Bazenkelimeleri, bazen resimleri, bazen de beden dillerini kullanarak bize mesajlar veriyorlar. Bir yetişkin olarak bize düşen, bu mesajları görebilmek. Çocuğun iyi oluşunda yaşanan ani değişimler bize bu konuyla ilgili önemli ipuçları verir. Akademik başarıda ani düşüş, sosyallik ilişkilerinde zayıflama, uyku sorunları Hangiyaş grubu çocuklar pedofili mağduru oluyorlar? ‎0 530 775 17 55; Pedofilik bireylerin eylemlerini yaptıkları ortalama yaşlarının 40-70 yaş arası olduğu gösterilmiştir. Çocuğun cinsel istismarı sözel istismar, cinsel organlarını gösterme, çocukları soyma ve seyretme, cinsel ilişkiye veya mastürbasyona tanık Kanunlar"tecavüz etsin öyle gelsin" dedi. Yakalayanlar hakkında ise darp suçundan işlem başlatıldı. Çocuk taciz ve tecavüzünden kanun çıkartmayan meclis en az sapık kadar suçludur. İstanbul Pendik'te 12 yaşındaki kız çocuğuyla mesajlaştığını sanan L.M isimli şahsa arkadaşlarının tuzak kurduğu ortaya çıktı. Önerilerimizegeçelim! 1. Bebeğini İngilizceye maruz bırak! Bebeklere İngilizce kaç yaşında öğretilmeli diye soruyorsan, dil eğitimine 3 yaşından önce başlamanın önemli olduğunu söyleyelim. Bunun için bebeğinin ana dili dışında İngilizce konuşulan bir Erkençocukluk müdahalelerinde sadece OSB olan çocuğa sunulan eğitim hizmetleri değil çocuğun içinde yaşadığı ailenin tüm ihtiyaçları göz önüne alınarak aile odaklı hizmetler ve destekler sunulmalıdır. Özellikle 0-3 yaş için erken müdahale hizmetleri mümkün olduğunca ev ziyaretleri şeklinde doğal evZ6. Gelişimsel SeyirÇocukların yaşayacakları gelişim özellikleri ve değişimler, kişisel farklılıklar gösterse de genel olarak öngörebileceğimiz bir seyir izler. Yetişkinler olarak bu değişimleri bilmek ve farkında olmak, hem kaygılarımızı gidermek hem de onlara destek olmak için önemlidir. Bilişsel GelişimBiliş, ileri zihinsel süreçleri içerir. Zihinsel süreçler dikkat, algı, bellek, dil gelişimi, okuma ve yazma, problem çözme, anımsama, düşünme, akıl, yaratıcılık vb. özellikleri içermektedir. Bilişsel gelişim, doğumdan başlayarak çevre ile etkileşim ve çevrenin anlaşılmasını sağlayan bilginin edinilmesi, kullanılması, saklanması, yorumlanarak yeniden düzenlenmesi ve değerlendirilmesindeki zihinsel süreçleri içine alan gelişim alanıdır. Bilişsel gelişimin desteklenmesinde yetişkinlerin rolü çok önemlidir. Anne babaların zengin uyarıcı çevre sunmaları Doğa gezileri, kültürel geziler ve oyunlar… çocukların gelişimlerini desteklemektedir. 4-5 YAŞ ARALIĞINDA SİZİ NELER BEKLİYOR? Bu yaş çocuğu, taleplerinin yerine getirilmemesini anlayabilir, bekleyebilir ve erteleyebilir. Kolları, bacakları ve kafaları olan çöp adamlar çizer. Resimler bir yetişkin tarafından anlaşılacak düzeyde tanınabilir nesneler çizer. Yakın geçmişteki olayları, yaşadıklarını, olup bitenler arasında ilişki kurarak anlatır. Kendi ad-soyadı, yaşı ve yaşadığı semti sorulduğunda söyler. X, V, H, T, O gibi basit sembolleri, örneğe bakarak çizer. Dört temel rengi ve basit geometrik şekilleri tanır, aynıları ile eşleştirir ve sorulduğunda isimlerini söyler. Fiziksel Gelişim Psikomotor'Motor’ kelimesi anlam olarak, hareketi ifade eder. Anne karnında iken her birey fiziksel olarak gelişmeye başlar. Dünyaya geldiğinde de bu gelişim hızlanarak devam eder. Önceleri refleks olan hareketlerin bazıları, refleks olarak ömür boyu devam ederken, bazıları da zamanla organların bilinçli olarak kullanılması ile motor becerilere dönüşür. Nefes alıp vermek ya da göz kırpmak, ömür boyu bireyin istemi dışında