KüçürekÖykü / Dâstânek Küçürek öyküye temel olan ve günümüzde yaygın olarak öykü terimiyle kar-şılanan hikâyenin, özellikle modern duyarlılıklar ve modernist yaklaşımlar sonucunda çok değişik örnekleri üretilmiştir. En yaygın örnek ise kısa öykü olarak adlandırılan metinlerdir. H. E. küçürekhikaye,az kelimeyle hikaye oluşturma sanatıdır. hatta bazen tek cümlelik hikayelerdir. "şüpheye düşürmeyen samimiyetin ve sevginin kölesiyim."frida kahlo siz de 1Hikaye Hakkında Genel Bilgiler Nedir,Yapı Unsurları, Planı,Özellikleri ,Türleri, Türün Tarihi Gelişimi, 2-1960 Sonrası Türk Edebiyatında Hikâye (1960 Sonrası Hikaye,Modernizm -Modernist Eserlerin Özellikleri) 3-Küçürek (minimal) Hikâye 4-Bazı Önemli Sanatçılar 1-Hikaye Hakkında Genel Bilgiler 1-Hikaye Nedir? RABARBAMinimal Öykü / Küçürek Hikaye Mehmet BALLI'nın kaleminden Edebiyatın en yenisi Minimal Öykülerden oluşan Rabarba kitabı çıktı ISBN: 9786058250475 kurmuşturBen merkezli modern öykünün ilk örnekleri Haldun Taner tarafından verilmiş son yıllarda yeni bir tür olan küçürek öykü de edebiyatımızda Ferit Edgü ile kabul görmüştür.Hikaye asıl gelişimini Cumhuriyet döneminde göstermiştir. 7-Hikaye -Roman Karşılaştırması *Hikâye türü, romandan daha kısadır. YrltD. 04 OCAK 2022 , SALI 0453DOKUZDAN KÜPE ÇIÇEĞI - ELIF ERDOĞAN - YKYBaşlangıçta/ilk okumada Elif Erdoğan'ın öyküleri size bir şey vermeyebilir, bu yüzden birkaç kez daha dikkatli okumanızı öneririm. Bu öykülerde çok fazla ilginçlik bulabilirsiniz hatta Orhan Veli'yi bile. Minimal öykülerin önemli özelliklerinden biri de şiirle aralarındaki top ardında koşan yirmi iki insandan ziyade "oyun kurmak" olarak izleyebilirseniz, kurmaca metinlerin oradan alacağı bazı özelliklerin olabileceğini idrak edebilirsiniz. Bu bahsettiğim şey bir takımın sahaya dizilişini ya da bir duran top organizasyonunu içermiyor elbette. Yani bir öykücüye, öykünü üç beş iki sistemine göre kur demeyeceğiz. Fakat futbol üstüne düşünen önemli isimlerin bazı cümleleri var ki bize kurmacanın özel alanlarında yol gösterici olabilir. Hollandalı futbol insanı Johann Cruyff'a getirmek istiyorum sözü. Cruyff bakın futbol için ne söylemiş "Futbol basit bir oyundur. Zor olan ise basit futbol oynamaktır." Cruyff'un bu cümlesini son dönemde birçok yerde karşılaştığımız henüz adı daha konamamış1 olan minimal/küçürek/kısa kısa öykü vs. için de kurabiliriz. Çünkü minimal/küçürek/kısa kısa öykü yazan birisi de bize öykü basit bir türdür, önemli olan onu basit cümlelerle ifade etmektir deseydi ve Elif Erdoğan gibi bunun çeşitli ve nitelikli örneklerini verebilseydi biz de ona haklısınız derdik herhalde. Elif Erdoğan'ın Dokuzdan Küpe Çiçeği 'ne geçmeden evvel kısa kısa yazmak denince akla gelen ilk isim için bir iki cümle yazmak istiyorum. Türk öyküsünde Ferit Edgü bu türün en nitelikli örneklerini vermiştir diyebiliriz. Yani Cruyff bir öykü kuramcısı olsaydı Ferit Edgü'yü kendi kuramını başarıyla uyguladığı için tebrik