sakladım ve eczaneden gorselde gordugunuz gibi paket olarak serum fizyolojik ve bir de şırınga aldım. Boş tüpleri duzenli olarak bununla doldurmaya ve açılmış serum torbasını buzdolabında saklamaya basladim. Bir serum torbasını bir ayın sonunda atıyorum. Ortalama 1 paket serum fiyatı 6,5 TL ve bu serum paketi 1 ayda bitmiyor 😁 İgneyi batırdığım yerden cozeltiyi şırıngaya çekip boş tüpleri dolduruyorum. Ekonomik bir fikir olarak bu da burada dursun 😊 Herkese sevgiler❤️ Temmuz 2020 Yazı dolaşımı Bu durum size garip görünebilir ama son derece normal bir durumdur. Bazı bebekler ve yetişkinler gözleri hafif açık şekilde uyurlar. Tıbbi olarak açık gözle uyuma durumu zararsızdır, bebekler arasında oldukça yaygındır ve çocuğunuzun bir uyku problemi olduğunu göstermez. Bazı bebeklerin neden gözleri açık uyuduklarını tam olarak kimse bilmiyor. Bu konuyla ilgili çok fazla araştırma olmamakla birlikte, doktorlar bebeklerin derin uykularında fazla zaman harcamalarından kaynaklanabileceğini söylüyor. Bebeklerin gözleri açık uyudukları derin uyku evresi bir aktif uyku döngüsüdür ve bebekler, toplam uyku sürelerinin yaklaşık yüzde 50’sini yetişkinlerden daha fazla REM uykusunda harcıyorlar. Yine de bebeğinizin uyurkenki bu durumu sizi rahatsız ediyorsa, göz kapaklarını yavaşça kapatabilirsiniz. Çocuğunuz gözleri saatlerce açık şekilde uyuduğu için gözleri kuruyor ya da tahriş oluyorsa doktoruna danışabilirsiniz. Çok nadir durumlarda, göz kapaklarının rahatsızlanması normal kapanmalarını önleyebilir. Ama böyle bir durum da yoksa bu konuda endişelenmenize gerek yoktur. Bu arada gözü açık uyumanın kalıtsal olduğunu gösteren bazı kanıtlar da var. Çocuğunuzun boş ve dalgın bir bakışla uyuduğunu fark ederseniz, eşinize şimdiye kadar hiç açık gözle uyuyup uyumadığınızı sorun. Yeni bir tıbbi üründen önce Bugün gazetesinde Ali Atıf Bir ve Vatan gazetesinde Elif Ergu’ nun köşe yazılarıyla haberdar oldum 1, 2. Aslında her iki yazarın yaptığı onlara sorsanız halkı bilgilendirme’ dir ama sakın ola ki inanmayın Bu, alenen ve resmen gizli reklâm’dır. Daha sonra da bu ürünün youtub’ da gerçek reklâm’ filmini gördüm 3. Olay şu Ülkemizin önde gelen ilaç üreticilerinden Abdi İbrahim, Bruno isimli yeni bir ürün’ piyasaya çıkarmış. Ürün diyorum ilaç diyemiyorum, çünkü bu bir ilaç değil. Bruno, her birinde 5 ml serum fizyolojik’ bulunan ve 12 flakondan oluşan kutularda satışa sunuluyor. Adına bakıp da bir şey sanmayın; serum fizyolojik 1 litre saf suda 9 gram sodyum klorür yani bildiğimiz sofra tuzu bulunan bir çözeltiden başka bir şey değildir. Böyle bir çözeltiyi isteyen herkes evinde 1 litre suda 9 gram tuzu eriterek de hazırlayabilir. Bizim ürünümüz izotonik ve steril’ dir sözleri de sizi yanıltmasın. Binde 9’ luk tuzlu su çözeltilerine izotonik denir; tuz bundan fazla ise hipertonik azsa hipotonik çözeltiler söz konusu olur. Sterilliğe gelince Buruna damlatılan bir sıvının damara zerk edilen bir ilaç gibi steril olması icap etmez. Üstelik kutusu üzerinde steril yazıyor ama yanında da bir not da var Vücuda zerk edilmez! Demek ki sterilliği şüpheli! Dünyanın en pahalı tuzlu suyu Şimdi gelelim bu mucize ürünün fiyatına. Her birinde 5 ml serum fizyolojik bulunan 12 flakonun fiyatı tam 20 lira 4. Evet, yanlış okumadınız, 60 mililitre su ve yarım gram tuzun fiyatı 20 lira, yazı ile yirmi lira’. Zenginin malı züğürdün çenesini yorar ama siz şimdi lütfen elinize bir kâğıt kalem alıp 20 liraya kaç ton serum fizyolojik üretilebileceğini ve bu tuzlu su işinin vatandaşa ne kadar tuzluya mâl olduğunu