da olsa devam eden refleksif hareketlerdir. Oysa tek ayak üzerinde sekmek ya da kağıt kesmek, organların kullanımının bilinçli olması ile yapılan eylemlerdir ve psikomotor gelişim içinde değerlendirilir. Psikomotor gelişim, yaşam boyu devam eden motor becerilerde ortaya çıkan davranışların kontrol altına alınması sürecidir. Söz konusu olan davranışlar; duyu organları, zihin ve kasların birlikte çalışması ile ortaya çıkar. Aşağıda belirtilen davranışların, bir yıl içerisinde sırası ile gerçekleşmesi beklenmektedir. Ayak değiştirerek, yetişkin desteği olmadan merdiven iner ve çıkar. Parmak ucunda durur. Dengesini kaybetmeden koşar. 3 tekerlekli bisiklete kolaylıkla sürer. 3-5 saniye tek ayağının üzerinde, destek almadan durur. Topu atma, tutma, tekme atma, fırlatma gibi oyunlar oynar. İğne, iplik, boncuk gibi küçük nesneleri bulunduğu yerden, parmaklarını kullanarak alır. 3 parmağını kullanarak, doğru şekilde kalem tutar. Sosyal-Duygusal GelişimSosyal-duygusal gelişim, çocuğun duygularının farkında olması, kendini tanıması, yeterliliklerini ve sınırlarını bilmesi, hangi durumda nasıl davranacağını bilerek duygu kontrolünün olması, böylelikle iç dünyasında yaşadıkları ile çevrenin beklentileri arasında denge kurabilmesi, yaşadığı topluma uyum sağlaması olarak ifade edilir. Çocuk, duygusal gelişim sürecinde olumlu ve olumsuz duyguları doğal bir şekilde yaşar. Olumlu duygulara uygun tepkiler vermek önemliyken, çocuğun olumsuz duygular yaşama sıklığı ve yoğunluğu da oldukça önemlidir. Sosyal-duygusal gelişimin niteliği anne-baba ve çocuk etkileşimi ile yakından ilişkilidir. Aşağıda belirtilen davranışların, bir yıl içerisinde sırası ile gerçekleşmesi beklenmektedir. Önceki yaşlara kıyasla çok daha bağımsızdır. Yetişkin desteğine çok daha az ihtiyaç duyar. Mizah anlayışı gelişmeye başlar. Yakın arkadaşları vardır. Arkadaşlar genellikle hemcinsleri arasından seçilir. Kılıktan kılığa ve rolden role girdiği oyunları saatlerce, akranları ile oynamaktan keyif alır. Zaman zaman, istekler çatıştığında, akranlar arasında sürtüşmeler yaşanır. Oyunlarında nesneleri başka amaçlar için kullanır. Paylaşma, bekleme, işbirliği anlayışı gelişmektedir. Dil Konuşma GelişimiDil gelişimi seslerin, kelimelerin, sayıların, sembollerin kazanılması, saklanması ve dilin kurallarına uygun olarak kullanılmasını içeren bir süreçtir. Dil gelişimi, doğumdan itibaren başlar ve yaşam boyu devam eder. Dil ve öğrenme arasında önemli bir ilişki vardır. Çocuğun dil gelişiminde iletişim kurma, diğerlerinin dikkatini çekme, isteklerini duygu ve düşüncelerini iletme ihtiyacı vardır. Aşağıda belirtilen davranışların, bir yıl içerisinde sırası ile gerçekleşmesi beklenmektedir. Bu yaş çocuğunun konuşması, kurallı cümleler halinde ve tamamen anlaşılırdır. Şiir ve şarkılar ezberler Sıklıkla anne babasına “Ne zaman?”, “Nasıl?”, “Neden?” ile başlayan art arda sorular sorar. Öğrenme YaklaşımlarıAşağıda bireylerin yatkınlıklarının olduğu zeka türleri ve içeriklerine yer verilmiştir. Araştırmalar her bir çocuğun kendine özel bir öğrenme yöntemi ve kapasitesi olduğunu göstermektedir. Siz de çocuğunuzun aşağıdaki zeka türlerinden hangisine yatkın olduğunu keşfetmeye çalışabilirsiniz. Yaş aldıkça, sizin de desteğiniz ile çocuklar yeni bilgileri hız ve kolaylıkla edinebilmektedir, ancak asıl önemli olan çocuklara öğrenme hevesi ve merakı aşılamak değil mi? Peki bunu sağlamak erken yaşlarda mümkün mü? Anne baba olarak neler yapabilirsiniz bir sunduklarınız arasından