KV4q3. Rüyada yeşil küpe takmak işlerin yoluna gireceğine, dertlerin ve sıkıntıların sona ereceğine, anne baba duası alınacağına, kişinin hareketli yaşamından memnun kalacağına, birçok iş kapısının açılacağına, vefa borcu duyulan bir kişiye hem maddi hem manevi olarak destek olunacağına ve bolluk içinde bir yaşam sürüleceğine, hile ile mal elde etmeye, hem fikir olduğu konular üzerinde çalışmalar gerçekleştireceğine, önemli bir makama terfi alacağına, yapılan bazı ortaklıklar ile işleri büyütmek konusunda büyük fırsatlarla karşılaşılacağına, kişinin üstünde çok fazla baskı hissetmesi ve her şeyin hesabının sorulması nedeniyle sıkıntılar yaşayacağına rivayet etmektedir. Rüyada yeşil küpe takmak gördüyseniz Banka işlemleriniz gecikmeli olabilir. Rüyada yeşil küpe görmek yıpranacağına ve bir türlü içinden çıkılmaz hallere düşeceğine, bir sebeple çok sıkıntı çekerek adının lekelenmesi gibi durumlara kadar ilerleyecek bir sorunlar yumağı ile karşı karşıya kalacağına alamet eder. Rüyada yeşil küpe takmak yaptığı işlerle çok büyük bir şöhrete karışacağına ve uzun zamandır muzdarip olunan bir rahatsızlığın geçeceğine, daha aydınlık, güneşli ve güzel günler yaşayacağına yorulmaktadır. Rüyada yeşil taşlı küpe bulmak kötü kimselerin ağına düşeceğine, ters giden durumların düzeltileceğine delalettir. Rüyada yeşil boncuklu küpe görmek borçlarından dolayısıyla da çektiği tüm çileden kurtulacağına, büyük bir zenginlik kazanılacağına işarettir. Rüyada yeşil mavi küpe görmek rahatlığa erileceğine, sorunların çözüme kavuşacağına, iş hayatındaki çalışmalarının yarıda kalacağına işaret etmektedir. Rüyada yeşil taşlı altın küpe görmek sıkıntılarının ve sorunlarının kısa zaman içinde biteceğine ve bu sayede etrafındaki insanlardan çok büyük takdir toplayacağına, zor bir dönem geçirileceğine işaret etmektedir. Rüyada yeşil renkli küpe görmek kendi işini açacağına, hayal kırıklığı yaşayacağına, umutlarını yitireceğine tabir olunur. Rüyada yeşil küpe görmek diyanet rakiplerini hezimete uğratacağına ve çok sağlam bir makam geleceğine, kendisini zor geçecek bir proje uygulama sürecinin ardından yorgun hissedeceğine işaret etmektedir. Bu web sitesi, size en iyi deneyimi sunabilmek için çerezler kullanır. Daha fazla bilgi için Gizlilik Politikası
Rüyada küpe takmak, şans ve uğur olarak kabul edilir. İyiliğe ve hayra tabir edilirken bolluğa, berekete ve işlerdeki verime yorulur. Keyifli, huzurlu ve sağlıklı bir hayat yaşamaya işaret eder. Rüyayı gören kişinin dinde ve ahlakta güzel ve olgun kimse olacağına, oturaklı, ağır başlı, iyi huylu olması sayesinde herkes tarafından sevileceğine ve saygı göreceğine rivayet edilir. Rüyada küpe takmak kişinin kariyerinde yaşayacağı olumlu gelişmelere ve maddi gelirinin artacağına delalet eder. Bazen de rüyada küpe takmak yeni iş olanakları anlamına gelir. Rüyada başka birinin ona küpe taktığını gören kimse, kişinin dindar biri olduğuna, huzura ve mutluluğa işaret eder. Hamile bir kadının rüyasında birine küpe taktığını gören kişinin erkek çocuk sahip olacağına delalet eder. Rüyada erkek bir çocuğun kulağında küpe görmek değerli ve pahalı bir eşyaya, bekar bir kızın kulağında küpe görmek ise yakın zamanda evliliğe işaret eder. Benzer Tabirler Rüya Hakkında
küpe rüyaları, tas rüyaları, taş rüyaları 57 Görüntüleme Rüyada parlak taşlı küpe görmek çok kötü bir duruma düşmekten ve büyük bir sıkıntı yaşamaktan kurtulacağına, ele geçen her fırsatta daha iyi şeyler yapmak için çaba gösterileceğine, sonradan da çok üzüleceğine ve pişman olacağına, zor zamanların kolay bir şekilde atlatılacağına, kişinin parasını çarçur etmesi yüzünden de günden güne borçlu bir hayat süreceğine, sorunlarından ve sıkıntılarından yakın zamanda kurtulacağına alamettir. Rüyada parlak taşlı küpe gördüyseniz İşiniz veya kariyerinizle ilgili bir adımınız belli bir hedefte ya da yönde plan dışı ilerleme anlamına gelebilir. Duygusal sorunların sizi engellemesine izin vermeyin. Rüya tabir edenlere göre rüyada parlak taşlı küpe takmak aile bireylerinden birinin sorununu çözeceğine, sıkıntılardan kurtulup huzur bulmaya, doğruyu ve doğru olan insanları terk edeceğine, aile saadetinin artacağına, işlerinin yakın bir zaman içinde sıkıntı çekmesine sebep olacağına, çok zor dönemleri rahat bir şekilde yöneteceğine alamet eder.
