ACİZLİKACİZ BIRAKMAK KELİMESİ İLE İLGİLİ AYETLER Rahman ve Rahim olan Allah\'ın adıyla Derken, Allah, ona, yeri eşiyerek kardeşinin cesedini [..] ABDEST ile ilgili Ayet-i Kerimeler Abdullah ELDEN Herşeyi yaratan O'dur. Ve O, herşeyi bilendir. (EN'AM/101) İşte Rabbiniz Allah bu! O'ndan başka ilâh yoktur; O, her şeyin yaratanıdır. O'na kulluk edin, O her şeye vekildir. (EN'AM/102) O öyle bir ilâhtır ki, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinindir. O hiç çocuk edinmedi, hükümranlıkta ortağı yoktur. Gayb ve melekût âleminin tek sahibi Allah’tır. Mülk ve şehâdet âleminin ise gerçek sahibi Allah olmakla beraber görünürde ve mecazen başka sahipleri de olabilir. Vahiy yoluyla gelen bilgilere göre şehâdet ve mülk âlemi, gayb ve melekût âlemine nisbetle denizden bir damla, sahradan bir kum tanesi kadardır. KurandaRahman ayetleri, ''Rahman' Kelimesi ile İlgili Ayetler Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla Rahman (olan Allah) arşa istiva etmiştir. (Taha Suresi, 5) Andolsun, Harun bundan önce onlara: "Ey kavmim, gerçekten siz bununla fitneye düşürüldünüz (denendiniz). Sizin asıl Rabbiniz Rahman (olan Allah)dır; şu halde bana uyun ve emrime itaat edin" demişti. (Taha Suresi, 90) O Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla” Hamd yalnız ve yalnız âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salât ve selâm Allah’ın Rasûlü’ne, O’nun pâk aile halkına ve ashabına olsun. Rabbimiz bizden kabul buyur. Çünkü sen her şeyi işitensin, her şeyi bilensin. Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla 1. “Ey 04T9PY. Taha Suresi, 5. ayet Rahman olan Allah arşa istiva etmiştir. Taha Suresi, 90. ayet Andolsun, Harun bundan önce onlara “Ey kavmim, gerçekten siz bununla fitneye düşürüldünüz denendiniz. Sizin asıl Rabbiniz Rahman olan Allahdır; şu halde bana uyun ve emrime itaat edin” demişti. Taha Suresi, 108. ayet O gün, kendisinden sapma imkanı olamayan çağırıcıya uyacaklar. Rahman olan Allaha karşı sesler kısılmıştır; artık bir hırıltıdan başka bir şey işitemezsin. Taha Suresi, 109. ayet O gün, Rahman olan Allah’ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başkasının şefaati bir yarar sağlamaz. Enbiya Suresi, 26. ayet “Rahman olan Allah çocuk edindi” dediler. O, bu yakıştırmadan Yücedir. Hayır, onlar melekler ikrama layık görülmüş kullardır. Enbiya Suresi, 36. ayet İnkar edenler seni gördüklerinde, seni yalnızca alay-konusu ediyorlar ve “Sizin ilahlarınızı diline dolayan bu mu?” derler. Oysa Rahman olan Allahın sözünü kitabını inkar edenler kendileridir. Enbiya Suresi, 42. ayet De ki “Gece ve gündüz sizi Rahman olan Allahtan kim koruyabilir?” Hayır, onlar Rablerini zikirden yüz çevirenlerdir. Enbiya Suresi, 112. ayet Resulullah Dedi ki “Rabbim, hak ile hükmet. Bizim Rabbimiz, sizin her türlü nitelendirmelerinize karşı yardımına sığınılan Rahman olan Allahdır.” Furkan Suresi, 26. ayet İşte o gün, gerçek mülk, Rahman olan Allahındır. İnkar edenler için oldukça zorlu bir gündür. Furkan Suresi, 59. ayet O, gökleri ve yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde yaratan ve sonra arşa istiva edendir. Rahman olan Allahdır. Bunu bundan haberi olana sor. Furkan Suresi, 60. ayet Onlara “Rahman olan Allaha secde edin” denildiği zaman, “Rahman da neymiş? Biz senin bize emrettiğine mi secde edecek mişiz?” derler ve bu, onların nefretini arttırır. Furkan Suresi, 63. ayet O Rahman olan Allahın kulları, yeryüzü üzerinde alçak gönüllü olarak yürürler ve cahiller kendileriyle muhatap oldukları zaman “Selam” derler. Şuara Suresi, 5. ayet Onlara Rahman olan Allah dan yeni bir uyarı gelmeyiversin, hiç tartışmasız ondan yüz çevirirler. Neml Suresi, 30. ayet “Gerçek şu ki, bu, Süleyman’dandır ve Şüphesiz Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla’ başlamaktadır.” Yasin Suresi, 11. ayet Sen ancak, zikre Kur’an’a uyan ve gayb ile Rahman olan Allah’a karşı içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele. Yasin Suresi, 15. ayet Dediler ki “Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman olan Allah da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz.” Yasin Suresi, 23. ayet “Ben, O’ndan başka İlahlar edinir miyim ki, Rahman olan Allah, bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler.” Yasin Suresi, 52. ayet Demişlerdir ki “Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman olan Allahın va’dettiğidir, demek ki gönderilen elçiler doğru söylemiş”. Zuhruf Suresi, 17. ayet Oysa onlardan biri, O, Rahman olan Allah için verdiği örnek ile kız çocuğunun doğumuyla müjdelendiği zaman, yüzü simsiyah kesilmiş olarak kahrından yutkundukça yutkunur. Zuhruf Suresi, 19. ayet Onlar, ki Rahmanın kulları olan melekleri dişiler kıldılar. Kendileri