hesaplayın. Hesaplayın ki kimlerin nelerden nasıl para kazandığını kendi gözlerinizle de görün. İlaç firmaları işte böyle kazanıyor İlaç endüstrisi Allah’ ın suyunu ve tuzunu ambalajlayıp tıbbi bir ürün olarak işte böyle pazarlıyor’. Bu ürün ilaç olmadığı için rahatça reklâmı da yapılabiliyor. Başka ilaçlarda da durumun bundan farklı olduğunu sanmayın. Üreticilerinin ama masrafımız çok diye ağlamalarına’ da bakmayın. Tüm ilaçlarda aklın hayâlin alamayacağı kadar böyle büyük kazançlar var. Eczanedeki serum fizyolojiğin alternatifi var Uzmanlık saham dolayısıyla hemen her gün burnu tıkalı insanlarla karşılaşıyorum ve ben de hastalarıma serum fizyolojik tavsiye ediyorum ama bugüne kadar hiçbir hastama eczanede satılan serum fizyolojikli sıvılardan yazmadım. Onlara ya evde serum fizyolojik yapmayı öğretiyorum veya daha iyisi bedava olan Marmara denizi suyunu’ tavsiye ediyorum. Ay hocam, biz bunu yapamayız, hijyenik olmaz’ diye mızırdanan hanımefendilere ise 1 litresi 2-3 lira olan ve üstelik de damara zerk edilebilecek kadar steril’ olan serumlardan yazıyorum; bütün aile aylarca kullanıyor bitiremiyor. Aklıma takılanlar Bu ürünle alâkalı olarak bazı hususları dikkatinize sunmak istiyorum BİR Kutunun üzerinde bebek resmi ve baby’ ibaresinin olmasını yanlış buluyorum. Bu resim ve bu ibare insanlarda bunun sanki çocuklar için özel olarak üretilmiş’ olduğu algısını yaratıyor. Bu algı ise insanları aldatmaktan başka bir şey değil! Serum fizyolojik her yaşta herkes tarafından kullanılan bir sıvıdır. İKİ Reklâm filminde çocukların kullanılmış olması da ahlâki değildir ve bunu çocuklar bakımından da sakıncalı sayıyorum. Bunun ötesinde, çocukların hiçbir reklâmda kullanılmaması’ gerektiğini savunuyorum. Biliyorum bu devirde mümkün değil ama ben esas olarak her türlü reklâma karşıyım’. ÜÇ Ayakkabı, yatak, sabun, şampuan, sakız veya hangi ürün olursa olsun bunların sağlık’ üzerinden reklâmlarının yapılmasını da doğru bulmuyorum. Bruno’ nun kutusu üzerindeki Burun tıkanıklığı, bebeklerde iştah kaybı, uyku bozukluğu ve huzursuzluk gibi sorunlara yol açabilir’ cümlesi de bana göre tüketiciyi aldatmaya yönelik bir ifadedir. Böylece istisnasız her çocukta her gün karşılaşılabilecek bu tür sorunların Bruno ile hâlledilebileceği gibi doğru olmayan bir algı yaratılmaktadır. Bu da bir aldatmacadır. DÖRT 60 mililitre tuzlu suya 20 lira fiyat biçeni ve buna onay veren kurumu ve gerekçesini de merak ediyorum. Gelelim neticeye Bu vesileyle, reklâmın tezgâh üstü denen ilaçlar için bile ne büyük sakıncalar taşıyabileceğini tekrar görüşlerinize sunuyorum ve şu çağırılarda bulunuyorum BİR Tüm doktorları ve özellikle de çocuk doktorlarını bu tür eczanede satılan serum fizyolojikli burun damlalarını boykot etmeye davet ediyorum. İKİ Sağlık Bakanlığı ve RTÜK’ ü ilaç reklâmı, yanlış algı yaratma, reklâmlarda çocuk kullanılması ve sağlık üzerinden reklâma karşı hassas olmaya çağırıyorum. ÜÇ Elif Hanım ve Atıf Bey’ in Abdi İbrahim ile çıkar ilişkileri olup olmadığını açıklamalarını istiyorum. DÖRT Vatandaşlara da Uyanın artık’ diyorum. KAYNAKLAR Bebeklerde göz enfeksiyonu, sık görülen bir göz hastalığıdır. Doğum esnasında bebeğin gözlerine bakteri veya virüs bulaşabilmektedir. Bu nedenle yeni doğan bebekler mutlaka bir göz muayenesinden geçirilmelidir. Bebeklerde göz enfeksiyonunun tedavisi genellikle doktorun verdiği bir göz antibiyotiği damlasıyla uygulanır. Kısa bir süre sonra geçen bu iltihaplanmalar genellikle korkutucu ve tehlikeli değildir. Ancak bebeklere göz damlasını uygulamak oldukça güçtür ve