Yeşil takı olan zümrüt birkaç şekilde yorumlanır. Rüyada yeşil zümrüt görmek alın terinizle kazandığınız para olarak yorumlanır. Bir ziynet eşyasına takılıysa, yuva kurmak demektir. Rüyada zümrüt helal mala, iyilik ve başarı kazanmaya işarettir. Kirmani'ye göre, rüyada zümrüt din, mezhep ve güzellik ile yorumlanır. 1- Rüyada Zümrüt Görmenin Anlamı ve Yorumu Bir ziynet eşyasına takılıysa, evlilik anlamına gelir. Rüyada zümrüt görmek, mala, evlada, ihvan kardeşe ve rızka delalettir. Kişinin rüyada zümrüt görmesi, şehadete, cennet köşklerine girmeyi gerektiren güzel amel ve hareketlerde bulunmaktır. Rüyada zümrüt alın terinizle kazandığınız paraya yorumlanır. Zümrüt kolye bekâr kadın için kocaya, erkek için kadına, zümrüt kolye takmak mülke, çocuğa kavuşmaya ve emanete alamettir. Zümrüt Kolye yahut gerdanlık görmek kadın için sevinç ve bezeğe, erkek için eşinden göreceği sevgiye alamettir. Hamile kadın için zümrüt kolye erkek çocuğuna delalet eder. 3- Rüyada Zümrüt Küpe Görmek Rüyanda hanımının kulağında zümrüt taşlı küpe görmek, ticarete delalet eder. Rüyasında kulaklarında zümrüt yahut incili küpe gören kimse, dünya bezeklerinden güzellik ve mala ve güzel bir sesle Kur'an okumaya delalet eder. Kulağında birçok zümrüt küpe görmek şeref ve itibarla birlikte ilme tabir edilir. 4- Zümrüt Bileklik yahut Bilezik Takmak Rüyada zümrüt bileklik, bilezik taktığını gören kadın, çocuk sahibi olur. Zümrüt bilezik takan kadının eşi ona sadık olur. Rüyasında güzel, süslü bilezik takan kadının çok güzel çocuğu olur. İri taneli ve sağlam zümrüt bileziğine sahip olduğunu gören, dinine bağlı olur. Helal maldan faydalanır. 5- Rüyada Zümrüt Taşlı Yüzük Görmek Zümrüt taşlı yüzük, bekârlar için herkesçe beğenilen, ünlü ve zengin birisiyle evliliktir. Evliler için çoluk, çocukla gelecek kısmettir. Zümrüt yüzük takmak erkek için mülk ve saltanata, kadınlar içinse süs ve güzelliğe, sevgi ve itibara yorumlanır. Zümrüt, beklenilmeyen yerden gelen paradır. 6- Zümrüt Bulmak Şehadet mertebesine ve bu makamı hak ettirecek amelleri işlemeye, Zümrüt'e rast gelmek yüce kardeşlere, ahlaklı evlada, faydalı ilim yahut helal mala delalettir. Rüyada zümrütte rastlamak yahut sahip olmak, değerli kardeşlere, ahlâkı güzel evlada, faydalı ilme, temiz ve helâl mala delâlet eder. 7- Rüyasında Zümrüt Kırılması, Çatlaması, Keybetmek Rüyasında zümrütün çatladığını görmek, aşık olduğu kimseye gücenecek demektir. Bu rüya, çıkarılan dedikodular yüzünden eşlerin ya da sevgililerin birbirinden ayrılıp, mutsuz olacakları biçiminde yorumlanır. Aldığı zümrütün çatladığını gören, sevgilisiyle darılacaktır. Dağılması, ayrılıktır. 8- Zümrüt Hediye Almak Birinin kendisine bir zümrüt taşı hediye verdiğini gören o kişi yüzünden para kazanır. 9- Zümrüt Taşı Vermek Rüyada zümrüt görmek evlat, arkadaş ve mal ile tabir olunur. Rüyasında birine bir zümrüt taşı verdiğini gören, o kişiye nasihatte bulunur. 10- Rüyada Zümrütten Mücevher Takmak Zümrüt takan kadın eşine daima güvenecektir. Eşi tarafından sevilecek ve aldatılmayacaktır. Bir ziynet eşyasına takılıysa, yuva kurmak demektir. Rüyada mücevher taktığını gören kadın, çocuk sahibi olur. Zümrüt takan kadının eşi ona sadık olacak demektir. 11- İslami Tabirlerde Rüyada Zümrüt Görmek Cabir-ül Mağribi ye göre, Zümrüt, hizmetçi ve bir rivayete göre, iyi söz ile yorumlanır. Ebu Said El Vaiz'e göre, , terbiyeli ve iyi huylu, cesur ve kahraman bir sadik dost ile tabir olunur. Bir başka rivayete göre de Zümrüt, şehadete. Cennet köşklerine girmeyi gerektiren amel ve hallerde bulunmaya işarettir. Ebu Saidü'1-Vaaz demiştir ki Rüyada zümrüt görmek, terbiyeli ve ahlâkı güzel şecaatle bir kimseye işarettir. Kirmanı demiştir ki İri taneli ve ayıpsız zümrüt taşına malik olmak, takvaya, din ve salâha, helâl mal ve rızka delâlet eder.
