Ebu Davud ve Tirmizi’nin rivayet ettiği bu hadis-i şerife genel itibariyle soruda olduğu gibi “ Yedi yaşına geldi mi çocuğa namazı emredin/öğretin, on yaşına geldi mi kılmadığı takdirde dövün.” şeklinde bir mana veriliyor. Haliyle hadisten Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.) namaz kılmayan çocukların dövülebileceği Allahuteala Kur’an’da kaç tane ayette nefsini mutmain etmeyenin cennete girmesinin hiç muhtemel olmadığını beyan ediyor. “Mutmain edecek!” diyor. Biz nefisle olan savaşı küçümsüyoruz. Çok önemli. Öyle olmasa salatu selam Efendimiz bu hadisi söylemezdi. Büyük bir savaştan dönerken söyledi onu. Ashab’ına dedi ki: “Küçük savaşı bitirdik. Daha büyük bir ŞERİAT İslam dini demektir. Bir insan namaz kılıp da İslam dini hakkında istemiyor kanaati besleyebilir mi? Elbette cennet onun hayaline bile giremez. Yalnız şu var ki, sıradan insanların Şeriat hakkındaki bilgileri İslam düşmanlarının oluşturduğu kanaatlerden ibaret olabilir. Edepli salih olan, fuhuş söylemeye mecbur olunca, kinaye olarak söyler. Mesela, Allahü teâlâ, Kur'ân-ı kerimde, cima için dokunmak, lems kelimesini söylemiştir. İbni Ebiddünyâ ve Ebû Nu'aym hazretlerinin bildirdikleri hadîs-i şerifte; (Fuhuş söyleyenlerin Cennete girmeleri haramdır) buyuruldu. Yani, bunun azabını Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Cennetin anahtarı namazdır.) [Darimi] (Namazın dindeki yeri, başın vücuttaki yeri gibidir.) [Taberani] (Namaz kılan, Kıyamette kurtulur, kılmayan perişan olur.) [Taberani] (Namaz, Allah’ın hoşnut olduğu amellerin en faziletlisidir. Sıratı yıldırım gibi geçiricidir. YODx. KÜNYE HAKKIMIZDA HARİTA YASAL ARA İLETİŞİM ANASAYFA HADİSLER “Kim İki Serinlik Namazını Kılarsa, Cennete Girmiş Demektir ” Hadisi "Kim iki serinlik namazını kılarsa, cennete girmiş demektir" hadisini nasıl anlamalıyız? Hadisi şeriften çıkarmamız gereken dersler nelerdir? Ebû Mûsâ el-Eş’arî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu “Kim iki serinlik namazını kılarsa, cennete girmiş demektir.” Buhârî, Mevâkîtü’s-salât 26; Müslim, Mesâcid 215. 1049 numara ile de gelecek olan hadisimizdeki iki serinlik vaktin namazı’ndan maksat, sabah ve ikindi namazlarıdır. Beş vakit namaz fazilette birbirlerine eşittir. Ancak bazı namazların daha özel birtakım meziyetlerle ötekilerden farklı olmasına da herhangi bir mâni yoktur. Hadisi Nasıl Anlamalıyız? Burada sabah ve ikindi namazlarını kılanların eninde sonunda mutlaka cennete gireceği, kesin bir ifade ile beyan buyurulmuştur. Bu beyan, öteki namazları kılanların cennete girme şansı yoktur anlamına gelmez. Aksine bu iki namaza daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini ortaya koyar. Zira daha başka hadîs-i şerîflerde de açıklandığı gibi sabah ve ikindi namazları “şâhidli namazlar”dır. Gece ve gündüz melekleri bu iki namaz vaktinde bir araya gelir, bir çeşit nöbet değişimi yaparlar. Kulların amelleri bu vakitlerde Allah’a arzolunur. Ayrıca sabah namazı için sabah uykusu; ikindi namazı için de akşam olmadan işleri bitirme telaşı gibi pek ciddî mâniler vardır. İşte böylesine şartları ve zorlukları bünyesinde toplamış olan sabah ve ikindi namazlarını, bilinçli olarak vaktinde kılanlar, diğer namazlara da titizlik gösterirlerse, böylece cennete girmeyi sağlayacak iyilik ve hayırları işlemiş bulunurlar. İyilik ve hayır deyince, mutlaka başkalarına yönelik yardım ve şefkat fiilleri akla gelmemelidir. Üzerimize farz olan ibadetlere göstereceğimiz özen de başlı başına bir hayır ve iyiliktir. Hadisten Çıkarmamız Gereken Dersler 1. Sabah ve ikindi namazı vakitleri bereketli ve faziletli vakitlerdir. 2. Sabah ve ikindi namazları en sevaplı namazlardır. 