gözlerine damlaya karşı fazla kırpacağı içinde, damlayı yakından damlatmak etkili göz enfeksiyonu sebepleri Gözyaşı kanalının tıkalı olmasıToz, duman, kirpik gibi yabancı maddelerin göz içerisine girerek enfeksiyon oluşturmasıVirüs ve bakterilerAlerjen maddeler örneğin, polen gibi maddelerin gözle temasıMebomyan kistiBebeklerde göz enfeksiyonu belirtileri Bebeklerde göz enfeksiyonunun en önemli belirtisi kızarıklıkGöz kanalının tıkalı olması sebebiyle gözlerde sulanmaGöz kabağında şişlikGözlerde yorgunluk Bebeklerde göz enfeksiyonu tedavisi Bebeklerde göz enfeksiyonu için bebek ilk doğduğunda bebeğin gözüne antibiyotik damla damlatılır. Enfeksiyon devam ederse doktor bu damla tedavisine devamı etkisi olan anne sütünü bebeğinizin enfeksiyonlu gözüne gönül rahatlığıyla gözyaşı kanalları tıkalıysa doktorunuz cerrahi yöntem uygulayacaktır. Enfeksiyonlu gözü temiz tutmalısınız. Enfeksiyonun bulaşıcı olduğu için bebeğinizin ellerini gözlerine götürmesine engel alerjik sebeplerden dolayı ise enfeksiyon, alerjik damlalar kullanmalı, gözyaşı serumları ile bebeğinizin gözlerini göz enfeksiyonu bebeklerde sıklıkla görüldüğünden ve doğum esnasında hassas gözleri mikrop kapabileceğinden doğduğu ilk anda antibiyotik damla damlatılmaktadır. Ancak, dış dünyayla yeni etkileşim halinde olurken mikroplara karşı oldukça savunmasız olduklarından bu enfeksiyon çoğu zaman geçmeye biliyor ya da tekrarlaya biliyor. Bu sebeplerden dolayı bebeğinizin gözlerini sürekli temiz tutmalısınız. Tehlikeli bir hastalık olmamasına rağmen geç kalındığı taktirde bebeğin gözlerinde ileri enfeksiyonlara sebep olabilir. Bu nedenle geç kalınmadan bir doktora mutlaka danışılmalıdır. Son Güncelleme 075141 Bebeklerde Göz Enfeksiyonu ile ilgili bu madde bir taslaktır. Madde içeriğini geliştirerek Herkese açık dizin kaynağımıza katkıda bulunabilirsiniz. 0 Yorum Yapılmış "Bebeklerde Göz Enfeksiyonu" Kayıtlı yorum bulunamadı ilk yorumu siz ekleyin Göz Bebeği Küçülmesi Göz bebeği küçülmesi, iris tabakasına bağlı olan kasların hareketi sonucunda oluşmaktadır. İris, göze rengini veren ve gözün diyafram görevini üstlenen bir yapıdan oluşur. İrisin ortasında bulunan boşluğa göz bebeği adı verilmektedir. İris tabakasınd... Bebeklerde Göz Bebeği Büyümesi Bebeklerde Göz Bebeği Büyümesi; Bebeklerde oluşan göz bebeği büyümesi, halk arasında göz tansiyonu olarak isim verilen bir glokom hastalığıdır. Her 1/10000'de bir bebek dünyaya glokom hastası olarak gelir. Ebeveynlerin bu noktada çok özeli olması ve ... Kedilerin Göz Bebeklerinin Büyümesi Kedilerin Göz Bebeklerinin Büyümesi; Sağlıkla ilgili durumlardan dolayı olabileceği gibi psikolojik tepkiler sonucunda da ortaya çıkabilmektedir. Heyecan, korku, ortamın karanlık olması veya çeşitli istekleri olan kedinin göz bebeklerinde büyüme olab... Göz Bebeği Büyümesi Göz bebeği büyümesi, göz bebeği gözün iris kısmının ortasında bulunan boşluktur. İrisin yapısında küçük kaslar bulunmaktadır ve bu küçük kaslar ile göz bebeğinin boyutunu kontrol altında tutabilmektedir. Göz bebeğinin boyutunda değişiklikler sık sık ... Bebeklerde Göz Çevresi Kızarıklığı Bebeklerde Göz Çevresi kızarıklığı, bebeklerin göz çevrelerinde oluşan kızarıklık enfeksiyona bağlı olarak gelişen bir döküntü olabileceği gibi aynı zamanda alerjik bir reaksiyon olarak da ortaya çıkmış olabilir. Bebeklerde en sık rastlanan göz çevre... Bebeklerde Göz Kapağı Kızarıklığı Bebeklerde göz kapağı kızarıklığı, bizim için bebekler vazgeçilmez anneliği tattıran, huzur veren meleklerdir ve onların sağlığı her şeyin üzerindedir. Anne