edebilirdi. Ali Teoman'ın söyleyişiyle Edgü'nün öyküsü sözden sözsüzlüğe, sesten sessizliğe geçişin öyküsüdür. Bu minvalde Edgü'nün takipçileri olacaktır ancak o çizgiye ulaşmak büyük bir uğraş gerektirir. Elif Erdoğan'la birlikte bu biçimin ilk akla gelen genç takipçileri Onur Çalı ve Sine Ergün'dür diyebiliriz. Önümüzdeki yıllarda bu sayının artacağından da şüphem yok ancak basiti kurmak isterken alelade de kalabiliriz. Vasat hatta ne idüğü belirsiz metinler ortaya çıkarmak bile olası. Öykü geldi nereye dayandı, kim onu nereye bırakacak bakalım? Şimdi gelelim Dokuzdan Küpe Çiçeği ne; Borges'in arı şiiri neredeyse getirip harfe dayaması gibi bu yeni öykü biçimi de öyküyü bir cümleye getirip bıraktı sanki. Elif Erdoğan'ın "Uzun Hikâye" adlı öyküsü de bunun bir örneği "Bir gül neden kurur dalında?" Tek cümlelik bir öyküye Erdoğan'ınkine çok yakın bir örnek olan Onur Çalı'nın Huma Kuşları kitabındaki "Apolostik Megalomoni" de örnek verilebilir. "Judas dayanamadı, kendini öptü." Minimal öykü insanların yaşamlarında dondurulmuş kısa anlar, yaşanmış küçük olaylar, anekdotlar, kurulan düşlerden birisi, bir monolog, bir içsel konuşma ya da bir episod olarak okuyucunun karşısına Öykü sadece karakterin ruh halinde veya bakış açısında meydana gelen bir değişimi gösterebilir. Değişim, bir farkına varma, bir ifşa, ilahi bir görünüm, bir idrak veya bir karar "Gölge" öyküsüne baktığımızda anlatıcının dört cümlede karakterin nasıl değişime uğradığını ve gerçeği ne denli idrak ettiğini! gösterir. "Gölge. Buraya gelmek için evden çıkmıştım o gün. Yolda gölgemle saatler süren bir tartışmaya tutuştuk. Beni en sonunda asıl gölgenin ben olduğuma ikna etti." "R'ler" öyküsünde anlatıcı kendi çocukluğuyla ilgili küçük bir olayı ifşa ediyor. Bu öyküde karakterin bir anda yaşama bakışındaki değişime de tanıklık ediyoruz. "Bir keresinde âşık olmuştum. On yedi yaşımda. Her teneffüs izliyordum onu uzaktan. Bir gün cesaretimi topladım. İkinci teneffüste yanına gittim. Tanıştık. Öyle bir andı ki hayatın nasıl bir şey olduğunu bir kerede öğrenmiştim. Ben R'leri söyleyemiyordum, onun adı Berrak'tı."Tema bakımından incelediğimizde de Elif Erdoğan'ın öyküleri, minimal öykünün temalarına denk düşer. Erdoğan'ın öyküleri yabancılaşma, köleleşme, umutsuzluk, çöküntü ve bunaltı gibi ana izlekler4 üzerine oturtulabilir. Minimal öykü Ferit Edgü'nün ifadesiyle başı ve sonu alınmış öykülerdir. Metin yazılandan çok yazılmayan üzerine kurulmuştur. Bu sebeple de bu tarz metinler okurunu oldukça zorlar. Başlangıçta/ilk okumada Elif Erdoğan'ın öyküleri size bir şey vermeyebilir, bu yüzden birkaç kez daha dikkatli okumanızı öneririm. Bu öykülerde çok fazla ilginçlik bulabilirsiniz hatta Orhan Veli'yi bile. Minimal öykülerin önemli özelliklerinden biri de şiirle aralarındaki yakınlıktır. Örneğin, "Nasıl Bilirdiniz?" öyküsünü okuduğumda kafamda yankılanan "Kitabe- i Seng-i Mezar" şiirinin dizeleri oldu. "Nasıl Bilirdiniz? Yıllarca evinin