Halvetiyiz biz erenler Nişansızlık nişanımız Soyumuz İbrâhim soyu Muhammed pirimiz bizim Ey aşıklar ey garipler Bu diyar hangi diyar Kerbeladir gam yüklüdür Kan gölüdür bu diyar Cemal yolu bulunur Allahı zikretmekle Resulullah bilinir Daim tevhit etmekle Aşık olan söz eylemez Aslına yalan söylemez Söz veripte geri dönmez Muhammede bak ibret al Söyledin özünde ara kendini Özünde gizlidir senin Muhammed Sözünde anlattın bize tevhidi Özünde gizlidir senin Muhammed Açılınca güller dalda Bülbüller ötüyor onda Hasan Hüseyinim gonca Kokulmuyor Muhammedsiz Cemalini seyredince Resulullah kim bilince Ehlibeyit söylenince Yanıyorum cemaline Güzel aşık cevrimizi Çekemezsin demedim mi Bu bir rıza lokmasıdır Yiyemezsin demedim mi Gel aşıklar gel arifler Gel Muhammedi bulalım Ey dost yolunda sadıklar Gel Muhammedi bulalım Previous Next Rüyada Kırmızı Taşlı Küpe Takmak Rüyada kırmızı taşlı küpe takmak rakiplerin başarı kazanacağına, kişinin ağız tadının ve rahatının yerine geleceğine, üzüntü veren olayların düzeltileceğine, makamının yükseleceğine, sorunlarının çözümü için canla başla çalışacağına, sevdiği kişilerle çok mutlu olacağına, ancak bu yollardan sadece bir tanesinin işe yarayacağına, tabir edilir. Ayrıca rüyada kırmızı taşlı küpe takmak sıkıntı yaratan bir durumla karşı karşıya kalınacağına, rahatsızlık yaşanan bir dönemin alınacak destek sayesinde sona erdirileceğine, çaresiz ve üzgün hallere düşeceğine, sıkıntılarından, imza ve söz yetkisi edineceğine, ortaya çıkan sorunlarının en kısa zaman içinde çözüleceğine, yorumlanır. başarıya giden yollarına engeller çıkacağına ve tüm planlarının alt üst olması nedeniyle mesleğinde gözden düşeceğine tabir edilir. aile bireyleri arasında çok büyük tartışmalar yaşanacağına delalet eder. kendisine karşı kurulan kumpaslardan hiçbir zarar görmeden kurtulacağına alamet eder. gerçekleştirmek istediği şeyi gerçekleştireceğine yorulur. Dini olarak Rüyada kırmızı taşlı küpe takmak tabiri Dini olarak rüyada kırmızı taşlı küpe takmak kendisine çok büyük bir zenginlik bahşedecek bir aileye mensup birisiyle hayatını birleştireceğine, hanesinde bolluk ve bereket yaşanacağına, güzel günler görüleceğine, elindekileri de alıp götüreceğine, huzurunun ve ağız tadının kaçacağına, deyim yerindeyse kendini tüy gibi hafif hissedeceğine, çok hayırlı şeylere imza atacağına, maddi gücünün yerine geleceğine, yol göstereceğine, daha güzel ve daha iyi yaşayacağına, delalet eder. Psikolojik olarak Rüyada kırmızı taşlı küpe takmak yorumu Psikolojik olarak rüyada kırmızı taşlı küpe takmak isteklerini yerine getireceğine, yardım isteyen kişilere yardım edileceğine ve hayır duaları alınacağına, sıkıntılardan kurtulmaya, sonra ben korkup indim, zor zamanların çok eskide kalacağına, faydalı şeyler yapacağına, bir sebeple ailesi ile arasının açılıp, uzun yıllardan beri gerçekleştirmeyi düşündüğü hayallerine kavuşacağına, işaret Kırmızı görmekRüyada kırmızı görmek yakında romantik bir aşk yaşayacaksınız demektir. Bazı tartışmalar yaşayacağınız anlamına da gelir. Rüyada kırmızı görmek yakında romantik bir aşk yaşayacaksınız demektir. Bazı tartışmalar yaşayacağınız anlamına da gelir. Kırmızı elbise giymek, yakında romantik bir aşk yaşayacaksınız demektir. Bu rüya, birtakım tartışmalar yaşayacağınız anlamına da gelir. İstenilen şeyin çok çabuk, tez gerçekleşeceğine kirmizi renk görmek aska ve sevdaya delalet eder. Yani en kisa sürede bununla ilgili bir iliskimiz romantik bir aşk yaşayacaksınız. Bu rüya birtakım tartışmalar yaşayacağınız anlamına da romantik bir aşk yaşayacaksınız. Bu rüya birtakım tartışmalar yaşayacağınız anlamına da KONULARDA RÜYA TABİRLERİ ESERLERİMİZ SON EKLENENLER GÜNÜN AYETİ Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah’tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.BAKARA- 153 ÖZLÜ SÖZLER Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir. Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun? Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır. Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. Hz. Ali Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur. Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir. En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır. Alem-i Berzah insanın kendisidir. Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır. Mutaşabih ayetler ledünidir. Ölüm ve cehennem korkusu Hak'ka dost olmayanlar içindir. Şartlanmalardan ve önyargılardan arınmadan kimse masum olamaz. Uzlaşmak için bahane arayan düşman zıtlaşmak için bahane arayan dosttan daha iyidir. Baki hakikatler fani merkezli inşa edilemez. Her zorluğun çözümü sevgidir. Allah var gayrı yok sevgi var dert yok. Allah de ötesini bırak. Sorunları erteleyen ve örten değil çözüm üretip sorunları çözen olmalıyız. Kişinin irfanı kemalatı nispetinde şeytanı da nefsinin şiddetinde olur. Kötü huylardan kurtulmanın en keskin yolu ilahi aşka yanmaktır. Mücevherden sarraf olan anlar, başkası bilemez. Ne fark eder kör için elmas da bir, cam da bir. Eğer sana bakan kör ise sakın sen kendini cam sanma.Mevlana Kendini oldum ve doğru zannedenler kendileri gibi düşünmeyenlerden rahatsız olurlar. Eflatun'a dediler ki "Ne kadar çok çalışıyorsun". O da dedi ki "hayır ben sevdiğim işi yapıyorum" Allah kuluna sevdirdiği her işi kuluna kolaylaştırır. Kurtuluş hidayete tabi olanlar içindir. Selam olsun hidayete tabi olanlara. Tevhid-i Ef-al meratibi ihvanın kendi gerçeğine seyir haritasıdır. Kişi ilk önce kendisinin arifi olacak ki Rabbinin arifi olabilsin. İnanmak başka şey, teslim ve tabii olmak başka şeydir. Kalıcı dostluklar edinin. İhvan gibi yaşa, gerisine karışma. Mutlu insan başkalarının mutluluğu için yaşayandır. İslam dini istişare esaslıdır. Allah için affet, Allah için paylaş. İhvanlığını işine göre değil, işini ihvanlığına göre ayarlayacaksın. Kul, iradesini Allah’a teslim edendir. Hakk'ı hatırladığımız unuttuğumuzdan fazla olsun. "Olacağım" diyene engel yok, "olmayacağım" diyene bahane çok. Ben merkezli değil, biz merkezli olun. Dervişçe yaşamak, tevhitçe yaşamaktır. Yaptığınızı azimle yapın, hırs ile yapmayın. Kullukta devamlılık esastır. Önce emin insan olmalıyız. Derviş, halinden belli olmalıdır. Beşeriyet kemalâtın hammaddesidir. Mükemmeliyet istikamette daim olmaktır. İnsanın cismi arza, ruhaniyeti semaya mensuptur. Yaradılış farziyetimiz hakkı bilmektir. Hakk'ı tanımanın ön şartı Resulûllah’ı tanımaktır. İnsanın sırrında Allah’ın sonsuzluğu vardır. Kulluğa bahane yok değer üreteceksiniz. Şikayet, Mevla’ya hürmetsizliktir. Kulluk adına yapmadıklarımıza hiçbir bahane geçerli olmayacak. Bu âleme kavga için gelmedik. Telkin öncelikle bizim nefsimize olmalıdır. İnsan, Allah’ın sırrı Allah da insanın sırrıdır. Varlığımızın sebebi zuhuru, Cenab-ı Resulûllah’tır. Kullukta teslimiyet “Rağmen” olmalıdır. Kazası olmayan tek şey hayatımızdır. Sevgi dışındaki bütün hallerde zorluk vardır. Nefsinde mevsimi hazan olanın, gönül mevsimi bahar, Ahireti bayram olur. Hayat yaşamak, yaşamaksa sevmektir. En güzel keramet istikamet üzere olmaktır. Kişinin Rabbini tanıması için kendini tanıması lazım. Hakk’ı ancak Mirat-ı Muhammet’ten