yaratılışlarına şahit mi oldular? Onların şahitlikleri yazılacak ve bundan dolayı sorumlu tutulacaklar. Zuhruf Suresi, 33. ayet Eğer insanlar Allah’a karşı isyanda birleşip tek bir ümmet olacak olmasaydı, Rahman’ı Allah’ı inkar edenlerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerinde çıkıp-yükselecekleri merdivenler yapardık. Zuhruf Suresi, 36. ayet Kim Rahman olan Allahın zikrini görmezlikten gelirse, Biz bir şeytana onun üzerini kabukla bağlattırırız’; artık bu, onun bir yakın dostudur. Zuhruf Suresi, 45. ayet Senden önce gönderdiğimiz elçilerimizden sor Biz, Rahman olan Allahın dışında tapılacak birtakım ilahlar kıldık mı hiç? Zuhruf Suresi, 81. ayet De ki “Eğer Rahman olan Allah’ın çocuğu olsaydı, ona tapanların ilki ben olurdum.” Kaf Suresi, 33. ayet Görmediği halde Rahman’a karşı içi titreyerek korku duyan’ ve içten Allah’a yönelmiş’ bir kalp ile gelen içindir. Haşr Suresi, 22. ayet O Allah ki, O’ndan başka İlah yoktur. Gaybı da, müşahede edilebileni de bilendir. Rahman, Rahim olan O’dur. Mülk Suresi, 3. ayet O, biri diğeriyle tam bir uyum’ mutabakat içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman olan Allahın yaratmasında hiçbir çelişki ve uygunsuzluk’ tefavüt göremezsin. İşte gözünü çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık bozukluk ve çarpıklık görüyor musun? Mülk Suresi, 19. ayet Onlar, üstlerinde dizi dizi kanat açıp kapayarak uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları Rahman olan Allah’tan başkası boşlukta tutmuyor. Şüphesiz O, herşeyi hakkıyla görendir. Mülk Suresi, 20. ayet Rahmana karşı size yardım edecek olan kimmiş? Şu sizin ordunuz mu? Kafirler yalnızca bir gurur kesin bir aldanış içindedirler. Mülk Suresi, 29. ayet De ki “O Allah Rahman olan esirgeyen koruyandır; biz O’na iman ettik ve O’na tevekkül ettik. Artık siz kimin açık bir sapmışlık içinde olduğunu pek yakında bileceksiniz.” Nebe’ Suresi, 37. ayet Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi Rahman olan Allah; O’na hitap etmeye güç yetiremezler. Nebe’ Suresi, 38. ayet Ruh ve meleklerin saflar halinde duracakları gün; Rahman’ın kendilerine izin verdikleri dışında olanlar konuşmazlar. Konuşacak olan da, Doğruyu söyleyecektir. Bakara / 228. Ayet وَالْمُطَلَّقَاتُ يَتَرَبَّصْنَ بِاَنْفُسِهِنَّ ثَلٰثَةَ قُرُٓوءٍۜ وَلَا يَحِلُّ لَهُنَّ اَنْ يَكْتُمْنَ مَا خَلَقَ اللّٰهُ ف۪ٓي اَرْحَامِهِنَّ اِنْ كُنَّ يُؤْمِنَّ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ وَبُعُولَتُهُنَّ اَحَقُّ بِرَدِّهِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ اِنْ اَرَادُٓوا اِصْلَاحًاۜ وَلَهُنَّ مِثْلُ الَّذ۪ي عَلَيْهِنَّ بِالْمَعْرُوفِۖ وَلِلرِّجَالِ عَلَيْهِنَّ دَرَجَةٌۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ۟ Geri dönülebilir talâk ile boşanan kadınlar, üç âdet müddetince bekleyip kendilerini gözetlemelidirler. Eğer Allah’a ve âhiret gününe inanıyorlarsa, Allah’ın rahimlerinde yarattığı hayız hâlini veya hamileliği gizlemeleri kendilerine helâl değildir. Eğer barışmak ve aralarını düzeltmek isterlerse kocaları, bu süre içinde onları geri almaya başkalarından daha çok hak sahibidirler. Erkeklerin hanımları üzerinde hakları olduğu gibi, hanımların da kocaları üzerinde meşrû hakları vardır. Ancak erkekler kadınlara göre bir derece daha fazla hak sahibidirler. Allah, kudreti dâimâ üstün gelen, her hükmü ve işi hikmetli ve sağlam olandır. En'âm / 143. Ayet ثَمَانِيَةَ اَزْوَاجٍۚ مِنَ الضَّأْنِ اثْنَيْنِ وَمِنَ الْمَعْزِ اثْنَيْنِۜ قُلْ آٰلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ اَمِ الْاُنْثَيَيْنِ اَمَّا اشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ اَرْحَامُ الْاُنْثَيَيْنِۜ نَبِّؤُ۫ن۪ي بِعِلْمٍ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَۙ Allah erkekli, dişili çiftler hâlinde sekiz hayvan yarattı Koyundan iki, keçiden iki. De ki “Allah iki erkeği mi haram kıldı, yoksa iki dişiyi mi? Yoksa o iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı? Eğer doğru söylüyorsanız, kesin bir bilgi ve belgeye dayanarak bana cevap verin! En'âm / 144. Ayet وَمِنَ الْاِبِلِ اثْنَيْنِ وَمِنَ الْبَقَرِ اثْنَيْنِۜ قُلْ آٰلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ اَمِ الْاُنْثَيَيْنِ اَمَّا اشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ اَرْحَامُ الْاُنْثَيَيْنِۜ اَمْ كُنْتُمْ شُهَدَٓاءَ اِذْ وَصّٰيكُمُ اللّٰهُ بِهٰذَاۚ فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا لِيُضِلَّ النَّاسَ بِغَيْرِ عِلْمٍۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ۟ Deveden iki, sığırdan da iki. De ki “Allah iki erkeği mi haram kıldı, yoksa iki dişiyi mi? Veya o iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı? Yoksa siz, Allah bahsettiğiniz yasağı koyarken o anda orada hazır ve şâhit mi idiniz? Kesin bir bilgiye dayanmadan sırf insanları