balkonuna kumruların yuva yapmasına müsaade etmekten başka bir iyiliği yoktu bu dünyada, mahallenin huysuz delikanlısıydı." Kitabı okuyanlara yöneltmek istediğim şöyle bir soru var Alışveriş listenizi bir öykü kitabının yirmi ikinci sayfasına basarsak öykü olur mu? Bu soruyu cevaplamadan evvel aşağıdaki öyküyü okumanızı istiyorum. "Unuttuklarım Ekmek almak. Sergide tanıştığım kadının adı. Elektrik faturasını ödemek. Terziden pantolonumu almak. Karşı komşunun tabağını vermek. Un helvasının tadı. Çantamdaki mektupları postalamak. Çantamdaki mektuplara yapıştırmak için pul almak." Elif Erdoğan'ın "Unuttuklarım", "Hatırladıklarım", "Tekerleme Felsefesi", "Tersten Tekrarlı" vb. öykülerini okuduktan sonra kafama takılan bir soruydu size yönelttim. Bence bu soru kurmacayı en uca taşımak isteyen bir yazara, okurun yönelttiği bir kontra atak sorusudur diyebiliriz. Ancak Erdoğan, Johan Cruyff'un kendini ve futbol felsefesini anlamayanlar için kurduğu özel cümlelerinden biriyle okura cevap verebilir. "Anlaşılmadığım çok oldu. Futbolculuğumda, hocalığımda ve sonrasında yaptıklarımda. Ama olsun; Rembrandt ve Van Gogh da anlaşılmamıştı. Öğreniyorsunuz sonunda İnsanlar siz dâhi olana dek rahat vermiyor."Mingayrihaddin, kendi payıma konuşayım "Unuttuklarım" metnini ve buna benzer birkaç tanesini maalesef öyküden farklı bir yere oturtuyorum hatta bunlar için metin demek bile fazla geliyor bana. Çünkü bizim bildiğimiz minimal öykü biçimini odak alsak bile belirttiğim örnekler bunun dışında kalıyor. Okuruna minimal öykünün bıraktığından daha fazla boşluk; adeta bir kara delik bırakıyor ve defalarca okunsa da estetik açıdan okurunu bir noktaya ulaştırmıyor. Görüntü olarak şiire yaklaşıyor ancak şiirsel bir metin denebilecek bir özelliği yok. İçindeki minimal öyküleri genel anlamda beğendiğim Dokuzdan Küpe Çiçeği bu tarz örneklerle biraz zayıflasa da çıtasını yükseğe koymuş diyebiliriz. Ben her ne kadar bazı öyküler için olumsuz cümleler yazsam da öykünün gelecek yıllardaki biçimsel değişimi beni haksız çıkarabilir. Kim bilir; yaşayıp Necip Tosun, Modern Öykü Kuramı, Hece Yayınları, Ankara 2014, s. Şaban Sağlık, Hikaye/Anlatı/Yorum, Hece Yayınları, Ankara 2014, s. 257. 3 Roberta Allen, "Kısa Kısa Öykülerle Daha Uzun Öykülerin Mukayesesi", Heceöykü, çev. Deniz Gemici, Nisan-Mayıs 2007, Sayı20, s, Sağlık, s. 258. Küçürek hikaye, diğer bir ismiyle minimal öykü, en kısa tanımlamayla kısa hikaye demektir. Çağdaş Türk Edebiyatında gittikçe yaygınlaşan küçürek hikayeler, gün geçtikçe büyük ilgi görmekte ve birçok okur tarafından beğeniyle takip edilmektedir. Hikaye türünün bir alt dalı olarak görülen küçürek hikaye, bir öyküde beklenen anlatım biçimlerinden farklı olarak bir hayli kısa, ancak bir o kadar da anlam yüklü metinlerdir. Minimal hikaye, mikro öykü, öykücük gibi adlandırılmaları bulunan küçürek hikayedeki en önemli amaç, birkaç cümle içerinde büyük anlamları ya da duyguları ifade edebilmektedir. Edebiyatın