3. Bu iki namaza dikkat eden, öteki namazları da kaçırmaz. Kaynak Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları İslam ve İhsan PAYLAŞ İslam ve İhsan İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de “Allâh katında dîn İslâm’dır …” Âl-i İmrân, 19 buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan böyle bir dîn aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” Âl-i İmrân, 85 ... Peygamber Efendimiz Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret hac etmendir” buyurdular. “İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular. İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16 Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir. Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” Muvatta’, Kader, 3. Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir. Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307 Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” er-Rad, 28 Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir. İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal ilm-i hâl sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır. İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz. Erkam Medya © islam&ihsan 2013 - 2022 altında yayınlanan yazıların tüm hakları mahfuzdur. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi yazıların tamamı izinsiz kullanılamaz. Sual Hadis âlimleri de insandır. Uydurma hadis yazamazlar mı? CEVAP İyi bilinmeli ki, hiçbir hadis âliminin kitabında, uydurma hadis olmaz. Çünkü onlar uydurma hadis nakletmenin vebalini çok iyi bilirlerdi. Hadis bir ilimdir. O hadiste kastedilen mana nedir? Bilmeden hemen uydurma demek, o hadis âlimine büyük bir iftira olur. Mesela, Cimri çok ibadet etse de, Cennete girmez. Cömert, çok günah işlese de Cehenneme girmez hadis-i şerifine bakan bir cahil, demek namaza, oruca imana ihtiyaç yok, cömert olduk mu Cennete gideriz zannedebilir. Âlimlerimiz bu hadis-i şerifi şöyle açıklıyor Cömerdin imanı yoksa, ebedi olarak Cehennemde kalır. İmanı varsa, sevapları fazla ise Cennete girer. Cimri Cennete girmez demek, hiç girmez demek değildir. Cimri, günahının cezasını çekmedikçe Cennete giremez demektir. Hatta sevabı günahından çok ise, Cehenneme girmeden de Cennete girer. Affa ve şefaate kavuşarak da Cennete girebilir. Ana babasını razı eden, Cehenneme girmez, inciten de Cennete girmez hadis-i şerifi de böyledir. Ana babasını razı eden kimse imansız ise, yani kâfir ise asla Cennete girmez. İmanlı olsa da, namaz kılmıyorsa, oruç tutmuyorsa, haramlardan kaçmıyorsa, o kişi ana babasını razı edince Cennete hemen girebilir mi? Elbette giremez. Demek ki Müslümanda bulunması gereken şartlar varsa, o zaman Cennete girer. Ana babasını inciten de Cennete girmez demek, Müslüman ana babayı haklı olarak incitmek demektir. Bir baba, içki getirmediği için evladına incinse, o evlat Cennete girmez mi? Elbette girer. Meşru işlerde ana babanın sözü dinlenir. Dine aykırı işlerde verilen emre uyulmaz. Dinimizin diğer emirlerine uyan Müslüman bir evlat, ana babasının meşru emirlerini dinlemese bile, günahını çektikten sonra Cennete girer. Cennete girmez demek, günahının cezasını çekmeden veya şefaate kavuşmadan giremez demektir. Yetim malı yiyen, Cennete giremez hadis-i şerifi de böyledir. Cezasını çekmeden Cennete giremez demektir. Yoksa hiç girmez demek değildir. Bir müminin günahı sevabından çok ise, affa ve şefaate de uğramamışsa, günahının cezasını çektikten sonra Cennete gider. İmanı olmayan kimsenin ise, ne yaparsa yapsın, hiçbir iyiliği onu Cehennemden kurtaramaz. Komşusu aç iken tok yatan, mümin değildir hadis-i şerifindeki, Mümin değil ifadesi, kâfir demek değildir. Kamil [olgun] mümin değil demektir. Bir Müslüman, komşusu aç yatarken o tok yatsa, belayı nimet değil de, bela saysa yine mümindir, geç de olsa, yine Cennete girer. Hadis-i şerifler, böylelerinin iyi bir kimse olmadığını