tercih hakkı tanıyın. Başarılarını değil, çabasını takdir edin. Sorduğu sorulara bıkmadan, usanmadan, "Daha küçüksün." demeden yanıt verin. Kitap okumayı önce siz sevin, ancak böylelikle yeni bilgiler edinme merakı olan bireyler yetiştirebilirsiniz. Akranları ile kıyaslamayın. Düşmesine, pislenmesine ve oyuncaklarını söküp, yeniden birleştirmeye çalışmasına izin verin. Doğada zaman geçirmesini sağlayın. Başlanılan işin bitirilmesi ile ilgili kararlı olun. Ceza ve ödülden kaçının. İyi ve kötü davranışları ile ilgili, her iki tarafta soğukkanlı olduğu bir zamanda durum ile ilgili sohbet edin. Koşulsuz sevin ve sizin istediklerinizi yapması için zorlamayın. Kendi istediklerinin arkasından gitmesi için yüreklendirin. Eğitime yeni bir yaklaşım getiren 'Çoklu Zekâ Kuramı' Harward Üniversitesi öğretim üyelerinden Howard Gardner tarafından zeka kuramında, bireydeki tek zeka, “IQ” durumuna karşılık birçok zeka alanları ve yetiler bileşiminin var olduğunu, bunlarında geleneksel kalıplaşmış sınavlar ile ölçülemeyeceğini bireylerin sadece yetenekli oldukları bir alanda uzmanlaşmaları yerine, sahip oldukları çoklu zekâ Dilsel, mantıksal, uzamsal, müzikal, bedensel, sosyal, öze dönük, doğa ve moral zekâ... alanlarında bireylerin uygun ve kapsamlı eğitimlerle geliştirilmelerini, teşvik edilmelerini sağlaması gerektiği savunulmaktadır. ÇOKLU ZEKA ALANLARIMatematiksel-mantıksal kapasite Sayıları etkili bir şekilde kullanabilme, neden-sonuç ilişkisinden varsayımlar oluşturma, sorgulama ve soyut işlemler yapabilme yeteneğidir. Görsel-mekansal kapasite Görsel araştırma, fark etme, zihinsel benzeştirme, uzamsal akıl yürütme, hayalleri gerçekleştirme, içsel ve dışsal benzetmeleri birleştirme yetenekleridir. Müziksel-ritmik İşitsel kapasite Müzik formlarını algılama, ayırt etme ve müzikle ifade etme yetenekleridir. Bedensel-kinestetik kapasite Bireyin düşünce ve duygularını anlatmak için vücudunu kullanması, ellerini kullanarak yeni şeyler üretmesi yeteneğidir. Bir problemi çözmek, bir model inşa etmek veya bir ürün meydana getirmek için vücudunun belli organlarını kullanabilme kapasite Çevresindeki insanların duygularını, isteklerini ve ihtiyaçlarını anlama, ayırt etme, onlarla etkili iletişim kurabilme İçsel kapasite Kendini tanıma ve kendisi hakkında sahip olduğu bu bilgi ve anlayış ile uyumlu davranışlar sergileme ilişkin kapasite Yaşayan canlıları tanıma, onları belli karakteristik özelliklerine bağlı olarak sınıflandırma ve diğerlerinden ayırt etme zeka Bireyin dile ait kavramları sözlü ya da yazılı olarak etkili bir biçimde kullanabilme boyunca çocukların bilişsel, fiziksel ve sosyal duygusal gelişimlerini destekleyen, yaratıcılık ve düşünme becerilerini zenginleştiren en önemli süreç ve araç oyun ve oyuncaklardır. Bu yaş grubunda birincil ihtiyaç, oyun oynanacak bir akrandır elbette. Dolayısıyla, bu yaş çocuklarının akranları ile bir araya gelmesi oldukça önemlidir. Her yaşta olduğu gibi hem duygusal iyileştirici etkisi hem de eğitici değeri en yüksek olan oyun araçları su, kum ve kildir. Bunlar haricinde olabildiğince ham materyal, atık materyal ile çocuğunuzun yeni nesneler yaratmasına, oynamasına, keşfetmeyi öğrenmesine fırsat tanıyabilir ve destek olabilirsiniz. Zeka Alanlarını Geliştirmeye Yönelik Oyun ve Oyuncak ÖnerileriSosyal aktivitelerden oldukça keyif alan ve toplum düzen ve kurallarına uyum gösterebilme becerisinde ciddi bir artış olan 4 yaş çocuğu ile çocuk oyunlarına Tiyatro-müzikal… gitmeye başlamanız hem erken