aslında özünde bulunan bu durum, küçürek öykülerde zirveye çıkmaktadır. Nasıl ki bir şiirde kelimelerin ardından yansıyan birçok farklı anlam insanlara duyguları ve düşünceleri birkaç kelimede aktarabiliyorsa, küçürek öykülerde de benzer bir durum yaşanmaktadır. Küçürek minimal hikayelerde belirli bir kelime sayısı sınırı yoktur. Ama bazı kaynaklarda küçürek öykü sayılması için 750 kelimeyi geçmemesi gerektiği vurgulanmaktadır. Ancak bu türün kendine özgü özelliği ile zaten bazen beş-on, bazen elli-altmış kelimelerden oluşmaktadır. Küçürek hikayelerin hem Türk hem de dünya edebiyatında birçok temsilcisi bulunmaktadır. Türk edebiyatında hiç şüphesiz küçürek öykü denilince akla ilk gelen isim Ferit Edgü’dür. Ferit Edgü, kaleme almış olduğu bir çok küçürek öyküyle okurlara ve arkasından gelecek tüm yazarlara ışık tutmayı başarmıştır. Başlıca küçürek hikaye temsilcileri şu şekilde sıralanabilir Ferit Edgü Tarık Dursun K. Hulki Aktunç Küçük İskender Tezer Özlü Sevim Burak Tarık Günersel Julio Cortazar Dino Buzzati Franz Kafka Oscar Wilde Refik Algan Sadık Yalsızuçanlar Küçürek öykü örnekleri Küçürek hikayelere birçok örnek sıralanabilir. Örnek olması açısından bunlardan bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz Öç köyün en hoppa kızını, köyün en aptal gencine verdiler. Sayısız çocukları oldu ama hiçbiri o aptal gençten değildi. Ferit Edgü Çok Eski Düş Bir dizi önemli infaz, sokakta bir kalabalığın önünde gerçekleşiyor – ben de o insanların arasındayım. Ve bu beni son derece ilgilendiriyor. Ta ki cellat ve yardımcıları yanıma gelene kadar, çünkü benim sıram gelmiş, bunu pek beklemiyordum ve beni dehşete düşürüyor. Michael Leiris Kardeşler Kaç kardeştik bilmiyorum. En küçükleri bendim ve henüz saymayı bilmiyordum. Öğrendiğimde ise hepimiz dağılmıştık. Ferit Edgü Satılık bebek ayakkabıları, hiç giyilmemiş. Ernest Hemingway İşte terzi kalfa geliyor – Bana bir kat elbise lazım. – Yanınızda örnekler var mı? – Her türlüsü var efendim. Hangisi daha ziyade hoşunuza giderse onu intihap ediniz. – Siyahı daha ziyade severim. Bana bir kat elbise ölçüsü alınız. – Ne biçimde olsun? – Şimdiki modaya göre nasıl giyiyorlar ise öyle yapınız. Elbisem hazır mıdır? – Hayır efendim. Yalnız setrenizi getirdim. Bakayım prova edeyim iyi geliyor mu? – Vücudumu çok sıkıyor. Boyu çok uzun. – Tamam, boyunuza göredir. – Kollarım kaçıyor. – Efendim şimdiki moda böyledir. – Ben isterim ki vücudum rahat etsin. Zaten terzi kesme işinde hiçbir vakit kendinde kusur bulmaz ki… Sevim Burak Son zamanlarda bazı romanların içerisinde geçen küçük bölümler de bir çeşit küçürek öykü rolüne bürünmüştür. Başak Uzunömeroğlu’nun bir transseksüel bireyin hayatını anlattığı Öteki isimli romanındaki bir sahne buna güzel bir örnektir Cenazenin geleceğini duyan ikindi cemaati, cenaze namazına katılmamak için dağılmıştı. Helal edecek hakları olmadığından değil, günahtan sakınmışlardı kendilerini. Başak Uzunömeroğlu