görebiliriz. İnsanı Hakk’ta sonsuzlaştıran ve yaşatan, sevgidir. Sevgi bütün yaratılanların varoluş mayasıdır. Sevgisiz olan her mekân ve mahâl mundardır. Sevgi Allah için yanmak ve olmaktır. Allah’ın ve Resulullah’ın sevgisi ile yanmayan gönül hamdır, ahlâttır. Hakikat ehlinin sermayesi aşk-ı sübhandır. Talepte kararlılık, kararlılıkta da sabır esastır. Sabır, sadrın genişliği kadardır. Sadır genişliği ise; kabulümüz, sevgimiz kadardır. Kamil insan demek;Bütün duygularda,düşüncede ruhta olgunlaşmış insan demektir., Dervişân, Mürşidinin eşiğinde sadık olduğu sürece, farkında olsa da olmasa da tekamül halindedir. Kim ki Allah’ı ciddiye almaz ise; Allah o kimseyi ciddiye almaz. Hakkı görmeyen gözler amadır. Gayret olmadan kişinin ulaşacağı hiçbir âliyet olamaz. Kendi gerçeğimize yol bulmak için arz üzerinde var olan bütün mevcudiyetten istifade edeceğiz. Bu fırsat âleminin bir tekrarı daha yoktur. Hiçbir oluşum kendi halinde, kendi başına müstakil değildir. İhvan isek bir iddianın sahibiyiz demektir. İhvanın kemâlâtı, olgunluğu, karşılaşmış olduğu olumsuz tecellilere verdiği tepkilerle ölçülür. Kişi muhatabı ve müdahili olmadığı hiçbir meselenin şahidi olamaz. Herkes kazanımlarını kayıplarını tespit etsin ki şuurlu bir hayat yaşayabilsin. Birebir uyarılar insanı daha çok uyandırır. Bütün canlılara dostça yakın olmalıyız. Tekâmül için her anı yeniden yaşamak , her anın yeniden talibi olmak zorundayız. Gayret etmeyen kişiden Kâmil insan olmaz. Ehl-i talip bu Kâinatın özelidir, özetidir. Kul, hizmeti kadardır. Kul, sevgisi kadardır, Kul hoş görebildiği kadardır. Kul feragat edebildiği kadardır. Kul paylaşabildiği kadardır. Ehl-i ihvan’ın sevgisi Rabbi’nin sevgisi, meşguliyeti Rabbi’nin meşguliyeti olmalıdır. Her an Rabbi ile meşgul olanın, muhatabı Rabbi olur. Güzel bakmalı, güzel konuşmalı, güzel dinlemeliyiz. Hayırları geciktirdiğimiz zaman şerre dönüşür. Şerleri geciktirdiğimiz zaman hayra dönüşür. İhvanın irşad olmasının ön şartı teslimiyattır. İlmen yâkinlik; bilmek ve kabul etmektir. İhvan telkin edileni yaşadıktan sonra Hakkel yâkina ulaşır. Kul, Rabbini ne kadar ciddiye alırsa, Rabbi’de onu o kadar ciddiye alır. Rahman’ın sevgilisi olmak gönlü cenab-ı Resulullah’a yönetmek ve tabi olmakla orantılıdır. İhvan, kendi özünde kâmil duruşa ulaşırsa, onda bir değil de nice esmanın açılımı, nice sıfatın inkişaf ve izhariyeti yaşanacaktır. Dünkü gibi konuşan, dünkü gibi anlayan, dünkü gibi yaşayanın anı ve akibeti hüsrandır. Ehli gönül olan, ,Resulullah’a ve Ehli Beyt’egönül veren Ehl-i İhvan’ın seyr-i sülüğü nefis merkezli akıl ile değil gönül merkezli akıl iledir. İhvan, hayırda ve şerde damlayı derya mesafesinde görecek kadar Rabbini önemseyen olmalıdır. Hakka vuslat, ancak aşk- sübhân ile olur. Aşığın, sevgisinin sancısıyla uykularının kaçması lazım ki, orada aşktan söz edilebilsin. Hayatla zıtlaşan değil hayatla uzlaşan olmalıyız. Eğer kişi yarışacaksa hayırda yarışsın selâmda, yarışsın, paylaşmada hoş görüde affetmede yarışsın. Kişi tercihinin neticesini yaşar. İnsan, sevebildiği kadar, değer üretebildiği kadar insandır. İhvan, arif olmalı ve gönlünü bütün olumsuzluklardan arındırmalıdır. Herkes yaptıklarının neticesini yaşayacak. Biz kulluğumuzu her gün yeniden yenilemeliyiz. Üstünlük ancak takva ile sevgi iledir. Allah hiçbir zaman abes ile iştigal etmez. Her işte bizim için hikmet ve hayır vardır. Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır. Herkesin şeytanı, Cebrail’i, Mikail’i, İsrafil’i ve Azrail’i kendisiyle beraberdir. Ehl-i ihvan demek arif olan, Hakk'a eren demektir. Sevginin tezahürü ibadettir. Eğer inanıyor, iman ediyor, seviyorsanız, yap denileni yapacak ve aksatmayacaksınız. Sevenin ne gecesi ne gündüzü ne yorgunluğu ne bahanesi ne de mazereti olur. Karşılaştığımız zorlukların tamamı tekâmül için ikrarımızı ispat içindir. Bu âlem teşbih, tespit, tenzih, takdis ve şahadet âlemidir. İnsanın Hak katında kadri, kıymeti sevgisi kadardır. İnsan, yaşadığı zorluklar aşabildiği engeller kadar insandır. Hiç zorluk, acı çekmeden, uğraş ve çaba sarf etmeden kimsenin başarıya ulaştığı görülmemiştir. Hepimiz Allah’ın Resulûllah’ın ve Ehlibeyt’in aşkından muhabbetinden istifade edip Hakk’ta bakileşebilecek yetilere sahibiz. İnsan, asliyeti kendisine unutturulmuş varlıktır. Müsemmâ ehli olan için, isimler değişşe de asliyet değişmez. Hiçbir güzelliği kendimize mal etmeden, bütün güzellikleri Rabbimizden bilmeliyiz. Herkesin imtihanı iddiası kadar olur. Yani iddiası büyük olanın, imtihanı da büyük olur. Kâinat, insan için, insana hizmet için halk edilmiştir. Hayatın tamamı, kulluğun ve dostluğun talimidir. Kişi bilgisinde değil yaşantısında kâmil insan olur. Bizim yaşadıklarımız; tercihlerimizin, taleplerimizin ve dualarımızın neticesidir. Mezheplerin farklı olması, dünya iklimlerinin, ırkların ve kültürlerin farklı olmasındandır. İrfan mekteplerinin temelde aynı, detaylarda farklı farklı olması insanların, meşreplerinin farklı farklı olmasındandır. Kimi takva ile kimi zikrullah ile, kimi hizmet ile, kimi de ibadet ile Hak rızasına ulaşmak ve kâmil insan olmak arzusundadır. Din adına zıtlaşmalar, taraflaşmalar ve tefrikalar çıkarmak Rahman’ın ve Kuran’ın reddettiği duruşlardır. Elin eksiğiyle uğraşan, kendi eksiğini hiçbir zaman göremez. Biz bu âleme eksik tespit zabıtalığına gönderilmedik. Âşık; mâşûkunu hususiyetle geceleyin, en çok yalnızlık halindeyken düşünür. Geceleri ve seher vakti çok özeldir. Dostluğun ilk şartı sevmektir. Fakat çıkarsız beklentisiz sevmektir. Dost olmak, dostun her türlü yüküne katlanmaktır. Bizim için yaşamak bir gündür, o da bugündür. Kulluk adına yapmamız gereken ne varsa sabırla ve ihlâsla yapmalıyız. Hak katında gıdalanmanın birinci esası, âdab-ı Muhammediye ve hakıkati Mahmudiye ile kıyam durmaktır. Biz eyvallah tacını, sensin’ tacını başımızdan, hiçlik hırkasını da eğnimizden hiçbir zaman çıkartmayacağız. Bir damlanın hiçliğe ulaşması, onun deryaya düşmesiyle olur. Bize ulaşan her tecellinin, Mevlâ'dan olduğunun bilincinde olalım ve rıza gösterelim. Sakın tecellilerden kahreden, kederlenen olmayalım. Tecellilerden şikayetçi olmak, kulun Rabbine olan saygısızlığıdır. İhvan, hangi tecelli içinde olursa olsun, mutlaka güzel düşünmeli ve güzel değerlendirmelidir. Edep ve âdap dışında nefes almayalım. Biz, Cenâb-ı Resûlullah’ın vitrini olmalıyız. Bütün nimetler ve âliyetler, gayret ve hizmet iledir. Biz hangi hali yaşıyorsak bizim için hayırdır ve hikmetlidir. Hikmete tabi olanlar hikmet ehli olurlar. "Senin için Ya Rabbi" zevkiyle hayatı yaşayalım. Huzur, ancak tevhid ile aşk ile sevgi ile Allah’a ve Resûlun’e yönelmek iledir. Güzel ahlâk ve sevgi insanlığın omurgasıdır. Her gününü son gün, her namazını son namaz, her muhabbetini son muhabbet gibi kabul eden kişinin yaşantısı Ehl-i ihvanca olur. Büyük laf etmemeye sahibi olalım. Ehl-i Beyt olmak, hem nesebi hem de mezhebidir. Ehl-i Beyt, Kur’an’ın ete kemiğe bürünmüş halidir. Yaptığımız her şey kulluğumuzu ispat edercesine olmalıdır. Halkı memnun etmek için Hakk'ı incitmeyelim. Kemalat, hissedilen ilk nefesten son nefese kadar sadece Allah ve Resûl’u için say ve gayret etmektir. Tevhid-i Ef-al hakikatin zübdesi, tevhidin nüvesidir. Kullukta edebi olmayanın Hak’ta izzet bulması mümkün olamaz. Hikmetleri seyretmenin tek şartı, tecellilere karşı sabırlı olmaktır. Kişi yaşamış olduğu imtihanları aşabildiği kadar tekâmül etmiş olur. Aslında bize zor gelen tecelliler, bizim için ikramdır. Kulluğun esasında yap denileni yapıp sonucuna da razı olmak vardır. Bütün kâinat, kişinin kendi hakikatine misaldir. Öncelediğimiz Allah ve