saptırmak için Allah adına yalan uydurandan daha zâlim kimdir? Şüphesiz Allah, böyle zâlimler topluluğunu doğru yola erdirmez. Hac / 5. Ayet يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنْ كُنْتُمْ ف۪ي رَيْبٍ مِنَ الْبَعْثِ فَاِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِنْ مُضْغَةٍ مُخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِنُبَيِّنَ لَكُمْۜ وَنُقِرُّ فِي الْاَرْحَامِ مَا نَشَٓاءُ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُٓوا اَشُدَّكُمْۚ وَمِنْكُمْ مَنْ يُتَوَفّٰى وَمِنْكُمْ مَنْ يُرَدُّ اِلٰٓى اَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِنْ بَعْدِ عِلْمٍ شَيْـًٔاۜ وَتَرَى الْاَرْضَ هَامِدَةً فَاِذَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَٓاءَ اهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَاَنْبَتَتْ مِنْ كُلِّ زَوْجٍ بَه۪يجٍ Ey insanlar! Öldükten sonra dirilme konusunda en küçük bir şüpheniz varsa, şunu bilin ki, biz sizi başlangıçta topraktan, sonra bir nutfeden, sonra rahim cidârına yapışan bir hücreden, sonra esas unsurlarıyla yaratılışı tamamlanmış ama bütün azalarıyla henüz tamamlanmamış bir çiğnem et görünümünde bir ceninden yarattık ki, size kudretimizi gösterelim. Dilediğimizi rahimlerde belli bir süreye kadar bekletir, sonra sizi bir bebek olarak dünyaya çıkarırız. Sonra güçlü kuvvetli çağınıza ulaşmanız için sizi besleyip büyütürüz. İçinizden kimi erkenden, hatta çocuk yaşta ölür. Kimi de ömrün en düşkün çağına kadar yaşatılır da, daha önce bazı şeyler öğrenmişken artık hiçbir şey bilmez hâle gelir. Ayrıca yeryüzünü de kupkuru ve ölü bir halde görürsün; fakat biz üzerine yağmur indirdiğimizde o, kıpırdanır, kabarır, her türden göz alıcı, gönül açıcı bitkiyi erkekli-dişili bitirir. Lokman / 34. Ayet اِنَّ اللّٰهَ عِنْدَهُ عِلْمُ السَّاعَةِۚ وَيُنَزِّلُ الْغَيْثَۚ وَيَعْلَمُ مَا فِي الْاَرْحَامِۜ وَمَا تَدْر۪ي نَفْسٌ مَاذَا تَكْسِبُ غَدًاۜ وَمَا تَدْر۪ي نَفْسٌ بِاَيِّ اَرْضٍ تَمُوتُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ خَب۪يرٌ Kıyâmetin ne zaman kopacağının bilgisi yalnız Allah’ın katındadır. Yağmuru O indirir. Rahîmlerde olanı da O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz, her şeyi hakkiyle bilen, her şeyden hakkiyle haberdâr olan yalnız Allah’tır. Kuranda Rahman ayetleri, ”Rahman’ Kelimesi ile İlgili Ayetler Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Rahman olan Allah arşa istiva etmiştir. Taha Suresi, 5 Andolsun, Harun bundan önce onlara “Ey kavmim, gerçekten siz bununla fitneye düşürüldünüz denendiniz. Sizin asıl Rabbiniz Rahman olan Allahdır; şu halde bana uyun ve emrime itaat edin” demişti. Taha Suresi, 90 O gün, kendisinden sapma imkanı olamayan çağırıcıya uyacaklar. Rahman olan Allaha karşı sesler kısılmıştır; artık bir hırıltıdan başka bir şey işitemezsin. Taha Suresi, 108 O gün, Rahman olan Allah’ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başkasının şefaati bir yarar sağlamaz. Taha Suresi, 109 “Rahman olan Allah çocuk edindi” dediler. O, bu yakıştırmadan Yücedir. Hayır, onlar melekler ikrama layık görülmüş kullardır. Enbiya Suresi, 26 İnkar edenler seni gördüklerinde, seni yalnızca alay-konusu ediyorlar ve “Sizin ilahlarınızı diline dolayan bu mu?” derler. Oysa Rahman olan Allahın sözünü kitabını inkar edenler kendileridir. Enbiya Suresi, 36 De ki “Gece ve gündüz sizi Rahman olan Allahtan kim koruyabilir?” Hayır, onlar Rablerini zikirden yüz çevirenlerdir. Enbiya Suresi, 42 Resulullah Dedi ki “Rabbim, hak ile hükmet. Bizim Rabbimiz, sizin her türlü nitelendirmelerinize karşı yardımına sığınılan Rahman olan Allahdır.” Enbiya Suresi, 112 İşte o gün, gerçek mülk, Rahman olan Allahındır. İnkar edenler için oldukça zorlu bir gündür. Furkan Suresi, 26 O, gökleri ve yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde yaratan ve sonra arşa istiva edendir. Rahman olan Allahdır. Bunu bundan haberi olana sor. Furkan Suresi, 59 Onlara “Rahman olan Allaha secde edin” denildiği zaman, “Rahman da neymiş? Biz senin bize emrettiğine mi secde edecek mişiz?” derler ve bu, onların nefretini arttırır. Furkan Suresi, 60 O Rahman olan Allahın kulları, yeryüzü üzerinde alçak gönüllü olarak yürürler ve cahiller kendileriyle muhatap oldukları zaman “Selam” derler. Furkan Suresi, 63 Onlara Rahman olan Allah dan yeni bir uyarı gelmeyiversin, hiç tartışmasız ondan yüz çevirirler. Şuara Suresi, 5 “Gerçek şu ki, bu, Süleyman’dandır ve Şüphesiz Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla’ başlamaktadır.” Neml Suresi, 30 Sen ancak, zikre Kur’an’a uyan ve gayb ile Rahman olan Allah’a karşı içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele. Yasin Suresi, 11 Dediler ki “Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman olan Allah da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz.” Yasin