karnında bebeğini düşünmeye başlarsınız, doğumdan itibaren bebeklerinizin birçok şeyini göze... Çift Göz Bebeği Çift Göz Bebeği, bir kişide, iki iris ve iki göz bebeğinin bir göz içinde bulunması olarak tanımlanabilir. Bu durum ile ilgili tıp literatüründe sağlıklı bilgiler bulunmamaktadır. Çift göz bebeğine sahip olanların olduğunu söyleyenler bulunmakla bera... Bebeklerde Göz Kızarıklığı Bebeklerde Göz Kızarıklığı; göz kanalı tıkanıklıkları, alerji, enfeksiyon, uykusuzluk, göze darbe alma ve diğer nedenlerden dolayı bebeklerde göz kızarıklığı oluşur. Bebeklerde göz kızarıklığına genel olarak enfeksiyondan kaynaklı iltihaplanmalar ned... Bebeklerde Göz Çapaklanması Bitkisel Tedavi Bebeklerde Göz Çapaklanması Bitkisel Tedavi, Gözyaşı, gözün ön kısmında olup, geniş bir alana yayılarak bu alanı nemlendirir. Daha sonra gözyaşı kanalından geçerek burnun içine doğru yol alır. Burun kanalı tıkalı ise, gözyaşı burada birikerek, gözde ... Göz Bebeği Göz bebeği gözün ortasında yani iriste bulunan boşluğa denilir. Göz bebeği renkli değildir. Fakat göz bebeği bir boşluktan ibaret olduğu için siyah renkli görünmektedir. Ayrıca bu boşluktan giren ışık tekrar çıkmamaktadır. Çünkü ışınlar dokulardan do... 2 Yaş Bebeklerde Göz Kayması 2 Yaş Bebeklerde Göz Kayması; İki gözün aynı hizada sıralanmaması veya tek gözün yada her iki gözün birden farklı noktaya bakmasına göz kayması deriz. Bebeklerde 2-4 yaş arasındayken göz kayması teşhis edilebilmektedir. Nadir olarak 6 yaştan sonra ba... Göz Bebekleri Neden Büyür Göz bebekleri neden büyür, Göz bebeği iris adı verilen gözün renkli olan bölümünün tam merkezindeki dairesel bir deliktir. İris yapısında yer alan küçük kaslar yardımı ile göz bebeğinin boyutunu kontrol altında tutar. Böylelikle ışığın gözün arkasınd... Göz Bebeği Küçülmesi Bebeklerde Göz Bebeği Büyümesi Kedilerin Göz Bebeklerinin Büyümesi Göz Bebeği Büyümesi Bebeklerde Göz Çevresi Kızarıklığı Bebeklerde Göz Kapağı Kızarıklığı Çift Göz Bebeği Bebeklerde Göz Enfeksiyonu Bebeklerde Göz Kızarıklığı Bebeklerde Göz Çapaklanması Bitkisel Tedavi Göz Bebeği 2 Yaş Bebeklerde Göz Kayması Göz Bebekleri Neden Büyür 2 Yaş Bebeklerde Göz Çapaklanması Göz Bebeği Hastalıkları 1 Yaş Bebeklerde Göz Çapaklanması Bebeklerde Göz Altı Kızarıklığı Yeni Doğan Bebeğin Göz Rengi Göz Bebeklerinin Büyümesi Ne Anlama Gelir Bebeklerde Göz Rengi Göz Bebeği Kayması Göz Bebeği Kanlanması Bebeklerde Göz Kayması Bebeklerde Göz Çapaklanması Bebeklerin Göz Rengi Ne Zaman Belli Olur Yenidoğan Bebeklerde Göz Kayması Yeni Doğan Bebeklerde Göz Çapaklanması Bebeklerde Göz Çapaklanması Nasıl Geçer Popüler İçerik 2 Yaş Bebeklerde Göz Çapaklanması 2 yaş bebeklerde göz çapaklanması; çok ciddi olmayan bir sağlık sorunu olarak kabul edilir. Göz vücudun en hassas yapıya sahip organlarından bir tanes... Göz Bebeği Hastalıkları Göz Bebeği Hastalıkları Göz bebeği hastalıkları genellikle, bebek ve çocuk yaşlarda görülmektedir. İleri yaşlarda da kişilerin yaşadığı bazı hastalık... 1 Yaş Bebeklerde Göz Çapaklanması 1 Yaş Bebeklerde Göz Çapaklanması, Bebeklerde, çocuklarda ve yetişkinlerde göz çapaklanması, gözyaşı kanallarının tıkalı olmasından kaynaklanmaktadır.... Bebeklerde Göz Altı Kızarıklığı Bebeklerde Göz Altı Kızarıklığı, Bebeklerde belli aralıklarda meydana gelen göz altı kızarıklığı bazen bebeğin eline aldığı bir şeyi gözüne götürmesi ... Yeni Doğan Bebeğin Göz Rengi Yeni Doğan Bebeğin Göz Rengi; Bebeğin göz rengini doğduğunda anlamak mümkün değildir. Yeni doğan bebeğin göz rengi bazen anne ve babaya benzemeyebilir... Göz Bebeklerinin Büyümesi Ne Anlama Gelir Göz bebeklerinin büyümesi ne anlama gelir, Göz bebeği gözün renkli bölümünde yer alan kısmın tam ortasında bulunan, genelde siyah renk olan gözün teme... Yenidoğan Bebeğin Fizyolojik Özellikleri Yenidoğan ve çocukluk döneminde anatomik, fizyolojik ve biyokimyasal özellikler erişkinlere göre belirgin farklılıklar gösterir. Solunum Sistemi Yenidoğanın solunum sistemi, yetişkinlerdekinden bazı farklılıklar gösterir. Bunlar;  Yenidoğan, burnundan nefes alır.  