Resûl’u olmalı. Ertelediğimiz ise nefsimizin arzu ve istekleri olmalıdır.. Dervişi tekâmül ettirecek olan iştiyakı, kendine olan telkini, ve gayretindeki kararlılığıdır. Her günü yaşamak, her günü diğer günden farklı bir alana taşımak için biz bugünün talebesiyiz. Hatasını kabul edip hatasından dönen kul hayırlı kuldur. Hedefi olmayanın istikameti de olmaz. İhvan ne dünle ne de yarınla zaman kaybedecek sadece anını ve gününü değerlendirecek. İhvanlık, halde örnek olmaktır. Aile yaşantımızla, tecellilere olan tepkilerimizle, kişilerle olan ünsiyetimizle, her halimizle hele hele de ibadete olan düşkünlüğümüzle fark edilmeliyiz. Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, Hak katında şerefli olamaz. İbadet etmenin hoşnutluğunu yaşarken bu hoşnutluğu, ibadet etmeyenlere karşı bir üstünlük saymadan fail Allah'tır zevkiyle yaşamalıyız. Kıyas, şeytani sıfatlardandır. Karşımızda gördüğümüz eksikliği önce kendimizde tetkik etmeliyiz. Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrine mürşitsiz yol bulamaz. Baki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak Hak’ta ölüp Hak’ta dirilmektir. Hayata ders veren değil de hayattan ders alan talip olmalıyız. Anlayan ve öğrenen olmalıyız. Anladığını genişleten, hayatına uyarlayan olmalıyız. Tasavvuf önce şeriat-ı Muhammediye ile hakikat-ı Mahmûdiye ile hikmetler talim edilir. Bir meselenin görevlisi olmak ayrı şeydir, gönüllüsü olmak ayrı şeydir. Ehl-i ihvanla konuşularak halledilmeyecek hiçbir mesele olmamalıdır. Hak dostları bir araya geldikleri zaman bakışmaları bile muhabbettir. İhvanlığın dört ana esası vardır; ihlas, şecaat, cesaret ve cömertliktir. Hayatın tamamında, her adımda, her bir nefeste; bir tuzak, bir imtihan vardır. Gönül, Rahman ile coşarsa; kişi karşılaştığı her türlü tecelliye sabır ve tefekkür ile mukavemet gösterir. İhvan, ne Dünya ne de ahiret beklentisi olmaksızın kulluğunu fi-sebilillah yaşamalıdır. Kur’ân'ı öğrenmeye, okumaya, okutmaya, anlamaya ve yaşamaya çalışalım. İslam, yap denileni yapmak; yapma denilenden uzak durmaktır. Kulluğunu yarına erteleyenin Allah sevgisi yeterli değildir. Tekâmül etmek için sürekli gayret halinde olmalıyız. İnsana olan sevgisizlik Allah’a olan sevgisizliktir. Allah’a vuslat ancak Aşk-ı sübhan ile olur. Hak’ta bâki olabilmek için kayıtsız şartsız teslim olmalıyız. Dilimizde zikrullah ile gönlümüzde her daim muhabbetullah ile inşa olmaya çalışmalıyız. Şeriatın ihlâl olduğu yerde hakikat olmaz. Her türlü tecelliden istifade edecek kadar arif,hiçbir zorluktan yılmayacak kadar da dirayetli olalım. Arif olan baktığı her zerreden, karşılaştığı her tecelliden kendisine istikamet arar. Ehl-i ihvan hatasında ve günahında ısrar etmeyen ve tövbesinde aceleci davranandır. Âşık maşukundan gelen cefalardan haz duymazsa gerçek aşık olamaz. Kendisindeki gayrilikten arınan insan için dışarıda ve içeride gayri olan hiçbir şey kalmaz. Kişinin samimiyeti, sadakati ve sevgisi ona istikamet verir. Bizden istenilen öncelikle safiyet, samimiyet ve sadakattir. Ehl-i ihvan öyle bir kristalize olacak, safiyet kazanacak, kendi benliğinden öyle bir sıyrılıp latifleşecek, şeffaflaşacak, kendine ait bir renk zan düşünce ve duygu kalmayacak ki Allah’ın boyasıyla boyansın yani Resûlullah’ın haliyle hallenmiş olsun. Gayret, kulluğun esasıdır. Biz bildiklerimizle amel edelim. Bilmediklerimiz, bize bildirilecektir. Her Ehl-i ihvan bulunduğu cemiyette fark edilmelidir. Bizim sabrımıza, bize kötülük yapanların şahitlik etmesi lazım. Asli maksadımız, nefsimizi ve Rabbimizi tanımaktır. Gayret etmeyen kişiden kâmil insan olmaz. İhvan, kendi hakikatine seyri sülük ederken hem dünyasını hem de ukbâsını saadete erdirmiş olur. Muhabbetimiz Resûlullah’ın ve Ehl-i Beyt’in muhabbeti, davamız Hak davası olsun. Eğer insan Rahman’ın aynası olacaksa