KİRAZ AĞACIBahçenin birinde bir kiraz ağacı varmış. Ağacın önce beyaz çiçekleri, sonra da kırmızı kırmızı kiraları olurmuş. Kiraz ağacının kapısı konuklara açıkmış. O hiç yalnız kalmazmış. Kiraz ağacının bodrum katında köstebekler, solucanlar otururmuş. Ağacın gövdesinde ise karıncalar, böcekler bulunurmuş. Üst kattaki konuklar ise çiçeklere gelen arılar, dallara konan gün kiraz ağacı evini dolduran bu konuklara dönmüş, şöyle demiş “Ey konuklar! Söyleyin bakalım daha ne kadar zaman evimde konuk olacaksınız? Bütün gün evimde rahat rahat oturuyorsunuz. Peki bana ne kira ödüyorsunuz?”Konuklardan solucan ve köstebek hemen konuşmaya başlamışlar “Bilir misin, biz sana yararlı olmaya çalışıyoruz. Köklerini saldığın toprağı gece gündüz eşeliyoruz. Böylece sen köklerini rahatça daha derinlere salabiliyorsun. Gelişiyorsun.”Üst kattaki arılar ise şöyle demişler “Senin çiçeklerinin balını kim çıkarıp topluyor? Niz olmasak senin çiçeklerinden hiç bal alınmazdı.”Kuşlar ise şöyle konuşmuşlar “Bizim neşeli sesimiz, şarkımız olmasa senin için sıkılırdı. Seni biz eğlendiriyoruz.”Böylece kiraz ağacı konuklarının da kendisine bir şeyler verdiğini öğrenmiş. Bir daha da bu konulara hiç karışmamış. Onlar da ağacı hiç yalnız bırakmamışlar. Onu eğlendirmişler, zararlı böceklerden korumuşlar, toprağını temiz tutmuşlar. Haberler > Ernest Hemingway ve 6 Kelimelik Hikayeye 8 Örnek - 1328 - 1305 Amerikalı Ernest Miller Hemingway romancı, kısa hikâye yazarı ve gazetecidir. Kısa ve gösterişsiz yazı tarzı ile bilinir. Efsane o ki herhangi sıradan bir gün, bir cemiyet toplantısında, onu çekemeyen edebiyatçılardan birisi Hemingway'e ne derece yetenekli olduğunu sorar, Hemingway ''Senin hayal bile edemeyeceğin kadar.'' diye yanıt verir. Bunun üzerine muhatabı ona, 10 kelimeyi geçmeyen, etkili bir hikaye yazıp yazamayacağını sorar. ''Eğer bunu yazmayı becerebilirsen, ve buradaki herkesi derinden etkilersen yeteneklerin önünde saygıyla eğileceğim.'' der. 10 kelimeye bile ihtiyaç duymayan Hemingway 6 kelimelik bir dram öyküsü yazar. Orada bulunan herkesi etkileyen bu hikaye aşağıdaki gibidir. ''Satılık Bebek Patikleri. Hiç giyilmedi.'' Hemingway'in 6 kelimelik öyküsünden yıllar sonra Smith Magazin'in aynı şekilde okuyucularından 6 kelimelik hayat hikayelerini istemesiyle yeni bir akım başlamış oldu.'Senin 6 kelimelik yaşam öykün nedir?' mottosu altında Smith Magazin'in sitesinde binlerce insanın 6 kelimelik hikayelerini yazabileceği bir platform oluşturuldu. Beğenilen hikayeler bir kitap altında toplandı ve kitap en çok satanlar listesine girerek dünyanın bu projeyi tanımasına olanak sağladı. Bu Akımdan Ekşi Sözlüğe Girilmiş Birkaç Örnek 1. Son kibritini çaktı, sonsuz uykuya hazırdı. 2. Üzgünüm asker, ayakkabılar çift halinde satılır. 3. 15. yıldönümümüz, tek kişilik masa lütfen. 4. Yanlış numara, dedi tanıdığım bir ses. 5. Bir ömür birlikte olabilirdik, cesaret edemedi. 6. Atladım, ancak yarı yolda pişman oldum. 