yaşlar itibarıyla, kültürel aktivitelerden keyif almaya başlamasına hem de bu oyunlar aracılığı ile birçok kazanım edinmesine yardımcı olacaktır. Çocuk ansiklopedisi benzeri kitaplardan keyif alan 4 yaş çocukları için, kitapçıları beraber dolaşmak ve uygun gördüğünüz zaman, uygun gördüğünüz sayıda, uygun gördüğünüz kitabı beraber almanız ve evinizde okumanız da yine kitap seçme, eve gidene kadar içindekileri merak etme gibi kitap-okuma sevgisini aşılamak adına yardımcı olacaktır. Artık ailede kendi sözünün de dinlenmesi gerektiğini düşünen 4 yaş çocuğunun kimi konularda fikrini almak ve neden bu şekilde düşündüğünü sormak hem kendini aile meclisinde paylaşımlarına değer verildiğini hissederek özgüveninin artmasına hem de fikir üretme, üzerinde konuşma, yanlışlarını değerlendirme gibi üst düzey düşünme becerilerinin gelişmesine yardımcı olacaktır. Aile dostları, akrabalar, komşulardan yakın yaşlardaki çocukların bir araya gelmesini sağlamak ve büyük Kendi aralarında çözemedikleri-birbirlerine zarar verme tehlikesi olan sorunlar yaşamadıkları takdirde, oyun içi anlaşmazlıklarına karışmadan vakit geçirmelerine olanak tanımak bilişsel ve ruhsal gelişimleri için destekleyici olacaktır. Artık artan becerileri ile bağımsızlaşma ihtiyacı duyan 4 yaş çocuğunun hareketlerinde özgür olmasına, “Koşma düşersin!” dememek ya da “Merdivenden çıkarken dikkat et!” diye uyarmamak gibi müsaade etmek de hem sosyal, bilişsel hem de elbette fiziksel gelişimi adına oldukça Hatırlatma Bu içerik ilgili uzman danışman tarafından izleyicilerimizi bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Kendinizin veya çocuğunuzun sağlığı ile ilgili her konuda, bir tıp doktoruna veya çocuk eğitimi ve psikolojisi alanında çalışan uzmanlara danışmanızı tavsiye ederiz. İçeriklerMahremiyet öğretilmeli mi?Çocuğa cinsel eğitimi annesi mi yoksa babası mı vermeli?Televizyon izlerken aniden çıkan cinsel içerikli görüntü karşısında ne yapılmalı?Çocuğun karşısında soyunmak doğru davranış mı?Çocuklar karşı cinse ait oyuncaklar ile oynaması ya da onlara özel eşyalar kullanması normal midir?Çocukların cinsel içerikli sorularına nasıl yanıt vermek gerekir? Çocuklar özellikle 4 yaşından sondan sonra cinsel kimliklerini sorgulamaya başlarlar. Bu sorulara cevap vermek çoğu anne ve baba için kaygı verici olabilir. Nasıl cevaplayacaklarını bilemezler. Çocuklarınızla günlük rutin hayatınızda her konuyu onları yargılamadan veya eleştirmeden konuşabileceğiniz mesajı vermek belli zaman sonra çocukların içten geldiği gibi merak ettikleri soruları sormasını sağlar. Özellikle okul öncesi dönemde çocukların sorgulamaları öbür kişiyi anlamak yönündedir. Eğer anne ve babalar paniklerse çocuk bu davranışı anlamlandırmayacağı için davranışları yapmaya devam eder. Bazen çocuklar nasıl dünyaya geldiklerini merak ederler. Açıklama yaparken söylenmesi gereken basit cümleler vardır. Çocuğa nereden geldiğini anlatmak için bebeklerin dünyaya baba ve anneleri sayesinde geldikleri ve bebeklerin anne karnında büyüdükten sonra doktor yardımı ile dünyaya geldikleri açıklanır. Mahremiyet öğretilmeli mi? Çocuklara özel bölge neresidir ve ebeveyn dışında başkasının görmesinin sakıncaları anlatılmalıdır. Bir çocuğun evde çıplak dolaşmasına izin vermemek ve ona ait kişisel eşyasını alırken izin almak gerekir. Bu davranış çocuğa kişisel sınırlarını çizmesine yardımcı olacaktır. Cinsel eğitim verilirken kişisel alanları belirlemek ve bu alanlara saygı duyulduğunu göstermek önemli bir faktördür. Kadın