Suresi, 15 “Ben, O’ndan başka İlahlar edinir miyim ki, Rahman olan Allah, bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler.” Yasin Suresi, 23 Demişlerdir ki “Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman olan Allahın va’dettiğidir, demek ki gönderilen elçiler doğru söylemiş”. Yasin Suresi, 52 Oysa onlardan biri, O, Rahman olan Allah için verdiği örnek ile kız çocuğunun doğumuyla müjdelendiği zaman, yüzü simsiyah kesilmiş olarak kahrından yutkundukça yutkunur. Zuhruf Suresi, 17 Onlar, ki Rahmanın kulları olan melekleri dişiler kıldılar. Kendileri yaratılışlarına şahit mi oldular? Onların şahitlikleri yazılacak ve bundan dolayı sorumlu tutulacaklar. Zuhruf Suresi, 19 Eğer insanlar Allah’a karşı isyanda birleşip tek bir ümmet olacak olmasaydı, Rahman”ı Allah’ı inkar edenlerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerinde çıkıp-yükselecekleri merdivenler yapardık. Zuhruf Suresi, 33 Kim Rahman olan Allahın zikrini görmezlikten gelirse, Biz bir şeytana onun üzerini kabukla bağlattırırız’; artık bu, onun bir yakın dostudur. Zuhruf Suresi, 36 Senden önce gönderdiğimiz elçilerimizden sor Biz, Rahman olan Allahın dışında tapılacak birtakım ilahlar kıldık mı hiç? Zuhruf Suresi, 45 De ki “Eğer Rahman olan Allah’ın çocuğu olsaydı, ona tapanların ilki ben olurdum.” Zuhruf Suresi, 81 Görmediği halde Rahman’a karşı içi titreyerek korku duyan’ ve içten Allah’a yönelmiş’ bir kalp ile gelen içindir. Kaf Suresi, 33 O Allah ki, O’ndan başka İlah yoktur. Gaybı da, müşahede edilebileni de bilendir. Rahman, Rahim olan O’dur. Haşr Suresi, 22 O, biri diğeriyle tam bir uyum” mutabakat içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman olan Allahın yaratmasında hiçbir çelişki ve uygunsuzluk” tefavüt göremezsin. İşte gözünü çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık bozukluk ve çarpıklık görüyor musun? Mülk Suresi, 3 Onlar, üstlerinde dizi dizi kanat açıp kapayarak uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları Rahman olan Allah’tan başkası boşlukta tutmuyor. Şüphesiz O, herşeyi hakkıyla görendir. Mülk Suresi, 19 Rahmana karşı size yardım edecek olan kimmiş? Şu sizin ordunuz mu? Kafirler yalnızca bir gurur kesin bir aldanış içindedirler. Mülk Suresi, 20 De ki “O Allah Rahman olan esirgeyen koruyandır; biz O’na iman ettik ve O’na tevekkül ettik. Artık siz kimin açık bir sapmışlık içinde olduğunu pek yakında bileceksiniz.” Mülk Suresi, 29 Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi Rahman olan Allah; O”na hitap etmeye güç yetiremezler. Nebe’ Suresi, 37 Ruh ve meleklerin saflar halinde duracakları gün; Rahman’ın kendilerine izin verdikleri dışında olanlar konuşmazlar. Konuşacak olan da, Doğruyu söyleyecektir. Nebe’ Suresi, 38 02-09-2012, 1956 1 permalink Üyelik tarihi Dec 2011 Mesajlar 656 Konular 633 Peygamber Efendimiz ile İlgili Ayetler Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Şüphesiz Biz seni bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak, hak Kur’an ile gönderdik. Sen cehennemin halkından sorumlu tutulmayacaksın. Bakara Suresi, 119 İşte bunlar, Allah’ın ayetleridir; onları sana bir hak olarak okuyoruz. Sen de gönderilen elçilerdensin. Bakara Suresi, 252 Şüphesiz, Allah’ın sana gösterdiği gibi insanlar arasında hükmetmen için Biz sana kitabı hak olarak indirdik. Sakın Hainlerin savunucusu olma. Nisa Suresi, 105 Ey peygamber, Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bu görevini yapmayacak olursan, O’nun elçiliğini tebliğ etmemiş olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır. Şüphesiz, Allah, kafir olan bir topluluğu hidayete erdirmez. Maide Suresi, 67 De ki “O, gökleri ve yeri yaratırken ve O, hep besleyen hiç beslenmezken, ben Allah’tan başkasını mı veli edineceğim?” De ki “Bana gerçekten Müslüman olanların ilki olmam emredildi ve Sakın müşriklerden olma.” denildi. En’am Suresi, 14 Biz elçileri müjde vericiler ve uyarıp-korkutucular olmaktan başka bir nedenle göndermiyoruz. Şu halde kim iman ederse ve davranışlarını düzeltirse, artık onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır. En’am Suresi, 48 De ki “Ey insanlar, ben Allah’ın sizin hepinize gönderdiği bir elçisi peygamberiyim. Ki göklerin ve yerin mülkü yalnız O’nundur. O’ndan başka İlah yoktur, O diriltir ve öldürür. Öyleyse Allah’a ve ümmi peygamber olan elçisine iman edin. O da Allah’a ve O’nun sözlerine inanmaktadır. Ona iman edin ki hidayete ermiş olursunuz. Araf Suresi, 158 Öyle ki, Allah’tan başkasına ibadet etmeyin. Gerçekten Ben, sizi O’nun tarafından uyaran ve müjdeleyenim; Hud Suresi, 2 İnkar edenler derler ki “Ona Rabbinden bir ayet mucize indirilseydi ya.” Sen, yalnızca bir uyarıcısın ve her topluluk için bir hidayet