Yenidoğanın dili büyüktür.  Larinks yüksektedir. Larinks huni gibi aşağı doğru daralır ve en dar yeri krikoid kıkırdak seviyesidir Bu nedenle çocuklarda soluk yolundaki mukus solunumu engelleyerek hipoksiye neden olabilir.. Solunum sekresyonları daha fazladır. Hava yollarının çapı yenidoğanda oldukça küçüktür Bu, hava yolu direncinin yüksek olmasına yol açar.. Mukoz membranları daha incedir. Bu nedenle daha kolay zedelenebilir. Solunum kasları iyi gelişmemiştir. Yenidoğanda solunum, diyafragmatik ve karın solunumu şeklindedir. Solunum sayısı sık olup ortalama 40-60/dakikadır. Dolaşım Sistemi Doğum sonrasında yenidoğan dolaşım sisteminde birtakım değişiklikler oluşmaya başlar ve dolaşım sisteminin doğum sonrası dış ortama uyumunun tamamlanması saatler hatta günler alabilir. Doğum öncesinde plasentadan V. umbilicalis ile karaciğere gelen kan, buradan ductus venosus ve V. cava inferior ile sağ atrium ulaşır. Oksijen ve besin maddelerinden zengin bu kan, foramen ovale denen delik aracılığıyla sol atriuma, daha sonra da sol ventriküle geçer. Bu kanın önemli bir bölümü aorta aracılığıyla baş bölgesi ve üst ekstremiteye gider. Üst ekstremiteden dönen venöz kan, V. cava superior aracılığıyla sağ atriuma döner ve buradan da sağ ventriküle geçer. 17 Sağ ventrikülden pompalanan kan akciğerler henüz çalışmadığından ductus arteriosus aracılığı ile inen aortaya geçer ve A. umblicalis ile plasentaya döner. Doğumdan sonra akciğer solunumunun başlaması ile pulmoner kan akımı birden artar. Akciğerden pulmoner venlerle sol atriuma dönen kanın artması sol atrium basıncını artırır ve bu da foramen ovalenin kapanmasını sağlar. Kanda artan parsiyel oksijen basıncı, ductus arteriosusu kapatır. Yenidoğanda kalp atım hızı 120-160/dakikadır. Gastrointestinal Sistem Yenidoğan bebekte 24–36 saat içinde görülen ilk gaitaya mekonyum denir. Yapışkan bir yapısı olan mekonyumun rengi koyu yeşil-siyahtır. Bebek anne sütü almaya başladıktan sonra rengi değişir. Anne sütü ile beslenen bebeklerin dışkısı gevşek, akıcı, altın sarısı rengindedir. 48 saat içinde dışkılamayan bebeğin bağırsaklarında tıkanma düşünülmelidir. Üriner Sistem Böbrek tübülleri henüz tam olarak olgunlaşmadığından suyun geri emilimi sınırlı olarak yapılmaktadır. Glomerül filtrasyon hızı düşüktür. Bebek doğar doğmaz idrarını saat sonra idrar yapımı sıklaşır. İdrarı açık sarı renklidir. Günde 6-10 kez idrar yapması yeterli sıvı aldığının göstergesidir. Sinir Sistemi Beyin doğumda oldukça büyüktür. Toplam vücut ağırlığının %10’unu oluşturur. Yenidoğan beyin ve omuriliğindeki nöron sayısı erişkin dönemdeki nöron sayısı ile eşit olmasına rağmen bu nöronların aksonları ve nöronlar arası bağlantı henüz gelişimini tamamlamamıştır. Bağışıklık Sistemi yenidoğanın yetersizdir. İlk aylarda anne sütünden geçen antikorlar tarafından hastalıklardan korunur. DUYULAR Dokunma Yenidoğanın en önemli duyusudur. Bebeğin pek çok refleksi dokunma duyusuyla ilgilidir. Yanağına dokunulduğunda aranır, avuç içine dokunulduğunda parmağı kavramaya çalışır. Görme Yenidoğanın gözleri ışığa hassastır. Işık gözüne geldiği an gözlerini kapatır. İşitme Yenidoğan bebek, yalnız sesleri tanımakla kalmayıp sesin geldiği yöne başını çevirir. Koku alma Başlangıçta kokuyu ayırt etme özelliği zayıftır. 