yansıtıcılığının çok net,arı ve duru olması lazımdır. Eğer bir olumsuzlukla, zorlukla karşılaşıyorsak, bu bizim olumsuzluluğumuzdandır. Arz ve semada her ne olursa insan ile ilişkilidir. Sözümüzün ilk müşterisi kendi kulağımız olmalıdır. İslâm şahitlik ile başlar, şuhut ile yaşanır. Ve yine şahitlik ile kemal bulur. Hangi başarı vardır ki uğraşsız gayretsiz ve gönülsüz zuhura gelsin. Aşığın ölümü Hakk’ta vuslat, sonsuzluğa uyanmak ve sonsuzluğu yaşamak olur. Artık etrafımızla ve kendimizle olan kavgamızı bitirip, sevgiyle nefes almanın gayretinde olmalıyız. Kişinin kararlılığı tecellilere gösterdiği mukavemeti kadardır. Aşık hep maşukundan söz etsinler, hep ondan konuşsunlar ister; zaten gayrı şeyler aşığı rahatsız eder. Kişi mutmain olmadıkça kulluğunda, dostluğunda hep hüsrandadır. Cemal aşıkları için gayri olan her şey haramdır. Zikrin esası namazdır, muhabbetullahdır. İhvan, hayatın tamamında Rahman’ın iradesi altında yaşamaya dikkat ve özen göstermelidir. Her şeye rağmen seveceğiz Her şeye rağmen hizmette gayretli olacağız Kulluk, içinde Rabbi'nden başkasını bulundurmayan, gayrilerden boşalmış hiçlik makamıdır. Hayatın ve kulluğun emanetçisi olduğumuzu, bu emaneti taşımamız ve ehline teslim etmemiz gerektiğini hatırdan çıkartmamalıyız. Hayatı hep Hakkça yaşamanın gayretinde olmalıyız. Hayat, bizi kullukta belirli bir kıvama taşımak içindir. Kendine gafil olan, Allah’a arif olamaz. Her varlık Hakk'tandır ve Hak ile kaimdir. Bütün masivalardan arınmak, “ölmezden önce ölmek” Hak’ta ebed olmak; olağanüstü bir azim ve gayret ister. Kişinin kararlılığı, cesareti, azmi ve sevgisi bir arada tekmil olursa; kişinin önünde aşamayacağı engel ve mâni olmaz. Talibin âli ve en yüce değerlere ulaşabilmesi, Allah ve Resûlu’ne olan muhabbeti, sevgisi ile orantılıdır. Hedefimiz ve gayemiz, bugün tevhid noktasında Allah’ı Resulullah’ı ve Ehl-i Beyt’i dünden daha farklı idrak etmek ve yaşamaktır. Tevhid adına bize yapılan teklifatın tamamını yaşamak, bizi kendimize döndürmek ve kendi hakikatimizle tanıştırmak içindir. Tevhid meratiplerindeki yaşam talimlerinin tamamı, bizi kendi ruh derinliğimizdeki iç potansiyelimizden istifade ettirmek adınadır. İhvanın bilip, yapmak isteyip de yapamamasının sebebi kendisinde yetersiz olan kararlılığı, gayreti ve talebidir. Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, mükerrem ve münevver olamaz. Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrinde mürşitsiz yol kat edemez. Kulluk adına yaşanılacak ne kadar âli değerler varsa, bunların tamamı ancak mürşid-i kâmilin nezaretinde ve refakatinde yaşanılabilir. Bâki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak, Hakk’ta ölüp Hakk’ta dirilmektir. Yaşadığımız ne tür olumsuzluk olursa olsun, bizim hedefimize olan iştiyâkımızı arttırmalıdır. Her türlü olumluluk ve olumsuzluktan istifade eden olalım. Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır. İhvan, kendisini yargılayan, kendisini öz eleştiriye açık tutan ve kendini kemâle taşıyan olmalıdır. İhvan, ancak telkin edilen hikmetli sözleri, hadisleri ve ayetleri yaşantısına uyarlayarak gayretinde istikamet bulabilir. Kim hidayeti dilerse hidayete ulaşacak; kim hidayete ulaşmak istemezse Rahmân da ona hidayet etmeyecek. İnancı olmayanın istikameti olmaz. İnsan-ı asli Allah’ın aynasıdır. Nurun olduğu yerde zulüm, dinin olduğu yerde kin, sevginin olduğu yerde nefret olmaz. Ehl-i ihvan demek arif olan gerçeklere eren demektir. Herkes tercihinden yönelişinden meyil ve rızasından sorumludur. Nimete ulaşmak için mutlaka hizmete talip olmalıyız. İhvan düşünmekle, keşfetmekle ve gayret ile kemâlat bulur. “Rabbim” diyen için zaten zorluk yoktur. Hedefi olmayanın istikameti de olmaz. İslam, aslen teslim olmak ve selamet bulmaktır. NAMAZ VAKİTLERİ
rüyada yeşil taşlı küpe takmak