bildirmektedir. Evlenmek sünnettir; sünnetime uymayan benden değildir hadis-i şerifindeki, benden değil ifadesi, kâfir anlamında değildir. Sünnetime uymamış olur demektir. Evlenmemek günah olmaz. Birçok evliya evlenmemiştir. Hatta ahir zamanda evlenmemek daha iyi olabilir. İki rekat kuşluk namazı, bir hac ve umreye bedeldir hadis-i şerifindeki hac ifadesi elbette nafile hac içindir. Kuşluk namazı nafiledir. Nafile ibadet, farzın yanında denizde damla bile değildir. Abdest alanın bütün günahları af olur hadis-i şerifinde, bütün günahlardan maksat, küçük günahlardır. Namaz kılmayan ve haram işleyenin günahları af olur mu? Büyük günahlar ve kul hakları ödenmedikçe af edilmez. Nafile ibadetin sevabına kavuşabilmek için imanı doğru olmak, haramlardan kaçmak ve o işi ibadet olarak yapmaya niyet etmek şarttır. Bizden değildir ne demek? Sual Bazı hadislerde, Şunu yapan bizden değildir veya benden değildir deniyor. Böyle demek, Müslüman değildir, kâfirdir demek midir? Aşağıdaki hadislerdekiler aynı anlamda mıdır? CEVAP Kimi küfür, kimi haram, kimi de mekruhtur. Muteber kitaplara göre açıklaması şöyledir 1- Emr-i maruf ve nehy-i münker yapmayan bizden değildir. [Tirmizi] Emr-i maruf farz-ı kifayedir. Bir yerde emr-i maruf yapılmazsa, gücü yeten herkes mesul olur. Yani haram işlemiş olur. 2- İbadetleri bizim gibi yapmayan, bizden değildir. [Miftah-ül cenne] İbadetleri sünnete aykırı yapmak bid’at olur. Bid’atin bir kısmı mekruh, bir kısmı haram, bir kısmı ise küfürdür. 3- Başkasının karısını, kızını ayartan bizden değildir. [ Haramdır. 4- Irkçılık yapan bizden değildir. [Ebu Davud] Dinimizde ırkçılık yoktur. Bir ırkı sevmenin mahzuru olmaz. Hristiyan bir Türk, Müslüman Arap’tan üstündür denmez. Böyle demek küfürdür. 5- Tırnaklarını kesmeyen bizden değildir. [ Sünnete uymamış, mekruh işlemiş olur. 6- Büyü yapan ve yaptıran ve bunlara inanan bizden değildir. [Bezzar] Büyü yapmak haramdır. Büyücü, büyü ile istediğini elbette yapar, büyü muhakkak tesir eder diye inanmak küfür olur. Allahü teâlâ takdir etmişse, büyü tesir eder demelidir. 7- Müslümana zarar veren, hile yapan, onu kandıran, bizden değildir. [Müslim] Haramdır. 8- Bela gelince, üstünü başını yırtan, bağırıp çağıran bizden değildir. [Buhari] Belaya isyan etmek, bağırıp çağırmak haramdır. Elde olmadan üzülmek, ağlamak caizdir. 9- İlim öğrenmeyen bizden değildir. [Deylemi] Farz-ı ayn olan ilmi öğrenmemek haramdır. 10- Elinde varken ailesini sıkıntı içinde yaşatan bizden değildir. [Cami-us-sagir] Haramdır. 11- Karşı cinse benzemeye çalışan bizden değildir. [ Haram işlemiş olur. 12- Evlenmeyen benden değildir. [İbni Mace] Mazeretsiz evlenmeyen sünnete uymamış olur. Ahir zamanda bir mazeretle evlenmemek sünnete aykırı değildir. 13- Selamı almayan bizden değildir. [ Selamı almak farzdır. Almamak haramdır. 14- Guslettikten sonra abdest alan bizden değildir. [Ebu Davud] Gusleden abdest almış oluyor. Abdestini kullanmadan abdest üstüne abdest almak mekruhtur. 15- Bize silah çeken bizden değildir. [Buhari, Müslim] Müslümana müslüman olduğu için silah çekip, onu öldürmek küfür olur. Fakat başka bir sebeple Müslüman ile dövüşmek, savaşmak küfür değildir. Eshab-ı kiram arasında savaşlar olmuştur. Timur Han, kendisi gibi Müslüman sultanlarla savaşmıştır. İki tarafa da kâfir denmez. Bir âyet meali şöyledir Eğer müminlerden iki grup birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin. [Hücurat 9] 16- Yahudi ve Hristiyanlara benzemeyin. Bizden başkasına benzeyen bizden değildir. [Tirmizi] Haram olmayan âdetlerde kâfirlere benzemek caizdir. Onlar gibi ceket, kravat, gömlek giymek caizdir. İtikad yönüyle onlara benzemek küfür olur. Mesela kutsal bilerek haç takmak, âyinlerine iştirak edip onlar gibi ibadet etmek küfür olur.

namaz kılmayan cennete giremez hadis