önderisin. Ra’d Suresi, 7 Her ümmet içinde kendi nefislerinden onların üzerine bir şahid getirdiğimiz gün, seni de onlar üzerinde bir şahid olarak getireceğiz. Biz Kitab’ı sana, herşeyin açıklayıcısı, Müslümanlara bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik. Nahl Suresi, 89 Sizi en iyi Rabbiniz bilir; dilerse size merhamet eder, dilerse sizi azaplandırır. Biz seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik. İsra Suresi, 54 De ki “Şüphesiz ben, ancak sizin benzeriniz olan bir beşerim; yalnızca bana sizin İlahınızın tek bir İlah olduğu vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, artık salih bir amelde bulunsun ve Rabbine ibadette hiç kimseyi ortak tutmasın.” Kehf Suresi, 110 Biz seni alemler için yalnızca bir rahmet olarak gönderdik. Enbiya Suresi, 107 De ki “Ey insanlar, gerçekten ben sizin için yalnızca bir uyarıcıyım.” Hac Suresi, 49 Biz seni yalnızca bir müjde verici ve uyarıp-korkutucu olarak gönderdik. Furkan Suresi, 56 De ki “Ben, ancak bu şehrin Rabbine ibadet etmekle emrolundum ki, O, burasını kutlu ve saygıdeğer kıldı. Herşey O’nundur. Ve Müslümanlardan olmakla emrolundum.” Neml Suresi, 91 “Ve Kur’an’ı okumakla da emrolundum. Artık kim hidayete gelirse, kendi nefsi için hidayete gelmiştir; kim sapacak olursa, de ki “Ben yalnızca uyarıcılardanım.” Neml Suresi, 92 Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir; ancak O, Allah’ın Resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah, herşeyi bilendir. Ahzab Suresi, 40 Ey Peygamber, gerçekten Biz seni bir şahid, bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Ahzab Suresi, 45 Ve Kendi izniyle Allah’a çağıran ve nur saçan bir çerağ olarak gönderdik. Ahzab Suresi, 46 Mü’minlere müjde ver; gerçekten onlar için Allah’tan büyük bir fazl vardır. Ahzab Suresi, 47 Biz seni ancak bütün insanlara bir müjde verici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ancak insanların çoğu bilmiyorlar. Sebe Suresi, 28 Şüphesiz Biz seni, hak ile bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki, içinde bir uyarıcı gelip-geçmiş olmasın. Fatır Suresi, 24 Andolsun hikmetli Kur’an’a, Yasin Suresi, 2 Gerçekten sen, gönderilen elçilerdensin. Yasin Suresi, 3 Dosdoğru bir yol üzerindesin. Yasin Suresi, 4 Kur’an Güçlü ve üstün olan, esirgeyen Allah’ın indirmesidir. Yasin Suresi, 5 Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için gönderildin. Yasin Suresi, 6 Biz ona Peygambere şiir öğretmedik; bu, ona yakışmaz da. O kendisine indirilen Kitap, yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. Yasin Suresi, 69 De ki “Ben, yalnızca bir uyarıcıyım. Bir olan, kahreden Allah’tan başka bir İlah yoktur.” Sad Suresi, 65 “Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir, üstün ve güçlü olan, bağışlayandır.” Sad Suresi, 66 De ki “Bu Kur’an, büyük bir haberdir.” Sad Suresi, 67 Sizler ise, ondan yüz çeviriyorsunuz. Sad Suresi, 68 “Mele-i Ala yüce topluluk tartışıp dururken, benim hiçbir bilgim yoktur.” Sad Suresi, 69 “Bana ancak, yalnızca apaçık bir uyarıcı olduğum vahyolunmaktadır.” Sad Suresi, 70 Allah’ın dışında birtakım veliler edinenler ise; Allah, onların üzerinde gözetleyicidir. Sen onların üzerinde bir vekil değilsin. Şura Suresi, 6 De ki “Ben elçilerden bir türedi değilim, bana ve size ne yapılacağını da bilemiyorum. Ben, yalnızca bana vahyedilmekte olana uyuyorum ve ben, apaçık bir uyarıcıdan başkası değilim.” Ahkaf Suresi, 9 Şüphesiz, Biz seni bir şahid, bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Fetih Suresi, Ki Allah’a ve Resûlü’ne iman etmeniz, O’nu savunup-desteklemeniz, O’nu en içten bir saygıyla-yüceltmeniz ve sabah akşam O’nu Allah’ı tesbih etmeniz için. Fetih Suresi, 9 Üyelik tarihi Dec 2011 Mesajlar 656 Konular 633 Ölümle İlgili Ayetler ”Ölmek’ Kelimesi ile İlgili Ayetler Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Ey iman edenler, Allah’tan nasıl korkup-sakınmak gerekiyorsa öylece korkup-sakının ve siz, ancak Müslüman olmaktan başka bir din ve tutum üzerinde ölmeyin. Ali İmran Suresi, 102 Allah’ın izni olmaksızın hiçbir nefis için ölmek yoktur. O, süresi belirtilmiş bir yazıdır. Kim dünyanın yararını sevabını isterse ona ondan veririz, kim ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz. Biz şükredenleri pek yakında ödüllendireceğiz. Ali İmran Suresi, 145 Ey iman edenler, inkar edenler ile yeryüzünde gezip dolaşırken veya savaşta bulundukları sırada ölen kardeşleri için “Yanımızda olsalardı, ölmezlerdi, öldürülmezlerdi” diyenler gibi olmayın. Allah, bunu onların kalplerinde onulmaz bir hasret olarak kıldı. Dirilten ve öldüren Allah’tır. Allah, yaptıklarınızı görendir. Ali İmran Suresi, 156 Andolsun, Kitap Ehlinden, ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur. Kıyamet