4. ayda keskin kokulara karşı tepkisini başını çevirerek verir. Tat alma Yenidoğanlar benzer tatları fark edebilir. Tatlılardan hoşlanırken acı, ekşi ve tuzluya karşı olumsuz tepkiler verir. Yenidoğanın Nörolojik Özellikleri / Refleksleri Yenidoğan bebeklerde merkezi sinir sisteminin olgunlaşması henüz tamamlanmamıştır. Yenidoğan normal yaşamını sürdürebilmek için birçok koruyucu refleksle doğar. Bu nedenle refleksler bebekler için doğal korunma mekanizmasıdır. Emme refleksi Ağzına parmak sokulduğunda emer. Uyanıkken 4. aya kadar, uyurken 7. aya kadar emme hareketi gözlenir. Daha sonra bu refleks kaybolur. Arama refleksi Bebeğin yanağına ve ağız kenarına parmakla hafifçe dokunulduğunda ağzını açar ve başını o yöne çevirerek arar. Emme refleksiyle sıkı ilişkilidir. Arama refleksi 3 ay civarında kaybolur. Moro Refleksi Bebek sakin yatarken başı desteklenerek hafif kaldırılır. Destek birden çekildiğinde ya da ani ses uyarısında kollarının ve el parmaklarının açılıp yeniden gövdede birleştirilmesidir ürkme, sıçrama, sarılmaya benzeyen bir hareket. Yüzünde bir korku ifadesi vardır. Moro refleksi genellikle 4. ayda kaybolur. Yakalama kavrama refleksi Bebeğin avuç içine ve ayak tabanına dokunulduğunda parmakların içine kapandığı görülür. Ellerdeki kavrama refleksi 3–4. aylarda kaybolur ve artık bilinçli bir harekete dönüşür. Ayak parmaklarındaki ise 10. aya doğru kaybolur Babinski refleksi Ayak tabanının orta kısmına dokunulduğunda ayak başparmağının diğer parmaklardan ayrılarak yana doğru açılması şeklinde gözlenen bir reflekstir. Tonik boyun refleksi Tonik boyun refleksleri başın vücuda göre olan durumunu belirler. Bebeğin bir taraftaki omzu, başı, boynu ve ayakları gerginken diğer tarafı gevşek bir pozisyondadır. Başın dönük olduğu taraftaki kol ve bacak ekstansiyonda diğer kol ve bacak fleksiyondadır. Ortalama olarak 20 haftada kaybolur. Bu refleksin bebeğin anne karnında uygun şekli almasına yardımcı olduğu düşünülmektedir. 7. aydan sonra bulunması patolojiktir. Basma ve otomatik yürüme refleksi Bebek, koltuk altlarından tutularak düz bir yüzeye ayakları değdirilirse adım atma hareketleri yapabilir. Zamanında doğanlar genellikle ayak tabanları, erken doğan bebekler ise ayak uçları ile basma eğilimindedir. Bu refleks 6-7. ayda kaybolur. Basma ve yürüme refleksi 21 Bunların dışında öğürme, yutkunma, başını kaldırma gibi refleksler de yenidoğan bebeğin dış ortama adaptasyonunda önemli bir koruma görevi görür. ÖZEL DURUMU OLAN BEBEKLER Prematüre Bebekler Preterm Bebekler 37. gebelik haftasından önce doğan bebeklere prematüre / preterm bebek adı verilir. Prematüre bebekler, zamanında doğan bebeklere göre daha sık hastalanma veya ölme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Prematüre Bebeğin Özellikleri * Derisi ince, nazik ve parlak pembe-kırmızı renklidir ve damarlar belirgindir.*Lanugosu fazladır.