erkek vücudu anlatılırken gelişim dönemindeki vücutta oluşan değişimlerden bahsedilir ve çocuk sorduğu kadar cevap vermek gerekir, fazladan cevaplar çocuğun kafasını karıştırabilir. Çocuk anne ve babasının özel bölgesini görmek isterse buna izin verilmemeli ama kitaplar aracılığı ile anlatılmalıdır. Çocuğa cinsel eğitimi annesi mi yoksa babası mı vermeli? Çocuk merak ettiği konuyu hangi ebeveyne yöneltiyorsa o kişi cevap vermelidir. Çocuk zaten yakın duyduğu, güvendiği ebeveyne sorularını yöneltecektir. Televizyon izlerken aniden çıkan cinsel içerikli görüntü karşısında ne yapılmalı? Cinsel içerikli sahne çıktığında hemen kanalı değiştirmek çocuğun daha çok merak etmesini sağlıyor, eğer kanal değişimi yaparsanız çocuğa bu konu ile ilgili soruları anne ve babasına sormaması gibi bir mesaj almasına neden olur. İzlenecek filmi önceden incelemek yeterli olacaktır. Çocuğun karşısında soyunmak doğru davranış mı? 4-5 yaşından sonra çocuklara cinsel kimlik gelişmeye başlayacağı için artık onun önünde soyunmak doğru davranış değildir. Bu yaştan sonra karşı cins ebeveyninde banyo yaptırması doğru bir davranış olmayacaktır. Çocuklara bir şey öğretirken sadece sözel anlatmak yetmez davranışlarınızla da söylediklerinizi pekiştirmeniz gerekir. Çocuklar karşı cinse ait oyuncaklar ile oynaması ya da onlara özel eşyalar kullanması normal midir? Okulöncesi dönemde bazı erkek çocukları bebekler ile oynamak ister ve annelerinin topuklu ayakkabılarını giyer bu durumda telaşlanmaya gerek yoktur çünkü bu dönemde merak edilen cazip gelecektir ve sadece öğrenmeye çalışıyordur. Kız çocukları arabalar ile ya da silahlarla oynamak isteyebilir özellikle oyuncakların cinsiyetinin olmadığını söylemek yerinde olacaktır. Kız çocukları da babaları traş olurken izlemek isteyebilir bu onların daha önce görmediği olaylar karşısında merak duygusunun arttığını gösteriyor. Bu anlamda çocuğu engellemek doğru davranış olmayacaktır. Çocukların cinsel içerikli sorularına nasıl yanıt vermek gerekir? Çocuk anne ben nasıl dünyaya geldim? Anne Sen benim karnımda iken orada büyüdün ve doğdun biz baban ile çok sevindik. Çocuk Anne benim neden pipim yok? Anne Kızların ve erkeklerin vücutları birbirinden farklıdır. Resim ile basit bir şekilde çizerek anlatmak yerinde olacaktır Çocuk Anne benim sevgilim var. Anne Burada anne çocuğun duygularını anlamaya çalışmalı ve bu duyguları eleştirmemelidir. Çocuk Ben babam ile evleneceğim. Anne Çocuklar büyüdükleri zaman bir arkadaşını sever ve onunla evlenir. Baban seni her zaman sevecek ve sende babanı sevebilirsin. Çocuk Anne kızlar çişlerini nereden yaparlar? Anne resim çizerek; onlar erkeklerden farklı olarak buradan yaparlar Kızların ve erkeklerin bedenleri farklıdır. Çocuk Anne sen banyo yaparken seni izleyebilir miyim? Anne Herkes kendi başına banyosunu yapar. Sen de kendi başına yıkanmayı öğrendiğinde sen de kendi başına banyo yapacaksın. 15 Mart 2021 Yoksa çocuğunuzun eğitimi için okula başlamasını mı bekliyorsunuz? Okul öncesi eğitim, çocuğun doğumundan ilköğretime başlama yaşına kadar olan dönemde verilen eğitimi ifade eder. Bu dönem; evde anne ve baba tarafından verilen eğitim, kreş ve anaokulunu kapsar. 0-6 yaş arası dönem öğrenmenin altın çağı olarak nitelendirilir. Birçok anne baba çocuklarının eğitiminin okul yaşına geldiğinde başlayacağını düşündüğünden çocukların okul öncesi alması gereken bazı temel eğitimler verilemiyor. 