günü, o da onların aleyhine şahid olacaktır. Nisa Suresi, 159 De ki “Bana vahyolunanlar içinde, yiyen bir kimsenin yiyeceği şeyler için, ölü eti, dökülen kan, domuz eti -ki bu gerçekten murdardır- ya da Allah’tan başkası adına kesilmiş bir fısk dışında, haram kılınmış bir şey bulmuyorum. Kim kaçınılmaz bir ihtiyaçla karşı karşıya kalırsa, -saldırmamak ve haddi aşmamak şartıyla-bu sayılanlardan ölmeyecek kadar yiyebilir. Şüphesiz senin Rabbin bağışlayandır, esirgeyendir. En’am Suresi, 145 Yutkunmaya çabalayacak ve boğazından geçirmeyi başaramıyacak, ona her yandan ölüm gelecek, oysa ölmeyecek de. Ardından daha katı bir azap olacak. İbrahim Suresi, 17 Sen, asla ölmeyen ve daima diri olan Allaha tevekkül et ve O’nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahlarından O’nun haberdar olması yeter. Furkan Suresi, 58 Allah, ölecekleri zaman canlarını alır; ölmeyeni de uykusunda bir tür ölüme sokar. Böylece, kendisi hakkında ölüm kararı verilmiş olanın ruhunu tutar, öbürüsünü ise adı konulmuş bir ecele kadar salıverir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır. Zümer Suresi, 42 Andolsun, ölseniz de, öldürülseniz de şüphesiz Allah’a varıp toplanacaksınız. Ali İmran Suresi, 158 Derken doğum sancısı onu bir hurma dalına sürükledi. Dedi ki “Keşke bundan önce ölseydim de, hafızalardan silinip unutuluverseydim.” Meryem Suresi, 23 - Ölüm’ Kelimesi ile İlgili Ayetler Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Ya da bunlar karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşeklerle yüklü, gökten şiddetli bir yağmur fırtınasına tutulmuş gibidirler ki, yıldırımların saldığı dehşetle’; ölüm korkusundan parmaklarıyla kulaklarını tıkarlar. Oysa Allah kafirleri çepeçevre kuşatıcıdır. Bakara Suresi, 19 Sonra şükredesiniz diye, sizi ölümünüzden sonra dirilttik. Bakara Suresi, 56 De ki “Eğer Allah Katında ahiret yurdu, başka insanların değil de, yalnızca sizin ise, ve doğru sözlüyseniz, öyleyse hemen ölümü dileyin.” Bakara Suresi, 94 Oysa onlar, önceden ellerinin takdim ettiklerinden dolayı onu ölümü hiçbir zaman kesin olarak dilemeyeceklerdir. Allah, zalimleri bilendir. Bakara Suresi, 95 Yoksa siz, Yakub’un ölüm anında, orada şahidler miydiniz? O, oğullarına “Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?” dediğinde, onlar “Senin İlahına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak’ın İlahı olan tek bir İlaha ibadet edeceğiz; bizler O’na teslim olduk” demişlerdi. Bakara Suresi, 133 Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün art arda gelişinde, insanlara yararlı şeyler ile denizde yüzen gemilerde, Allah’ın yağdırdığı ve kendisiyle yeryüzünü ölümünden sonra dirilttiği suda, her canlıyı orada üretip-yaymasında, rüzgarları estirmesinde, gökle yer arasında boyun eğdirilmiş bulutları evirip çevirmesinde düşünen bir topluluk için gerçekten ayetler vardır. Bakara Suresi, 164 Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya bilinen uygun, meşru bir tarzda vasiyette bulunması -Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir hak olarak- size yazıldı farz kılındı. Bakara Suresi, 180 Binlerce kişinin ölüm korkusuyla yurtlarından çıktıklarını görmedin mi? Allah onlara “Ölün” dedi, sonra da onları diriltti. Şüphesiz Allah, insanlara karşı fazl sahibidir. Ancak, insanların çoğunluğu şükretmez. Bakara Suresi, 243 Ya da altı üstüne gelmiş, ıssız duran bir şehre uğrayan gibisini görmedin mi? Demişti ki “Allah, burasını ölümünden sonra nasıl diriltecekmiş?” Bunun üzerine Allah, onu yüz yıl ölü bıraktı, sonra onu diriltti. Ve ona Dedi ki “Ne kadar kaldın?” O “Bir gün veya bir günden az kaldım” dedi. Allah ona “Hayır, yüz yıl kaldın, böyleyken yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamış; eşeğine de bir bak; bunu yapmamız seni insanlara ibret-belgesi kılmamız içindir. Kemiklere de bir bak nasıl biraraya getiriyoruz, sonra da onlara et giydiriyoruz?” dedi. O, kendisine bunlar apaçık belli olduktan sonra dedi ki “Artık şimdi Biliyorum ki gerçekten Allah, herşeye güç yetirendir.” Bakara Suresi, 259 Andolsun, siz onunla karşılaşmadan önce ölümü temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz. Ali İmran Suresi, 143 Onlar, kendileri oturup kardeşleri için “Eğer bize itaat etselerdi, öldürülmezlerdi” diyenlerdir. De ki “Eğer doğru sözlüler iseniz, ölümü kendinizden savın öyleyse.” Ali İmran Suresi, 168 Her nefis ölümü tadıcıdır. Kıyamet günü elbette ecirleriniz eksiksizce ödenecektir. Kim ateşten uzaklaştırılır ve cennete sokulursa, artık o gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir. Ali İmran Suresi, 185 Kadınlarınızdan fuhuş yapanların aleyhinde olmak üzere içinizden dört şahid tutun. Eğer şehadet ederlerse, onları, ölüm alıp götürünceye