*Derialtı yağ dokusu yeterince gelişmediğinden derisi buruşuktur. *ayak anında enine çizgiler ve bunlar arasındaki çukurluklar gelişmemiştir. *Tırnaklar yumuşaktır ve parmak uçlarını geçmez. kulakları küçük, kıvrımları az ve yumuşaktır. Bu nedenle kulaklarının üzerine uzun süre yatırılmamalıdır. *Solunumu düzensiz, zayıf ve diyafragmatiktir. *Ağlaması zayıf ve tiz seslidir. *Normal refleksler olmayabilir, hipotoniktir, emme gücü ve öksürük refleksi çok zayıftır. *Erkek bebekte testisler skrotuma inmemiştir. *Baş bedene göre çok büyüktür. Fontaneller büyük ve suturlar çok aralıklıdır. *Genellikle vücut ağırlığı gramın altındadır. *Göğüs duvarı yumuşak ve karın gergindir. . Prematürelerde Görülebilecek Sorunlar Genelikle bradikardi ve siyanozun eşlik ettiği, solunumun 20 saniyeden uzun süreli durması olarak tanımlanan apne görülebilir. Prematüre anemisi eritrosit yaşam süresinin term bebeklere göre daha kısa olması, demir depolarının yetersizliği, hızlı büyüme, eritropoietin eksikliği nedeniyle görülebilir. Yenidoğanlarda tüm gestasyon yaşlarında plazma glikoz düzeyinin normalin altında olması hipoglisemi olarak tanımlanır ve tedavi gerektirir. Depolarında yeterli glikojen ve yağ bulunmayan prematürelerde hayatın ilk 2 haftası içinde özelikle hasta prematürelerde hipoglisemi görülmektedir. Bu bebeklerin başta glikojen depolarının yetersizliği, beslenme sorunları, hastalıkları ve glikoliz metabolizmasındaki yetersizlikler hipoglisemiye neden olmaktadır. Prematürelerin vücut ağırlıklarına oranla vücut yüzeyinin geniş olması, daha az yağ dokusu içermeleri ve glikojen depolarının yetersiz olması nedeniyle term bebeklere göre hipotermiye daha çok eğilimlidir. Preterm prematüre bebeklerde term bebeklere göre sarılık daha sık görülür ve daha düşük bilirubin seviyelerinde bile kernikterus riski fazladır. Kernikterus, indirekt bilirubin miktarının artması ile beyinde bilirubin birikmesi ve beyin hücrelerine zarar vermesidir. Prematüre bebeklerde bilirubin düzeyinin izlenmesi bu nedenle önemlidir. 6Patent duktus arteriosus Prematüre bebeklerde surfaktan olmaması nedeni ile akciğerleri tam genişleyemez. Pulmoner arterde akciğerlere kanın gidişi zordur. Bu durum pulmoner arter hipertansiyonuna neden olur. Bunun sonucu olarak da duktus arteriosus kapanmaz. Respiratuar distres sendromu RDS Hyalin Membran Hastalığı olarak da bilinen RDS, genellikle 34 haftanın altındaki prematüre bebeklerde doğumdan sonraki 4-6 saat içerisinde görülen; solunum yetmezliğine neden olan bir 27 tablodur. Prematür bebeklerin en önemli mortalite ve morbidite nedenlerinin başında gelen RDS’nin esas nedeni, erken doğum nedeniyle akciğerlerin gelişimsel aşamalarını tamamlayamamasıdır. Enfeksiyonlar Prematüreler anneden transplasental IgG geçişinin olmayışı veya yetersiz geçişi, hücresel immün yanıt azlığı, uzun süre hastanede kalma, beslenme bozukluğu, invaziv işlemlere maruz kalma gibi nedenlerden dolayı enfeksiyon riski yüksek bir gruptur. Postmatüre Postterm / Sürmatüre Bebek Doğum ağırlığına bakılmaksızın 42. gebelik haftasından sonra doğan bebeklere, postmatüre sürmatüre bebek denir. Postmatürelikte plasenta yetmezliği söz konusu olmaktadır. Buna bağlı olarak ölü doğum ya da doğumdan sonraki 1 hafta içinde ölüm görülebilmektedir. Postmatüre Bebeğin Özellikleri *Lanugo yoktur, verniks kazeoza ve deri altı yağ dokusu azdır. *Ciltleri buruşuk ve yumuşaktır. Daha sonra kurur, çatlar ve soyulur beyaz parşömen gibi. *Boy ve kilosu miadında doğanlara göre daha fazladır. *Cilt rengi soluk,sarı-yeşilimtıraktır. *Saçları uzundur. *Tırnakları uzundur. *Göbek kordonu yeşilsarı renktedir. *Bu bebeklerin fetal yaşamında plasental yetersizlikler olursa amniotik sıvı ve fetüs mekonyumla boyanır ve tırnaklarında mekonyum bulunur. *Genelde artmış bir uyanıklık hâli vardır. Postmatürlerde Görülebilecek Sorunlar Mekonyum aspirasyonu riski Amnion sıvısına karışan mekonyum aspire edilir. *Neonatal asfiksi Mekonyum aspirasyonuna bağlı solunum sıkıntısı