7 yaş çocuğun okula başladığı yaştır ve o zamana kadar çocukların zihinsel, bedensel ve dil gelişimi büyük ölçüde tamamlanır. Bu nedenle çocuğun eğitimi için okula başlamasını beklemek çok geç olacaktır. AİLE ORTAMINDA VERİLEN EĞİTİM Erken çocukluk adı verilen 0-6 yaş arası dönem yaşamın temelidir. Bu dönemde çocuğun öğrenme hızı çok yüksektir. Beyin gelişiminin büyük bir bölümü 0-4 yaş arasında tamamlanmaktadır. Bu dönemde çocuğun yeterli beslenmesi, etkileşimde bulunabildiği, onun gelişimini destekleyen bir ortamda bulunması gerekmektedir. Erken çocukluk eğitimi insan gelişiminin başlangıç noktasıdır. Çocuk kreşe ya da anaokuluna verilmeden önce mutlaka aile ortamında, çocuğun gelişimine katkıda bulunacak eğitim verilmelidir. Bu yüzden, aile ortamında çocuğa; Sorumluluk alabilmesi ve seçim yapabilmesi için fırsat verilmeli, Hikaye anlatma, şarkı söyleme ve konuşma yoluyla dil gelişimi desteklenmeli, Hareket etme becerilerini geliştirebilmesi için fırsat verilmeli, Yaşayarak ve keşfederek bir şeyler öğrenmesine olanak tanınmalı, Paylaşma, iş birliği ve yardımlaşma öğretilmeli, Kendisinde değer vermesi ve başarılarından gurur duyması için desteklenmelidir. KREŞ EĞİTİMİ Çocuğun daha çok fiziksel bakım ihtiyaçlarının karşılandığı, tüm gelişim basamaklarının; zihinsel, dil, hareket, sosyal psikolojik ve gelişim ihtiyaçlarının karşılandığı kurumda verilen eğitimdir. Kaliteli bir gündüz kreş programı çocuğunuzun gelecekteki başarısını pozitif yönde etkiler. Çocuğun doğumundan itibaren evde verilmeye başlanan temel alışkanlıkları kazanma yolunda önemli adımlar atılır. Yemek, uyku, tuvalet, temizlik gibi alışkanlıkları geliştirilir. Çocuklar nasıl paylaşmaları gerektiğini, problem çözmeyi ve takım oyuncuları olmayı öğrenirler. İyi eğitmenler eşliğinde yürütülen programlarda çocuklar çatışma durumunda uzlaşı oluşturmayı ve diyalog geliştirmeyi de öğrenir. ANAOKULU EĞİTİMİ Anaokulu çocuğa bilgi aktarmaktan çok, çocuğun içinde var olan yeteneklerini çıkarmaya ve geliştirmeye yönelik bir kurumdur. Daha çok çocuğun gelişim alanlarını birebir destekleyen eğitimin verildiği yerdir. Anaokuluna giden çocuklar, kendi akranlarıyla sosyalleşme, bir şeyleri paylaşma ve iletişime geçme imkanlarına sahip olurlar. Çocuklardaki merak duygusunu ve bir şeyler başarma arzusunu uyandıran çeşitli oyunlar oynanır. Bu oyunlar toplumsal hayata adaptasyon konusunda çocuğun bakışını geliştirmektedirler. Anaokulu ve kreş eğitiminde çocuk; Anne ve babadan ayrı kalmaya alışır, bağımsızlık duygusuyla beraber kendine güveni gelişir, Kendi işini yapmayı öğrenir; kendi kendine yemeye ve giyinmeye alışır, Kalem kullanma, kesme, yapıştırma, boyama gibi fiziksel faaliyetler ile ince motor becerileri gelişir. Koşma, tırmanma, fırlatma, zıplama gibi faaliyetlerde kaba motor becerileri de gelişir, Rutine ve programlı yaşamaya alışacağı için, ilkokula başlarken geçiş ve alışma sürecini daha kolay atlatır, İkili ve üçlü oyunlara yönelir,. Yardımlaşma duygusunu öğrenip ben’ ve başkası’ kavramlarının bilincine varır, İşbirliği duygusu gelişir, Oynadıkları oyunlar, çocuğun hayal dünyası ile gerçek yaşam arasında köprü kurar, Çocuğun sosyal ilişkilerini geliştirir, Yetenekleri ve becerileri artar, duyuları keskinleşir. Kaynakı Çocukluk dönemi korkularla doludur. Özellikle hayali karakterler ve anne-babadan ayrı kalmak çocukların en büyük korkularıdır. Bu durum belli bir yaşa kadar tamamen doğal bir durumdur. Ebeveynler, çocuklarının yaşı ilerledikçe onları korkularından arındırmalı. Çocuğun ileride sağlıklı bir hayat sürebilmesi için çocukluğunda