veya Allah onlara bir yol kılıncaya kadar evlerde alıkoyun. Nisa Suresi, 15 Tevbe; ne, kötülükleri yapıp-edip de onlardan birine ölüm çatınca “Ben şimdi gerçekten tevbe ettim” diyenler, ne de kafir olarak ölenler için değil. Böyleleri için acı bir azap hazırlamışızdır. Nisa Suresi, 18 Her nerede olursanız, ölüm sizi bulur; yüksekçe yerlerde tahkim edilmiş şatolarda olsanız bile. Onlara bir iyilik dokunsa “Bu, Allah’tandır” derler; onlara bir kötülük dokunsa “Bu sendendir” derler. De ki “Tümü Allah’tandır.” Fakat, ne oluyor ki bu topluluğa, hiçbir sözü anlamaya çalışmıyorlar? Nisa Suresi, 78 Allah yolunda hicret eden, yeryüzünde barınacak çok yer de bulur, genişlik ve bolluk da. Allah’a ve Resûlü’ne hicret etmek üzere evinden çıkan, sonra kendisine ölüm gelen kişinin ecri şüphesiz Allah’a düşmüştür. Allah, bağışlayıcıdır, esirgeyicidir. Nisa Suresi, 100 Ey iman edenler, sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, vasiyet hazırlanışında, aranızda içinizden adaletli iki kişiyi şahid tutun. Veya yolculukta olup size ölüm musibeti gelip çatarsa, sizden olmayan başka iki kişiyi şahid tutun. İkisini Şayet kuşkulanacak olursanız namazdan sonra alıkoyarsınız, onlar da size “Akraba dahi olsa onu yeminimizi hiçbir değere değiştirmeyeceğiz ve Allah’ın şahidliğini gizlemeyeceğiz. Aksi takdirde biz elbette günahkarlardan oluruz” diye Allah adına yemin etsinler. Maide Suresi, 106 O, kulları üzerinde kahredici kahhar olandır. Size koruyucular gönderiyor. Sonunda sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, elçilerimiz onun hayatına son verirler.’ Onlar bu işte, ne eksik ne fazla kusur etmezler. En’am Suresi, 61 Allah’a karşı yalan uydurup iftira düzenden veya kendisine hiçbir şey vahyolunmamışken “Bana da vahy geldi” diyen ve “Allah’ın indirdiğinin bir benzerini de ben indireceğim” diyenden daha zalim kimdir? Sen bu zalimleri, ölümün şiddetli sarsıntıları’ sırasında meleklerin ellerini uzatarak onlara “Canlarınızı bu kıskıvrak yakalanıştan çıkarın, bugün Allah’a karşı haksız olanı söylediğiniz ve O’nun ayetlerinden büyüklenerek yüz çevirmeniz dolayısıyla alçaltıcı bir azapla karşılık göreceksiniz” dediklerinde bir görsen… En’am Suresi, 93 De ki “Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, dirimim ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah’ındır.” En’am Suresi, 162 Herşey Açıkça ortaya çıktıktan sonra bile, sanki kendileri, göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi, seninle hak konusunda tartışıp duruyorlardı. Enfal Suresi, 6 O’nun arşı su üzerinde iken amel bakımından hanginizin daha iyi olduğunu denemek için gökleri ve yeri altı günde yaratan O’dur. Andolsun onlara “Gerçekten siz, ölümden sonra yine diriltileceksiniz” dersen, inkar edenler mutlaka “Bu, açıkça bir büyüden başkası değildir” derler. Hud Suresi, 7 Yutkunmaya çabalayacak ve boğazından geçirmeyi başaramıyacak, ona her yandan ölüm gelecek, oysa ölmeyecek de. Ardından daha katı bir azap olacak. İbrahim Suresi, 17 Allah gökten su indirdi, ölümünden sonra yeri onunla diriltti; işitebilen bir topluluk için bunda gerçekten bir ayet vardır. Nahl Suresi, 65 Bu durumda, Biz sana, hayatın da kat kat, ölümün de kat kat acısını tattırırdık; sonra Bize karşı bir yardımcı bulamazdın. İsra Suresi, 75 Biz onları, yemek yemez cesetler kılmadık ve onlar ölümsüz değillerdi. Enbiya Suresi, Senden önce hiçbir beşere ölümsüzlüğü vermedik; şimdi sen ölürsen onlar ölümsüz mü kalacaklar? Enbiya Suresi, 34 Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz Bize döndürüleceksiniz. Enbiya Suresi, 35 Sonunda, onlardan birine ölüm geldiği zaman, der ki “Rabbim, beni geri çevirin.” Mü’minun Suresi, 99 Her nefis ölümü tadıcıdır; sonra Bize döndürüleceksiniz. Ankebut Suresi, 57 Andolsun onlara “Gökten su indirip de ölümünden sonra yeryüzünü dirilten kimdir?” diye soracak olursan, şüphesiz “Allah” diyecekler. De ki “Hamd Allah’ındır.” Hayır, onların çoğu akletmiyorlar. Ankebut Suresi, 63 O ölüden diriyi çıkarır ve diriden ölüyü çıkarır, ölümünden sonra da yeri diriltir. İşte siz de böyle çıkarılacaksınız. Rum Suresi, 19 Size bir korku ve umut unsuru olarak şimşeği göstermesi ile gökten su indirmek suretiyle ölümünden sonra yeri onunla diriltmesi de, O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda, aklını kullanabilecek bir kavim için gerçekten ayetler vardır. Rum Suresi, 24 Şimdi Allah’ın rahmetinin eserlerine bak; ölümünden sonra yeryüzünü nasıl diriltmektedir? Şüphesiz O, ölüleri de gerçekten diriltecektir. O, herşeye güç yetirendir. Rum Suresi, 50 De ki “Size vekil kılınan ölüm meleği, hayatınıza son verecek, sonra Rabbinize döndürülmüş olacaksınız.” Secde Suresi, 11 De ki “Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçış size kesin olarak bir yarar sağlamaz; böyle olsa bile, pek az bir zaman dışında metalanıp-yararlandırılmazsınız.” Ahzab Suresi, 16 Geldiklerinde de Size karşı cimri ve bencildirler.’ Şayet korku gelecek olsa, ölümden dolayı üstüne baygınlık çökmüş kimseler gibi gözleri dönerek sana bakmakta olduklarını görürsün. Korku gidince, hayra karşı oldukça düşkünlük göstererek sizi keskin dilleriyle eleştirip inciterek karşılarlar. İşte onlar iman etmemişlerdir; böylece Allah onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır. Bu Allah’a göre pek kolaydır. Ahzab Suresi, 19 Böylece onun Süleymanın ölümüne karar verdiğimiz zaman, ölümünü, onlara, asasını yemekte olan bir ağaç kurdundan başkası haber vermedi. Artık o, yere yıkılıp-düşünce, açıkça ortaya çıktı ki, şayet cinler gaybı bilmiş olsalardı böylesine aşağılanıcı bir azap içinde kalıp-yaşamazlardı. Sebe Suresi, 14 Allah, rüzgarları gönderir, onlar da bulutu kaldırır, böylece Biz onu ölü bir beldeye sürükleriz, onunla, yeri ölümünden sonra diriltiriz. İşte ölümden sonra dirilip- yayılma da böyledir. Fatır Suresi, 9 “Yalnızca birinci ölümümüzden başka öyle mi? Ve biz azaba uğratılacak olanlar değil miymişiz?” Saffat Suresi, 59 Gerçek şu ki, sen de öleceksin, onlar da öleceklerdir. Zümer Suresi, 30 Sonra şüphesiz sizler, kıyamet günü Rabbinizin huzurunda davalaşacaksınız. Zümer Suresi, 31 Allah, ölecekleri zaman canlarını alır; ölmeyeni de uykusunda bir tür ölüme sokar. Böylece, kendisi hakkında ölüm kararı verilmiş olanın ruhunu tutar, öbürüsünü ise adı konulmuş bir ecele kadar salıverir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır. Zümer Suresi, 42 “Bütün herşey Bizim yalnızca ilk ölümümüzdür; biz yeniden diriltilip-kaldırılacak değiliz.” Duhan Suresi, 35 Orda, ilk ölümün dışında başka ölüm tadmazlar. Ve Allah da onları cehennem azabından korumuştur. Duhan Suresi, 56 Gece ile gündüzün ardarda gelişinde veya aykırılığında, Allah’ın gökten rızık indirip ölümünden sonra yeryüzünü diriltmesinde ve rüzgarları belli bir düzen içinde yönetmesinde aklını kullanan bir kavim için ayetler vardır. Casiye Suresi, 5 Yoksa kötülüklere batıp-yara alanlar, kendilerini iman edip salih amellerde bulunanlar gibi kılacağımızı mı sandılar? Hayatları ve ölümleri bir mi olacak? Ne kötü hüküm veriyorlar. Casiye Suresi, 21 İman edenler, derler ki “Savaş izni için Bir sûre indirilmeli değil miydi?” Fakat, içinde savaş kıtal zikri geçen muhkem bir sure indirildiği zaman, kalplerinde hastalık olanların, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş olanların bakışı gibi sana baktıklarını gördün. Oysa onlara evla olan Muhammed Suresi, 20 Kullara rızık olmak üzere. Ve onunla o suyla ölü bir şehri dirilttik. İşte ölümden sonra diriliş de böyledir. Kaf Suresi, 11 O, ölüm sarhoşluğu, bir gerçek olarak gelip de, insana “İşte bu, senin yan çizip-kaçmakta olduğun şeydir” denildiği zaman da. Kaf Suresi, 19 Çevrelerinde ölümsüzlüğe ulaşmış gençler dönüp dolaşır; Vakıa Suresi, 17 Sizin aranızda ölümü takdir eden Biziz ve Bizim önümüze geçilmiş değildir; Vakıa Suresi, 60 Bilin ki gerçekten Allah, ölümünden sonra yeryüzüne hayat verir. Şüphesiz Biz, umulur ki aklınızı kullanırsınız diye size ayetleri açıkladık. Hadid Suresi, 17 De ki “Ey Yahudi olanlar, eğer siz, bütün insanlardan ayrı olarak yalnızca sizlerin gerçekten Allah’ın velileri dost ve sevgili kulları olduğunuzu öne sürüyorsanız, şu halde ölümü temenni edin; eğer doğru sözlü iseniz bunu çekinmeden yapın.” Cum’a Suresi, 6 Oysa onlar, ellerinin öne takdim ettikleri dolayısıyla bunu hiçbir zaman temenni edemezler. Allah, zalimleri bilendir. Cum’a Suresi, 7 De ki “Elbette sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, şüphesiz sizinle karşılaşıp-buluşacaktır. Sonra gaybı da, müşahede edilebileni de bilen Allaha döndürüleceksiniz; O da size yaptıklarınızı haber verecektir.” Cum’a Suresi, Sizden birinize ölüm gelip de “Rabbim, beni yakın bir süreye ecele kadar geciktirsen ben de böylece sadaka versem ve salihlerden olsam” demezden önce, size rızık olarak verdiklerimizden infak edin. Münafikun Suresi, 10 O, amel davranış ve eylem bakımından hanginizin daha iyi ve güzel olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstün ve güçlü olandır, çok bağışlayandır. Mülk Suresi, 2 “Keşke o ölüm herşeyi kesip bitirseydi. Hakka Suresi, 27 “Sonunda yakîn kesin bir gerçek olan ölüm gelip bize çattı.” Müddesir Suresi, 47 Ölüm korkusundan Ayaklar birbirine dolaştığında; Kıyamet Suresi, 29 Mal, mülk ve servette Çoklukla övünmek, sizi tutkuyla oyalayıp, kendinizden geçirdi.’ Tekasür Suresi, 1 “Öyle ki bu, mezarı ziyaretinize kabre gidişinize, ölümünüze kadar sürdü.” Tekasür Suresi, 2

rahman ve rahim ile ilgili ayetler