olabilir. Hipoglisemi İntrauterin yaşamın son haftalarında beslenme için glikojen depolarını kullandığı için hipoglisemi gelişme riski vardır. .Düşük Doğum Ağırlıklı Bebek / Dismatür Bebek Gebelik haftasına bakılmaksızın gramın altında olan tüm yenidoğanlar düşük doğum ağırlıklı kabul edilir. Düşük doğum ağırlıklı yenidoğanlar, gestasyon yaşına bakılmaksızın kilolarına göre üç kategoriye ayrılarak değerlendirilir. Bu değerlendirmeye göre düşük doğum ağırlıklı bebekler için; gram arasındaki bebekler için “düşük doğumağırlıklı”, * ve gramarasındaki bebekler için “çok düşük doğumağırlıklı”, * gramdan az ağırlıktaki bebekler için “aşırı düşük doğum ağırlıklı” kavramları kullanılmaktadır. Yenidoğan bebeğin sorunlarının iyi değerlendirilmesi ve doğru tanı için gestasyon yaşının ve doğum ağırlığının mutlaka birlikte değerlendirilmesi gereklidir. Düşük Doğum Ağırlıklı Bebeğin Özellikleri *Yağ dokusu ve kas kitlesi azalmıştır. *Saçlar ince, kırılgan, düzve diktir. *Keratin yokluğuna bağlı olarak ciltşeffaf,jelatinöz ve parlak ve ayaklar vücudun diğer bölümlerine göre büyüktür. *Yumuşak doku kaybı dokusu azalmıştır. *Abdomen çökük, sandal biçimindedir. *Süturlarve fontaneller geniştir. Düşük doğum ağırlıklı bebeklerin dış ortama uyum yetenekleri term / miadında doğanlara göre sınırlıdır. Düşük doğum ağırlığı olan bebeklerde hipoglisemi sıklığı %60’a kadar çıkmaktadır. Çünkü bu bebeklerde zaten az miktarda olan glikojen ve yağ depolarının hızlı tükenmesi ile genellikle hayatın birinci ve ikinci günlerinde hipoglisemi görülmektedir. İleri derecede düşük doğum ağırlıklı bebeklerde ilk 6 ve 12 saat içinde de hipoglisemi semptomları görülebilir. gramın altında doğum tartısı olan bebeklerde enfeksiyon riski ve bebek ölüm oranı yüksektir. Diyabetik Anne Bebeği Hamileliği sırasında hastalığı iyi kontrol edilmemiş diyabetik bir annenin bebeği diğer bebeklere göre daha iri ve kilolu doğar . Diyabetik Bebeğin Özellikleri Bebeklerin doğum kiloları fazladır g üzerindedir.. *İnsülinin büyüme hormonu etkisi göstermesi nedeniyle bebeklerin omuzları geniştir. *İlk günlerinde laterji uyku hâli, uyuşukluk, *Siyanoz ve sarılık, *Apne, *Terleme. Diyabetik Anne Bebeklerinde Görülen Sorunlar Diyabetik anne bebeğinin sorunları Dğum travmaları, RDS, hipoksi, hipoglisemi, hipokalsemi, hipomagnezemi ve konjenital bozukluklardır. Makrozomi Gestasyonel yaştan bağımsız olarak gram üzerindeki fetüsü tanımlar. Bebek kanında anneden geçen şeker yüksek olduğundan bebek daha çok beslenir. Doğum travması Bebek kilolu olduğundan doğum travması riski daha fazladır özellikle omuz takılması ve brakial pleksus yaralanmaları. Hipoglisemi Doğumdan sonra göbek kordonunun klemplenmesiyle beraber anneden çocuğa glikoz transferi birden durur. Çocukta hiperinsülinemi nedeniyle kan şekeri değerleri ilk iki saatte düşer ve daha sonra yükselmeye başlayıp stabilize olur. Hipoglisemi hemen tespit ve tedavi edilmelidir. Glikozun aşırı düşmesi nörolojik hasara ve ölüme neden olur. Hipokalsemi ve hipomagnezemi Böbreklerden aşırı magnezyum kaybına bağlı hipomagnezemi gelişir ve bunun sonucu olarak parathormon düzeyi düşer. Parathormonun düşmesi nedeniyle de hipokalsemi gelişir. Diyabetik anne bebeklerinde 5-6 kat fazla görülür. Akciğer matürasyonundaki gecikmeden hiperglisemi ve hiperinsulineminin sorumlu olduğu düşünülmektedir. Hiperbilirubinemi Bu grup yenidoğanlarda eritrositlerin hızlı yıkımı sarılık riskini artırır. Bu sarılık genelde hafif olup tedavide sıvı alımı ve ultraviyole yeterlidir

bebeğin gözüne serum fizyolojik kaçtı