yaşadığı korkularını yenip kendine güven duyması gerekir. Birçok anne-baba çocuklarının korkularını önemsemez. Oysa bu duruma müdahale edilmezse çocukların geriye kalan tüm hayatlarına olumsuz şekilde etki edecek çünkü korkularından arınmamış bir çocuk, gerçek hayatta karşılaşabileceği zorlukları aşamayacak kadar güvensiz olur. Bu nedenle ebeveynler çocuklarının hangi korkularının normal, hangi korkularının da normal olmadığını tespit edip doğru şekilde müdahaleler ederek onlara doğru olanı göstermeli. Aksi takdirde çocuğun korkuları aşılmazsa sağlam bir birey olarak yetişemez. İşte bu nedenden dolayı çocuk gelişimi için son derece önemli olan korkuyu derinlemesine bilmek gerekli. Bu konuda anne-babaların nasıl bir yol izlemesi gerektiğini, hangi korkuların normal, hangi korkuların normal olmadığını ve korkuyla ilgili daha birçok detayı gelin beraber inceleyelim. Korku Nedir? Korku, gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu olarak tanımlanır. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere korku, her ne kadar içte yaşansa da gözle görülebilir kişide fiziksel değişimler meydana gelir. Göz bebeklerinin büyümesi, titreme, kekeleyerek konuşma, nefes almada güçlük çekme gibi durumlar gözle görülür. Korku duygusu aslında vücudun kendini savunması için bir mekanizmadır. Vücuttaki organizmaların korunarak hayati bir tehlikeye karşı hazırlıklı olmak ve tedbir almak için oldukça şarttır. Ancak korku bir noktadan sonra özellikle çocuklarda büyük fiziksel ve psikolojik sorunlara neden olur. Bu sorunlar arasında en çok rastlanılanları şunlar Uykusuzluk Sinir sistemi tahribatı Yorgunluk Beslenme düzensizliği Öfke Yaş Gruplarına Göre Çocukların Korkması Normal Olan Durumlar Korku, insanların hayatında her daim olacak bir duygudur. Her ne kadar büyük olunursa olunsun bir şeylerden korkulur. Ancak bu korkular yaşa uygun olan korkular olmalıdır. Örneğin 3 yaşındaki çocuğun anne ve babasından ayrı kalma korkusu normaldir. Ancak 15 yaşındaki bir çocuğun anne ve babadan ayrı kalma korkusu yaşaması normal değildir. Bu nedenle anne-babaların çocuklarının nelerden korktuklarına dikkat etmesi gerekir. Çocukların yaş gruplarına göre korkması normal olan durumlar şunlar Yaşı Gruplar Korkması Normal Durumlar 2-3 Yaş Karanlık, hayvanlar, anne-babadan ayrı kalma 4-5 Yaş Gök gürültüsü, şimşek, hayali varlıklar, acı duyma, yaralanma 6-7 Yaş Hayali varlıklar, yalnız kalmak, küçük düşmek 9 + Okul sınavları, sevdiklerinin ölmesi, kıyamet, doğal afetler Korkunun Nedenleri Nelerdir? Korkular birçok nedene bağlı olarak meydana gelir. Özellikle çocuklardaki korkma duygusu ergenlik döneminden sonraki dönemlere göre daha çok ortaya çıkar. Çocuklarda bu korkuları meydana getiren etkenler nelerdir? İşte cevapları Korkuyu Öğrenme Korkular, çevreden öğrenilip gelişen bir durumdur. Çocukların özellikle ebeveynlerinden görerek ve duyarak öğrendikleri korkulardır çünkü çocuklar her zaman ebeveynlerini takip edip izlerler. Onların tepkilerini, davranışlarını kendilerine örnek alarak öğrenirler. Genetik ve Kişisel Yatkınlık Gereği Korku Çocuklar, anne-babadan sadece fiziksel genetik almazlar. Onların duygusal yapıları da çocuklara geçer. Bu bakımdan korku duygusu da anne-babadan çocuğa geçer. Bu nedenle de kimi çocuklar diğer çocuklara göre korkmaya daha çok meyillidir. Travmalar Sonucu Korku Çocuklar bir olaydan sonra yaşadıkları travma sonucu onun etkisi altında kalır. Bu travma da bastırılması çok zor olan yeni korkuları doğurur. Anne-baba