7. Babam savaştan döndü, bayrağa sarılı olarak. 8. Doğdum, ağlıyorum. Yaşıyorum, mutsuzum. Ölüyorum, yalnızım. 6 Kelimelik Etkileyici Bir Hikaye Yazmanızı İsteselerdi, Siz Ne Yazardınız? Okul öncesi gösteri etkinlikleri için hazırlanan kukla kısa hikaye metinlerinden temizlik ile ilgili olan Zıpzıp’ın Elleri metni aşağıda yer alıyor, dilerseniz sayfanın altından dosya olarak indirebilirsiniz. Kukla Hikayesi Adı Zıpzıp’ın Elleri Kukla Hikayesi Kazanım Amacı Temizliğin Önemi Kukla Hikaye Metni; Zıp zıp Laylaylaylay. . Merhaba arkadaşlar, benim adım Zıpzıp. Benim de sizler gibi birçok arkadaşım var. Ben onları çok seviyorum. Onlara bugün bir sürpriz hazırladım. Hemen gidip arkadaşlarımı bulmalı , sürprizimi onlara söylemeliyim. Ponpon Aaa … Zıp zıp demek ki buradasın. Zıp zıp Merhaba Ponpon. Bende senin yanına geliyordum. Sana bir sürprizim var. Ponpon Öyle mi? Çok merak ettim. Sürprizin nedir? Zıp zıp Ponpon sen kahvaltı yaptın mı? Ponpon Henüz yapmadım. Üstelik karnımda çok aç. Neden sordun? Zıp zıp Çünkü elimdeki sepette senin için topladığım havuçlar var. Al hadi bunlar senin. Ponpon Bunları sen mi topladın? Zıp zıp Evet az önce topladım. Ponpon Şey …Zıp zıp teşekkür ederim ama, benim canım kahvaltı yapmak istemiyor. Zıp zıp Ama az önce çok acıktığını söylemiştin? Ponpon Evet ama, sana nasıl söylesem bilmem ki. Zıp zıp Ponpon sen ne söylemeye çalışıyorsun, hiçbir şey anlamadım. Ponpon Zıp zıp dün öğretmenimiz bayan tavşan bize temizliğin çok önemli olduğundan bahsetti. Ellerimizi sabunla bol bol yıkamalı, yiyeceklerimizi yıkamadan yemememiz gerektiğini söyledi. Ama senin ellerin çok kirli. ben bu havuçları nasıl yerim? Zıpzıp Şey…Ponpon ben sadece sana sürpriz yapmak istemiştim. Ponpon Biliyorum ama yiyecekleri yıkamadan yersek hasta olacağımızı biliyorsun. Öğretmenimizi sende dinledin. Zıp zıp Tamam, ben şimdi ellerimi iyice yıkayacağım. Ponpon Önce ellerimizi, sonrada havuçlarımızı yıkayalım. Daha sonrada kahvaltımızı yapalım ne dersin? Zıp zıp Ponpon sürprizimi beğendin mi? Ponpon Tabi ki beğendim. Beni düşündüğün için çok teşekkür ederim. Zıp zıp Rica ederim. Dosya İndirme Zıpzıp’ın Elleri Dosyasını İndir Sitemizde bulunan kısa kukla hikaye metinlerine aşağıdan ulaşabilirsiniz. Zıpzıp’ın Elleri Temizlik ile ilgili kukla hikaye metnidir. Üzgün Kukla Duygular ve arkadaşlık ile ilgili kısa kukla hikaye metnidir. Kumbaram Tutum ve yatırım haftası ile ilgili kukla kısa hikayesidir. Şimdi Ne Söylemeliyim Nezaket ve görgü kuralları ile ilgili kukla hikaye metin Çürük Diş İle Sağlam Diş Sağlıklı dişlerle ilgili anaokulu kukla gösterisi için hikaye metnidir. Aşağıda el kuklası yapımı örnek etkinliklerini inceleyebilirsiniz. Kağıt Torba Kuklası Yapım Etkinliği Kelebek Parmak Kuklası Etkinliği Kese Kağıdından Kukla Etkinlikleri Kuklalar ile ilgili diğer etkinlik örneklerine aşağıdan ulaşabilirsiniz; 1 İpli Kukla Etkinliği 2 Drama Etkinliği Kukla Dükkanı

küçürek hikaye örnekleri tek cümlelik