kaybı, doğal afetler, kaza, saldırı gibi travmatik durumlar çocuklar için ciddi sorunlar doğurur. Kesinlikle uzmanlardan yardım alınması gereken bir durumdur. Çocukların Korkuları ile Başa Çıkabilmesi İçin Neler Yapılmalı? Çocukların korkularını yenmesi için kesinlikle ailesinden bir destek görmesi gerekir. Ancak çocuğun korkusunu yenmesi için kesinlikle üzerine gitmek ya da onu korkularıyla baş başa bırakmak gibi yöntemler izlenmemeli. İşte çocukların korkularıyla baş etmesini öğretmek için anne-babaların yapması gerekenler Anne-babanın çocuğuna öncelikle korku diye bir şeyin olduğunu kabul ettirmesi gerekir. Bunun için de “Evet korku diye bir şey var. Ancak korkularınla arkadaş olabilirsin” denilebilir. Ardından korkuyu nasıl kontrol etmesi gerektiği öğretilmeli. Korku kontrolü kaybedilmesi durumunda bunu çocuğa yansıtmamak gerekir. Çocuğun korkularla yavaş yavaş yüzleştirilmesi gerekir. Çocuğun korkularına karşı ilgisiz kalınmamalı. Korkulara neden olan tüm etmenleri belirlemek gerekir. Korkuyu önlemek için öneriler; Anne-babalar korkularını kesinlikle çocuklarına belli etmemeli. Çocukları korkutucu öykü ve masallardan uzak tutun. Çocuğa bir birey olduğunu aşılayın ve öyle yaklaşın. Çocuğun kendine güvenmesi için ona karşı aşırı korumacı davranmayın. Çocuğun izleyeceği filmlerin ve dizilerin içeriğine dikkat edin. Çocuğa cesaretli olması için uygun örnekler verin. Kabus görmüş olan çocuğun korkusunu dağıtmak için ona mutlu bir sondan söz edin. Korkan Çocuğa Yapılmaması Gerekenler Nelerdir? Korkularından dolayı ona ödlek, korkak şeklinde seslenmeyin. Çocuklarınızı terk etmek ya da birilerine vermek gibi tehditler etmeyin. Onun korkularını kimseye anlatmayın. Çocuğun korkularıyla dalga geçip onu aşağılamayın. Onu kimseyle kıyaslamayın ve kimseyi ona örnek göstermeyin. Fobi Nedir? Çocukların Fobileri Var Mıdır? Fobi, belirli nesneler veya durumlar karşısında duyulan olağan dışı güçlü korku demektir. Korkudan farklı olarak korkunun şiddetinin yüksek olması ve kontrol edilememesidir. Bu fobilerden bazıları çocukluk döneminden başlar. Bilimsel araştırmalara göre çocukların %6’sı bazı durumlar karşısında olağanüstü korku yaşarlar. Bu şiddetli korku, çocuğun davranışlarına göre de şiddetli bir şekilde yansıyorsa korkular yerini fobiye bırakıyor demektir. Çocukların yaşadıkları bu fobiler arasında en sık görülenleri şunlardır Okul Fobisi Çocukların okula gitmekten her zaman kaçınmaya çalışmasıdır. Özellikle okul vakti gelince genelde hasta taklidi yapmaya çalışılması, avuç içi terlemesi, kusma gibi durumlar en büyük belirtileridir. Hidrofobi Su Fobisi Çocuklarda en yaygın olarak görülen fobilerden biridir. Diğer fobilere göre daha küçük yaştaki çocuklarda görülür. Hidrofobi olan çocuklar sudan her zaman kaçarlar ve banyo yaptırmak çok zordur. Sosyal Fobi Sosyal ortamlardan her daim uzak kalmaya çalışan çocuklardır. Yeni arkadaşlar edinmekten, birileriyle iletişime geçmekten geri dururlar. Daha çok içlerine kapanık bir yaşam sürerler. Yükseklik fobisi Akrofobi Yüksek yerlerden sürekli olarak uzak durmaya çalışmaktır. Yüksekteki yer ne kadar güvenli olursa olsun yine de duramazlar. Özellikle parklarda kaydıraktan kayamazlar ve bir yere tırmanamazlar. Klastrofobi Kapalı Alan Fobisi Kapalı alanda durmaya dayanılamamasıdır. Nefes darlığı yaşama, bayılma gibi durumlarla karşılaşılabilir. Bu durum, genelde çocukların küçükken ceza olarak bir yere kapatılmasından gelişir. / Özel Haber

3 4 yaş çocuğa neler öğretilmeli